ATINA GUNLUGU

Evet an itibariyle Paris ucagindan yaziyorum. Bugun (3 Mayis) Atina’dan Paris’e geciyoruz. Diger yerleri yazdigim gibi hemen Atina’yi da yazmak istedim.
Oncelikle Atina’ya pek de bayilmadigimi soylemeliyim. Yani ilk etapta “Wooow” dedirtmiyor insana. Hos Milano da dedirtmiyordu ama simdi gider yasarim orda bir muddet! Hatta isalla tu tu tu planlar (hayaller) dahilinde var oyle bisi! 🙂 Atina’ya tekrardan donecek olursak, ben Istanbul’dan pek de farkli oldugunu dusunmuyorum. Bir kere ayni kaos Atina’ya da hakim. Istanbul’dan daha temiz ama cok da temiz degil. Izmir’i andiran bir havasi var biraz da. Gercekten de pek sevemedim…
Dun aksam Kolonaki’ye gittik. Murat hep bahsederdi, sevdigini soylerdi. Bircok markanin yani sira Yunanli tasarimcilarin da tasarimlarinin satildigi, Nisantasi ayarinda bir yerdi. Ne yalan soyleyeyim sevdim. Yani yine “Wooow” demedim ama Atina’da gordugum diger yerlerden daha cok keyif aldigimi soyleyebilirim en azindan degisik magazalarda degisik tasarimlar gordum, temiz sokaklarda yurudum, ilik havada oksijen esliginde yesil cayimi ictim…
P.S Turist fotomu koyarak bidi bidilara geciyorum 🙂

Kisa Kisa

  • Atina’da oturdugunuz her yerde zort diye onunuze su getiriyorlar. Otelin lobby’sinde, kafede, restaurantta, sacma sapan bir suru yerde daha. Sulari igrenc! Cesme suyu gibi ve hatta belki de cesme suyu.
  • Bir suru takici, cantaci filan var. Tam Bodrum kafasi, turist kaziklama ayaklari…
  • Murat’in hep bahsettigi, ici peynir dolu kalamarlardan yiyemedigim icin cok mutsuzum. Ama umidediyorum ki yazin yeme sansim olacak! 🙂
  • Hadi kalamari gectim, insane Yunanistan’a ayak basar da hic balik – meze filan yemez mi? Yemedik iste uhu!
  • Mastika (sanirim boyle yaziliyor almadim yanimda tasimamak icin) harika bir icki!
  • Bu maddeleri okurken ve hatta bloguma genel bir bakis atarken beni obur saniyorsunuz dimi? Degilim arkadaslar, hatta citi pitiyim (3 kg vermem lazim o ayri!) sadece yeni seyler denemeyi; sehirlerin, ulkelerin, yorelerin kendilerine ait tatlarini denemeyi seviyorum. Zaten hepsini Istanbul’da da yiyiyoruz ama orijinali nasil diye merak etmemek elde degil.
  • Yunanca acayip bir dil, universitede ogrenmeye basladigim Eski Yunanca bile daha kibardi.
  • “Bir daha Atina’ya gitmek ister miyim?” diye kendime soruyor ve cevabini veriyorum, “Hayir”. Ama Yunan Adalari’na gitmek istiyorum. Hatta her sene bir tur istiyorum!
  • Cilgin bi trafik var, soforler ise daha da cilgin!
  • Taksi oldukca ucuz, Istanbul gibi. Milano’da havaalanindan otele gitmek icin 98 Euro taksi parasi verdikten sonra “ucuzdu” demekten kendimi alamiyorum.
  • Enteresandir ki konser alani, tiyatro, otellerin lobby’si gibi kapali mekanlarda sigara iciliyor. Hatta havaalanina ilk giriste de icerde sigara iciliyor. O kadar garip geldi ki bana zannedersiniz ki 2009 Temmuz’undan beri degil de 50 yillirdir Turkiye’de kapali mekanda sigara icilmesi yasakmis gibi tepki verdim.
Boyle iste son durum simdi onumuzdeki 3 gun Paris’te olacagim. Beni en cok heyecanlandiran yerlerden biri. Cok daha keyifli ve guzel gececegini dusunuyorum.
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s