GIDELIM BURALARDAN…

Basligi yazarken valla Nazan Oncel’in (pek de sevmem) sesiyle yankilandi kulaklarimda “Gidelim buralardan, dayanamiyorum…” Bu aralar bana genel bir basti Istanbul. Yani her seyinden; kaosundan, gurultusunden sikildim. Mesela dun sabah Ankara’ya gidip aksam dondum o bile iyi geldi oyle soyleyeyim. Benim acilen bir tatile ihtiyacim var karar verdim (bir gun bunu diyecegim aklima gelmezdi!). Denizli, denizsiz, gunesli, gunessiz fark etmez, amac kisa bir Istanbul molasi vermek…
IYI GELEN YER(LER)
Genelde daralmis hissettigimde hep Istiklal Caddesi’ne atarim kendimi ama bu aralar o da iyi gelmez olmustu. Bugun haric. Bugun Istiklal Caddesi’ turist kayniyordu, kimi Ingilizce, kimi Ispanyolca, kimi Almanca konusuyor. Konusulanlarin buyuk bir kismini anlamiyorum, nasil hosuma gitti anlatamam. Sanki bambaska bir yerdeydim, boyle bir rahatlik geldi…
Bu arada gec kalinmis bir hareket gerceklestirdim ve Fransizca kursuna basladim, Fransiz Kultur Merkezi’nde. Degisik bir ortam, Paris’teki binalar gibi avlusu var. tum siniflara o avludan giriliyor, cafe’si vs vs… Ve bir suru Fransiz var haliyle, nasil kendimi mutlu hissediyorum orada nasil cikmak istemiyorum anlatamam. Cunku ilginc bir sekilde orada herkes mutlu. Insanlar guzel. Bir de bir suru cocuk var tabii; pusettekinden bahcede kosusturanina kadar her boyutta! Bu arada Fransiz Kultur Merkezi’ndeki Fransizca egitimi icin cogunlugu kotu olmak uzere bir suru elestiri/tavsiye aldim. Ancak kendi adima soylemeliyim ki ben cok memnunum. Hizli ilerliyor ve gercekten ogreniyorsunuz…
Fransiz Kultur Merkezi’nin bahcesinden bir goruntu.
CILGIN SINIF
Biraz da sinifimdan bahsedeyim. 10 kisiyiz, yok yok. Gercekten her cins, her tip insan var. 40 yaslarinda bir Ingilizce ogretmeni, 20’lerin sonlarinda bir ressam, bir peyzaj mimari, ilkokul mezunu oldugu icin cok zorluk ceken ama cok sempatik bir Fransa yolcusu, muzik isleri ile ugrasan biri, Paris hayalleri kuran bir ogrenci, psikolog adayi… Birkac kisi daha var ama bunlar aklimda kalanlar. Ve her sohbette insan baska hayatlar kesfediyor ki bu cok hosuma giden bir sey. Uzun zamandir yeni insanlara kapamistim cunku kendimi. Yani yine acmadim ama dinlemiyordum bile, simdi en azindan dinliyorum. Ama soylemeliyim ki yine de bazen bazi insanlarda derinlerde bir yerlerde o “kotu”yu goruyorsunuz. Yani guzel ve iyi bir seye sevinememe kotulugu ama yapacak bir sey yok bu konuda… Ornegin birisi anlatiyor “Amsterdam’daydim X kadar kaldim superdi X workshop’larina katildim” bir digeri “Super!” diyor ama gozler “Super!” demiyor 🙂
Bir de yine son gunlerde dusundugum bir sey. Bazi arkadaslarim var kucuklukten ve yillardir gormedigim. Simdi yine yeniden iletisime geciyoruz (Facebook sag olsun) ve neler yaptigimizi konusuyoruz. Ya da konusmasak da eklemisiz birbirimizi bir sekilde goruyorum neler oluyor. Birkac tanesi var ki tam da benim hayallerimi gerceklestiriyorlar. Nasil seviniyorum anlatamam. Sonra dusunuyorum acaba hangi noktada (bazi) hayallerimin pesinden gitmeyi kacirdim? Hos simdi yine kiyisindan, kosesinde yakaliyor sayilirim ama yine de tam degil. Sanirim ben de birilerinin hayallerini gerceklestiriyorum su anda 🙂 Hayat garip bir sey.
Ama gidelim buralardan az, biraz dimi? Gerci bu cilgin konser trafiginde o da zor olacak ama hadi bakalim 🙂 Bu arada 20 Haziran’da da Amy Winehouse konseri var takviminize ekleyin.
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s