MODEL

459cea8c-b47f-49b4-81ff-2faf12a79b5eBirbirinden sempatik beş kafadar Can, Aşkın, Fatma, Okan ve Serkan. İzmir’deki okullarını, ailelerini, arkadaşlarını kısacası her şeylerini bırakarak müzik yapmak için İstanbul’un yolunu tutuyorlar. Ve bu beş kişi aynı evde 7/24 müzik ile uğraşıyor.

Roxy Müzik Günleri’ne, Nokia Super Sound’a ve Sony Ericsson Unistar’a katıldınız. Bir çıkış arayışı mıydı yoksa yarışmalara katılmayı seviyor musunuz?

Okan: Aslında çok bilinçli bir amacımız yoktu. Her genç müzisyen yapar bunu. Bir şey yapıyorsun ve birisine göstermek istiyorsun bu yaptıklarını.

Aşkın: O dönem biz katıldığımız yarışmaları buraya gelmek için bir adım olarak görmedik, tamamen ego tatmini.

Parçalarınızı nasıl yapılandırıyorsunuz?
Can:
Besteleri ve sözleri ben yazıyorum, benim oluşturduğum bir şey oluyor genelde. Ardından oturup “hadi kayıt yapalım” diyoruz. Önce Serkan’la akorlara bakıyoruz, düzenlemeye bakıyoruz ardından da Okan’la kabataslak kayıt yapıyoruz. Bunların hepsini evde yapıyoruz. En sonunda da Fatma ve Aşkın’la da bir araya gelip vokalleri, davulları hallediyoruz.

Okan: Bu albümdeki şarkılar İzmir Alsancak’ta stüdyomuzda yapılıyordu.

Can: Evet yarışmalardan kazandığımız para ile kiralamıştık stüdyoyu.

Fatma: Burada değişen tek şey evin salonunda yapıyor olmamız 🙂

Aynı evde yaşamanın ilerde problem yaratabileceğini düşünüyor musunuz?
Fatma:
Öyle bir kimya söz konusu ki, özellikle bir bayan olarak bunu anlatmak istiyorum. Mesela temizlik yapmak gerekiyor bir bakıyorum birinin elinde elektrik süpürgesi birinin elinde vileda. Yemek gerekiyor bir bakıyorum Serkan, Okan, Aşkın herkes yapıyor. Eskiden de çok vakit geçiriyorduk ama bir insanı tanımak için önemli olan şey 24 saat aynı evi paylaşmak. Acayip bir şey oluştu bizde, herkes görevini biliyor.

Okan: Çok büyük kavga edersek ne olur gibi sorunlarımız da yok, çok kavga ediyoruz zaten (gülüşmeler)

Aşkın: Biz kendi özel isteklerimizi çok arka plana attık. İzmir’den bu yana bütün özel isteklerimizden vazgeçip müziğe yoğunlaştık.

Albümün habercisi EP’nizi çıkardınız, albümü ne zaman düşünüyorsunuz?
Can:
Sonbaharda.

Fatma: Aslında EP fikri hiç kafamızda yoktu ama sonra buraya geldiğimizde oturuldu, konuşuldu ve EP çıkaralım dendi. Buraya geldiğimizde bir albümlük parçamız zaten hazırdı, albüm için de şu anda parçalarımız hazır.

Bir sürü farklı tarzdan öğeler barındırıyor müziğiniz…
Serkan:
Beşimiz çok farklı müzikler dinliyoruz ve bu güzel bir şey. Bu yüzden değişik tarzda şeyler çıkabiliyor bizden.

Okan: Sınırlandırmadık açıkçası, o şarkıda ne duymak istiyorsak onu koyuyoruz şarkıya.

Can: Bir şarkıya baktığımızda beşimiz de beş farklı şey görüyoruz…

Bir sürü yeni grubun çıktığı bir dönemdeyiz, bu sizi tedirgin ediyor mu?
Can:
Bizi korkutmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bir şevkle hırsla çıkarılan işler var. Yapan müzisyenler için konuşmuyorum ama bunları destekleyenlerden bahsediyorum. Ama kaybolup gidebiliyor bir sürü iyi müzisyen. Ama iyi yönden bakında MySpace’in büyük etkisi müzik paylaşımı açısından, hemen şarkı yapıp koyabiliyorsun.

Fatma: Bir de çalıştığımız insanlardan dolayı her şey planlı ve programlı sadece altı aylık bir süreçten değil, iki yıllık bir süreçten bahsediyoruz.

Aşkın: Yeni gruplardan ziyade aynı dönemde çıkan büyük gruplar insanı tedirgin ediyor. Çünkü bütün ilgi ve alaka onlarda…

Kimi dinleyenler Model’i sever diyebiliriz?
Fatma:
Müzik seven bir insanın Model’i dinlemesi gerek.

Can: Model’in kitlesi müzik dinlemeyi seven adamlar.

Sizde böyle bir No Doubt havası var 🙂 şimdi ‘Don’t Speak’ klibi geldi de aklıma ve sonra yaşananlar, sizde de öyle bir durum olabilir mi?

Fatma: İlk beste grubum Model. Ama geçenlerde bir arkadaşımla görüşüp çocuklara bir şeylerden bahsettim. Electronic, trip-hop filan çok seviyorum ve ileride böyle bir şey yapmak isterim ancak Model’i etkilememeli.

Can: Model’le ilgili sorunu olan onun Model’le ilişkisi biter zaten. Bunun dışında bence herkes farklı bir şeyler de yapmalı.

Son olarak eklemek istedikleriniz…
Fatma:
EP’nin adı “Perili Sirk” ve gerçekten dinlendiği zaman renkleri görebileceğiniz bir albüm ve her şarkının ayrı ayrı rengi var.

Can: Müzik yapmak isteyen arkadaşlara tek bir tavsiyem var; menajer bulun kendinize (kahkahalar). Biz gerçekten boşa bir sürü vakit geçirdik. Yapılan ilk işin menajer bulmak olması gerekiyor bence.

Aşkın: 5 Haziran’da Haliç Üniversitesi Şenlikleri’nde ve 21 Haziran’da da Maçka Küçükçiftlik Park’da Seafest’te olacağız.


Haziran 2009 /
Blue Jean

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s