PARIS, DOKTOR VE BEN…

Paris’teki gunler guzel geciyor. Ilk baslarda “nasil gecer bu 10 gun?” derken simdi o kadar hizli geciyor ki uzuluyorum… Gerci ozlediklerim oldugu icin o kadar da cilgin bir uzuntu yasamiyorum… Simdi gelelim maceralara… Uzun yazacagaim ama sikilmadan okuyun derim 😉 Bu arada olaydan bahsetmeyecegim derken bir suru kisiyi de yazmadim… Redha’ya, Francesca’ya, Cecile’e ne kadar tesekkur etsem azdir 🙂

OLEY! IPEK HASTA!

Halk arasinda “nazar degme” dedigimiz durumu yasiyorum zannedersem… Dunden beri boyle bir kirginlik, bir halsizlik, bir bogaz agrisi… Tabii hemen dun eczanenin yolunu tuttum ki ilerlemeden kurtulayim. Ama neymis efendim doktor recetesi olmadan ilac verilmiyormus. Aslinda mantikli… Neyse pastil filan aldim sadece… Ardindan 3 tane doktor gezdim sabah sabah ama hepsi tatil. Oglen 1’de aciliyormus. Oglen 1’de de provam oldugu icin gidemedim.
BUGUN…
Bugun sabah bir kalktim fenayim! Allahtan bugun de bos gun hemen sabah ciktim doktor doktor gezmeye basladim… 3 tane doktor gezdim yuzlerini bile goremedim biri Ingilizce bilmiyor, biri yogun, biri bilmem ne nasil da fenayim sinirlenip agladim ve kahvalti etmek uzere Le Select’e dogru yola ciktim. Yolda bir eczaneye daha ugradim ve duygu somurusu yaptim o birkac ilac verdi ama antibiyotik vermedi. Verdigi ilaclar cogunlukla vitamindi. Bir tanesi de baska bir sey. Nasil kullanacagimi anlatiyor o “baska birsey” dedigim seyden iki tane alacakmisim gunde vs… Dedim “nasil alacagim suda mi eriyor n’oluyor, nasil bisi?” “Like candies” gibi bir sey dedi. Buradan insan ne anlar seker gibi emecegini anlar. Neyse kahvalti sonrasi ilaci bi actim bildiginiz fitil! (bkz. solda) Icinde de “rectal use” yaziyor. Buradan sevgili eczaciya ve Fransiz halkina soruyorum “Siz sekeri…”

INGILIZCE BILEN BIR DOKTOR

Le Select’te benim mutsuz ve perisan halimi goren sirin garson kiz benim icin doktoronu aradi ve doktorunun Ingilizce de bildigini soyledi ve bu aksam 18:oo’da doktora gittim. Neyse ki Pinar’la beraber gitmisim cunku “Ingilizce biliyorum” diyen doktor “Hi! How are you?”dan oteye gidemiyordu… Neyse kadin muayene etti ve “Anjin” dedi sanki bilmiyorduk (:p) ve ilac yazdi sag olsun. 40 euro’mu da aldi. Super diye dusundum bizde olsa ozel muayenehanede 4 katini filan alirlardi. Ardindan eczaneden ilac alirken ne ogrensem begenirsiniz? Aslinda muayeneler 20 ile 25 Euro arasi degisiyormus. Yani sevgili Fransiz doktor beni kazikladi! Neyse ilaclarla toparlayacagim insallah.

VE BIR ROMANTIK YEMEK DAHA…

Aksam bu kadar halsizligime tutturdum Montmartre’a gidecegim. Gittim de surune surune… Piccola Strada’da aldim solugu. Yazin 1 ay burada kaldigimizda gitmistik Murat’la hayvanlik edip yemeklerimizi yedikten sonra Gniocchi istemistik. Iste o Gniocchi’nin tadi damagimda kalmisti bugun ondan yedim. Ama cok guzeldi ne yalan soyleyeyim! Yolunuz duserse mutlaka gidin. Biliyorum fotograf pek romantik degil Coca-Cola ile, ben de sarap hayal ederdim ama iste ilac alinca olmuyor…

Ah bu arada; bugun Montmartre’dan eve donerken biri bena “Aaa Marianne de France” dedi. Ben de “ehe ehe” diye guldum. Icimden de “alla alla” dedim. Otele dondum resepsiyonist “Aaa ben sizin eskrimci oldugunuzu bilmiyordum” dedi ben de “eskrimci degilim” diye anlatiyordum sonra “kim soyledi?” diye sordum hani rezervasyonu yapanlardir diye megerse TV’de gormus. Ilginc olaylar bunlar…

 

NOT: Bu arada tebrik mesajlari icin herkese tesekkur etmek istiyorum. Asagida da Cengiz Semercioglu’nun yazisini paylasiyorum. Ben olup bitene kadar soylemeyeyim diyordum ama ilk haber kendisinden gelmis oldu, guzel de oldu.
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s