BAYRAM…

Bayram olayi enteresan birseydir. Aileler bir araya gelir, sevdiklerinizle beraber olursunuz ve bunun yaninda da bir suru luzumsuz ivir zivir daha… Ama guzeldir yine de… Aslinda tam olarak da emin degilim. Yani hala bayramlari seviyor muyum, sevmiyor muyum karar veremedim… -not: Bir muddet Turkce karaktersiz yazabilecegim, idare edin & idare edeyim:)-

OKUL VE CALISMANIN FARKI

Eskiden bayramlarda okulum tatil oldu diye sevinirdim simdi de birkac gun evde yatacagim diye seviniyorum. Okuldayken arkadaslarinizi ozlersiniz, calsiyorsaniz da daha ikinci gunden sikilip isi ozleyebiliyorsunuz… Nitekim ben oyleyim. Ama bir yandan da yayilmak iyi gelmiyor dersem yalan soylemis olurum… Peki, nasil gecti bu bayram (daha dogrusu tatil)?

1. GUNE 1 KALA

Ilk defa bir bayramda annemi gormedim. Haliyle kardesimi filan da gormedim ama sikayetci degilim. Bu tatili tamamen kendi istediklerimi yapacagim “kendime ait tatil” ilan ettim cunku. Gezecegim, uyuyacagim ve kafama gore takilacagim bir tatil. Ilk gunu kendime ayirdim (daha dogrusu yarim gun olan isi ekerek hehe). Her disi varlik gibi kuafor gunu (cok sikiliyorum ama bu muhabbetten) gecirdim. Ardindan da Bebek’teki Kitchenette’te Murat’la sarap esliginde keyifli bir yemek… Diger Kitchenette’ler icin ayni seyi soyleyemeyecegim ama Bebek’teki gercekten de guzel…

1. GUN

Yani cuma gunu. Malum telefon gorusmeleri disinda (ki bu sefer onu da minimumda tuttum) telefonu elimde dahi almadim. Miskinlikle gecen muthis bir gundu. Miskinligi bazen seviyorum (bazen!). Onun disinda da hicbir atraksiyon gerceklestirmedim… PTT = pijama, terlik, televizyon.

2. GUN

Smyrna’da guzel bir kahvalti ardindan Nisantasi turu. Her seferinde yedikten sonra pisman oldugum Cafe Wien’in muthis ApfelStrudel’i ile tat bulan bir gun… Reasurans’daki Cafe Wien’e mutlaka ugramalisiniz ve ApfelStrudel yemelisiniz. Bu konuda israrciyim! Nisantasi acayip bostu. Bosken gercekten de cok seviyorum, cok keyifli oluyor. Sadece bir takim magazalarin kapali olmasi sikici. Hazir bosken gezmek daha rahat oluyor cunku.

3. GUN

Yani bugun. En nefret ettigim sey oldu ve saat 13:00’de uyandim. Yani resmen gunu yarilamis vaziyette. Arkadasim Dilara geldi de guzel bir kahvalti ettik onunla Olivia’da. (yazarken farkettim de hayatim birseyler yemek uzerina kurulu! Bu iyiye isaret degil) Ardindan Momo’da kahve (bakin hala devam ediyor!). Sonra Dilara gitti ve evde biraz oturduktan sonra aksam Savoy’da Murat’la balik (ve inatla devam ediyorum…) ve ev oncesi Momo’da son bir kahve. Birkac metre kare icerisinde gecen bir gundu yani:) Bu arada su an yazabiliyor olusum Dilara ve arkadasi sayesinde. Bilgisayara kavusmami sagladilar. Buradan da bir tesekkur onlara! 🙂

4. GUN

Yani yarin. Muhtemelen 1. gunun bir benzerini gecirecegim yani PTT:) ama belli de olmaz..

GUNUN SONUNDA…

Gunun sonunda aslinda “oley tatil!” dediginiz, is disinda kalan bos zamanlarda hizlandirilmis olarak yaptiklariniz slow motion hali. Ne istediginizle alakali aslinda. Bu tatil, benim bu tatil icin hayal ettigim seceneklerden ikincisiydi. Ama son derece guzel gecti. Bu arada birseyi farkettim; olan olaylar kadar soylenen bir soz, bir cumle de esit derece de insani uzebiliyor ve anlik da olsa guzellikleri silip supurebiliyor. (“hi?” demeyin, oyle iste) Neyse kalan bir gunum(uz) daha var ve ardindan hizlandirilmis hayata devam… O yuzden en iyi sekilde degerlendirmekte fayda var 🙂 EVET, EVET TATILI SEVIYORUM!!!! Ozellikle de sevdiklerinizle olunca muhtesem.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s