BİR PERŞEMBE AKŞAMI…

Böyle kaç zamandır canım akşam dışarı çıkıp 1 – 2 birşey içip, müzik dinleyip, güzel sohbet etmek istiyor. Ama bu haftaiçi olsun istiyorum. Ama bunu düşünürken de ya bir işler çıkıyor, ya da üşengeçliğim tutuyor. Neyse ki geçtiğimiz perşembe (yani 3 gün önce) “Tamam bu akşam olsun bari…” dedim ve arkadaşlarımı aradım.
Yahu insanın aradığı 4 arkadaşının da 4’ü meşgul olur mu? Hepsinin bir işi var bayaa küstüm hepsine. Birinin arkadaşı evleniyor, öteki bilmem ne… Şans ya 🙂 Sonra en makul olanının progrmına damladım (bkz. Erinç). Tünel’deki Flavio’da başlayan mini serüvenimiz Cihangir Homeroom’da son buldu. Neler mi yaptık? (Aşağıda solda kendi kendimize fotoğrafımızı da çektik, yorgunmuşum valla)


İSTİKLAL’E BİR HALLER OLMUŞ

Ben artık geceleri İstiklal’de tek başıma yürümekten korktuğumu farkettim. Halbuki daha küçükken daha cesurdum, “Bana bir şey olmaz”cıydım. Sanırım büyüdükçe gerçekleri daha net görüyor insan :p Flavio’ya hep önünden geçiyordum ama ilk defa gittim, fena bir yer değilmiş. Epey oturduk orada. Bir ara bir kazı-kazancı geçiyordu tabii ben hemen “hadi alalım” dedim. Erinç, 3 arkadaşı ve ben kazı-kazan oynadık. Sonuç: 0! Ne bekliyordum ki? 🙂

BALANS’TA 110 KONSERi

Geçen gün Cihan arayıp 110 konserini haber vermişti. Bu sıralar en sık yaptığım şey herkese “tabii tabii kesin oradayım” diyip gitmemek. Çok ayıp biliyorum ama oluveriyor işte:) Neyse bu sefer hazır yakınlardayız da Erinç’le 110’a da uğradık. Haftaiçi için iyi bir kalablıktı bence, 110 da süperdi sahnede. Konser bitmeden ayrıldık gerçi ama olsun orada olduğumuz müddette eğlendik. Bu arada Erinç’in bir ara “110 Okan Bayülgen cover’lıyor” demesi içimden “O son kadehi içmeyecektin!” dedirtti ama olsun :p (Hello Erinç!)

CİHANGİR’E DÖNÜŞ

Manasız bir şekilde “ayy naaapsak?” sorusunun cevabı genelde “Homreoom” olmaya başladı. Manasız dediğime bakmayın manası var aslında, eve gider gibi oraya gider olduk. Yolda geçtiğimiz günlerde yazdığım ve sevmediğimi söylediğim mekan Rose Marine’de Mehmet (Turgut) ve Çiğdem (Yakar) ile karşılaştık sohbet mohbet… İşte İstiklal – Cihangir kafası bazen bundan da güzel 100 kişiyle karşılaşıyorsun ayaküstü muhabbetle gün bitebiliyor. Sonra Homeroom’a gittik ve Murat’ın da gelişiyle, sabah 8’de kalkan bendeniz “Hadiii eve gidelim” diye mızmızlandım ve gece bitti.

PEKİ YA 2010’UN BİTİŞİ?

2010’un son perşembe akşamlarından biri de böyle geçti işte… Ben şimdi yine başlarım “Yaşasın yılbaşı yaklaşıyor!”, “Bakın ezik ağacım!”, “Ay oleyyy!” filan diye, blog’a bakma istğiniz kalmaz 🙂 Ama gerçekten heyecanlıyım, neşe doluyor insan! Böyle acayip şarkılar çalıyor kafamda filan! Ağacı pazar kuracağım ki bence o ağaç sağlam değil artık (korkuyorum!) ve ağaç aramam gerekecek 😦 “VE 2010 BİTER” ve “2011 DİLEKLERİ” yazılarımla da elbette ki karşınızda olacağım 🙂
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s