AMSTERDAM GUNLUGU

Gectigimiz cuma gunu “Eurovision in Concert” icin Amsterdam’in sehir merkezine 15 dakika mesafede olan Zaandam’a gittik. Bircok ulkeden bircok Eurovision sanatcisi bu etkinlik icin Amsterdam’a geldi son derece de keyifli gecti…

ILK GUN

Zaten aksam saatlerinde ancak Amsterdam’da olabildik. Derin huzun ve keder icerisindeydim sehir merkezini goremeyecegiz diye ancak daha sonra bir gaz Murat’la beraber ciktik ve sehir merkezine gittik. Redlight District’i hep merak etmisimdir (hi?) ve oraya gittik ama anladigim kadariyla tam olarak da goremedik haha 🙂 Coffee Shop’tan, Donut’cidan ve sex shop’lardan gecilmiyordu valla. Cuma gunu olmasina ragmen bos olmasi ise beni epey sasirtti. Donut’ci dedigim (aslinda pizzadan kebaba, igrenc tatlilardan igrenc sandviclere kadar herseyi satan yerler) yerlerden birinden bir dilim pizza alalim dedik. Mekan sahipleri Arap cikti, israrci ve bir o kadar da enteresanlardi. Ardindan hicbir fikrimiz olmayan bu sokaklarda yurumekten sikilip bir café’ye oturduk ilik, igrenc, Heineken biralarimizi ictik. Tabii bir yandan da yanimizdan gelen buram buram ot kokusunu ve ot etkisindeki Ingilizleri de unutmamak lazim…

IKINCI GUN

Esas olayimiz Cumartesi gunuydu. “Eurovision in Concert” basin toplantisi ve ardindan da etkinligi o gun yapildi. 39 ulkeden favorim olan 3 ismi canli dinleme sansini yakaldim bu sekilde. Sofia (Gurcistan)’nin sesi gercekten inanilmaz. Ayni zekilde Alyosha (Ukrayna)’nin da oyle. Bir digeri de tabii ki maNga, onlarla Amsterdam da gorusmus olmak epey komik oldu 🙂 Bu arada gunun bir diger surprizi de Siyabend oldu. Murat’a “Haftasonu Amsterdam’a gidiyor musunuz siz de?” diye sorup aldigi “Evet” cevabi ile ertesi gun yanimizda olmasi superdi. Bana Istanbul disinda oradaki arkadaslarimla “bulusmak” garip geliyor ne sacma dimi? Ayni hissi Ankara’da da yasamistim.

“Eurovision in Concert” muthis bir organizasyondu. Her sey tikir tikir isliyordu, tamam sacmaliklar da vardi (kulis olmamasi gibi) ama olsun. Bu arada “Eurovision in Concert” Eurovision ruhunu yasatmak isteyen gonulluler tarafindan organize ediliyor. Inanin bana Eurovision icin tam bir antrenman bir isinma turu… Litvanya’nin da inanilmaz oldugunu soylemeden gecemeyecegim, muthis eglenceliler sahnede, ayni sekilde normalde de oyleler. Belki daha sonra bir videolarini koyarim buraya 🙂

Konserden…

Sadece uc ismi seyrettim. Ilki Hollanda’nin temsilcisi. Sunu soylemeliyim ki kiz tam bir facia, tahammul edilir gibi degil. Hic ama hic begenmedim. Ikincisi Finlandiya. Sarkilarini dinlemeye gercekten tahammul edemiyorum ancak kizlarla sohbet edince insane sempati duymaya basliyor. Ama bu sempati ise yaradi mi? Maalesef, hala sarkilarina tahammul edemiyorum 🙂 Ucuncusu ise Sofia. Sofia’nin inanilmaz bir sesi var. Eurovision’da 39 ulke icerisinde onun ki kadar guclu bir ses daha yok. Belki biraz Ukrayna’nin temsilcisi yanina yaklasabilir ama onun kadar olmasi mumkun degil. Dinlemelisiniz…

Konserden Sonra…

Acikcasi konserlerin sonuna kadar kalmadik. Sofia 3. isim olarak sahne aliyordu ve o sahneden inince hemen ciktik. Once otele ardindan tekrar Amsterdam’a gittik. Bu sefer hem kadro hem de mekan degisikti. Bir gece once Murat’a gerceklestirdigimiz turda bu sefer Sofia, Tamuna ve Gamze de bizime beraberdi. Ben herkesin “iiigrenc!” dedigi sekersiz Mojito’mu icerken bir yandan muthis keyifli sohbet ettik. Karsimda bir lunapark vardi ki nasil icim gitti anlatamam valla… Keyifli sehir keyifli….

Notcuklar…

  • Zaandam ve cevresi muthis! Yesillik, inanilmaz seker evler, atlar, kuzular, bisikletli insanlar, temiz yollar, patenli cocuklar vet aha bir suru –ler ve –lar. Gercekten de muthis! Yasarim!
  • Otel muthisti! Giderseniz mutlaka kalin hatta, Intell Hotel. Muazzam minimal dosenmis sahane bit oteldi… Alin size odanin fotografi 🙂
  • Turkler her yerde! Ilk gece Murat’a otele donerken Konyali bir taksiciye denk geldik. Cumartesi gecesi ise Adana’li bir taksiciye denk geldik. Bugun (pazar) check-out sirasinda resepsiyonda bir adet Zarife vardi!
  • Simdi sizler merak etmissinizdir “oh oh coffee shop simdi bu takilmistir” filan. Denemedim bile. Total hasilat: 1 ilik Heineken, 2 Mojito.
  • Etkinligi yapanlar son derece neseli insanlardi. Aralarindaki gay orani yuksekti ve I love gays! Oslo’da tekrar onlari gormek icin sabirsizlaniyorum!
  • Hani biz “muck muck” diyerek iki yanaktan opusuyoruz ya, o bile yorucuyken Hollandali kardeslerimiz bunun 3’lusunu cikarmis!
  • Sunu soylemeliyim ki maNga cok ama cok buyuk! Avrupa’da gercekten cok seviliyorlar. “Eurovision in Concert” kapsaminda herkes maNga’dan soz ediyordu, pek gururlandim.
  • Coffee Shop husumetinden olsa gerek herkes tatlilara saldiriyordu gece. Korkunc tatlicilar hatta ama alin size bir tanesinin fotografi…
  • Sehir bisiklet sehri, ah be Istanbul’da boyle olsa keske 😦
  • Coffee Shop’un kapisindan kendini disari atan, merdivenlerden yuvarlanip yere cakilan bir kiz gordum ki of! Icimde yardim etme pitirciklari kabardi…
Aslinda yazacak daha cok sey var ama su an tikandim kaldim. Ah bu arada sizlere su an Milano’daki otel odasindan sesleniyorum (korkunc!), onumuzdeki gunlerde burayi da yazacagim. ilk basta bir soguk geldi ama sevdim 😉

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s