ISTIKLAL CADDESI

Her ne kadar Cihangir’de oturuyor olsam da bugun fark ettim ki uzun zamandir Istiklal Caddesi’ni (dolasmak amacli) bastan asagiya yurumemisim. Ya bir isim oluyor, ya kalabaliktan acele bir bicimde yuruyorum. Ama bugun yavas yavas, etrafa baka baka, keyifle yurudum… Burada takilan bircok insanin yani sira bir kisim da “Taksim fobisi” yasiyor. Aslinda ne kadar da keyifli bir yeri kacirdiklarinin farkinda degiller.

 

CESITLILIK

Ozellikle tek basiniza geziyorsaniz ve soyle bir etrafi incelerseniz her cesit insan oldugunu goreceksiniz. Sizleri bilmiyorum ama bu bana acayip keyif veriyor. Turk, yabanci herkes orada… Ayni sekilde genci ve yaslisi da. Sizi bilmiyorum ama ben bazen kendimi baska bir ulkedeymis, sanki yasadigim yerde degilmis gibi hissediyorum ve cok hosuma gidiyor.

SOKAK MUZISYENLERI

Bazen “Yeter be kardesim!” deme istegi yaratan sokak muzisyenleri de aslinda Istiklal Caddesi’ni renklendiren ogeler arasinda. Cafe’lerden, barlardan gelen son derece kotu sound’lu muzikler bile insanin hosuna gidiyor bazen. Ozellikle etnik muzik yapanlar ve bugun gordugum saksafon calan (gercekten guzel caliyordu) vatandas favorilerim arasinda.

 

BUGUN

Bugun heyecanla aradigim mini yilbasi agaci icin kesfe ciktim. Ama vardigim sonuc su oldu ki herhalde 30 Aralik’ta filan bulabilecegim. “Hanim efendi henuz 2 Aralik.” demeleri ise beni benden alan cumlelerdendi. Evet kardesim, 2 Aralik ama Aralik! Son aydayiz ve ben keyifle agacima sahip olmak istiyorum. Neyse agaci bulamayinca Tunel tarafindan Galatasaray’a dogru yurumeye basladim. Tam St. Antoine kilisesinin onunden gecerken fark ettim ki uzun zamandir oraya da ugramamisim (eskiden her onunden gecisimde mum yakardim takintili bir sekilde). Bu sefer ugradim, mumumu yaktim ve sonra da epey bir oturdum. Neden bilmiyorum ama kiliseler bana hep huzur vermistir. Bir suru (kendi capimda) kilise gezmis olmama ragmen yine de en huzur vereni Izmir-Selcuk’taki House of Virgin Mary (Meryem Ana Evi) olmustur. Birgun yolunuz duserse mutaka ama mutlaka ugrayin. Ardindan almak istedigim birkac sey icin Bun Design’a ugradim. Isin asli ben Bun Design’i komple satin almak istiyorum! Cok eglenceli bir yer… Sonra da Galatasaray’dan saga saptim ve aralardan Cihangir’e dogru geldim.

 

Simdi diyeceksiniz ki “Ulan bu muydu Istiklal Caddesi dedigin, Galatasaray’da kestin”. Evet efendim, kestim cunku korkunc bir kalabalik ustume ustume yurumeye basladi. Herhalde yine yuruyus bidi bidilari vardi. Neyse, Istanbul’dan bazen sogusam da, terk edip gitmek istesem de oyle bir sehir ki yine bir yerden insani icine aliyor. Hem de oyle bir aliyor ki cok nefret edilebilecek bir yerini mukemmel gostererek aliyor. I LOVE ISTANBUL!

not: Umarim ilk koydugum fotograftaki manzarayi bu yilbasi yasariz!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s