PARIS’TE 13. GUN (Cafe de Flore)

Efendim bugun halktan biri oldum artik. Kendimi(zi) oyle sokaklara filan atmadik. Cihangir’deymiscesine cikip kahvalti ettikten sonra markete ugrayip eve donduk. Su anda calisan camasir makinasinin sesi zaten beni tatil olayindan epey kopardi. Ama bunun da ayri bir kafasi var tabii, yani bugun “ay burda yasar gibi hissettim” filan dedim kendi kendime… Bugun muhtemelen evde yayilmaya devam edecegim. Hava 20’li derecelerde, deli gibi yagmur yagdi, Gokce yardim etti bilgisayara Torrent kurdu (benim de artik download programim var!) “True Blood” indiriyorum filan bayaaa Istanbul’dayim 🙂 Bugun zaten bitiyor da, yarin filan da hicbir turistik gezi dusunmuyorum. Carsamba itibariyle tekrar baslarim…

CAFE DE FLORE
Dun aksam Isabelle ve David ile bulustuk. ilk olarak St. Germain’deki Cafe de Flore’ya gittik. Bu cafe 2. Dunya Savasi donemlernden beri pek populermis. Gunumuzde de ressamlar, yazarlar, oyuncular genellikle burada bulusurlarmis. Zamaninda da Jean Paul – Sartre, Simone de Beauvoir gibi isimler burada bulusup birseyler icip takilirlarmis hehe. Mekanin tam karsisinda Armani Cafe var. Sundan soyluyorum, Cafe de Flore o kadar salas ve kendi halinde bir yer ki Istanbul’da olsa kimse donup bakmaz karsisindaki Armani Cafe’ye gider. Neyse, Rose saraplarimizi ictik ve Ispanya – Hollanda macina bakmak uzere once Pantheon’a gittik ardindan Redha’nin da bize katilmasiyla maci birakip yemek yemeye baska bir yerlere dogru yol aldik…

KOMIK TESADUF
Cafe de Flore’da otururken yan masadaki uc kizin kendi aralarinda “Turkler ya, kesin Turkler, duydum az once Turkce konustular” gibi seyler dediklerini duydum ve “Evet Turkuz hehe” deme geregi duydum. Kizlar hemen “yaninizdaki muzisyen dimi?” gibi bir soru sora geregi duydu. Tabii ordan konu Mavisakal’a geldi ardindan onlarin Paris’te yasamalarindan, burada okumalarindan filan bahsettik. Isin komigi kizlardan biri Mavisakal’in eski uyelerinden Cevdet Tosyali’nin (kendisi psikiyatrist) hastalarindanmis, onu soyledi filan… Dunya kucuk dimi?

ISPANYA SEVINCI
Bu arada Paris dunku Ispanya zaferi sonrasinda koptu. Turkiye’de nasil askere millet ugurlanir iste o bicim kornalar, sarkilar, cigliklar… Cesmelere tirmanan insanlar islanarak sarkilarini soyluyorlardi. Baya cildirdi millet eh ben de o gurultu ve kaostan cildirdim tabii! 🙂 Aslinda video da cekmistim ama fotograf makinasiyla cektigim icin pek guzel cikmadi. Bloggie alip hic kullanmamam da cok hos gercekten 🙂
Bye bye…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s