CİHANGİR’DE YENİ BİR MEKAN: ALİYE MEYHANE

Cheers! 😉

Aliye’nin açılacağını duyduğumdan beri bir heyecan, bir heyecan ki anlatamam. Zaten bir Homeroom müdavimi olarak tüm aşamalarına tanıklık etmiş oldum çünkü yan yanalar. Zaten eski Baykuş Cihangir (yani bundan 4 sene önce her dakikamı geçirdiğim mekan) Amma uzun bir giriş yaptım ya!

ALİYE Mİ?
Efendim Aliye’nin üç cici ortağı var Jazzy Lounge’ın sahibi Levent (Öztürk) Lokal’in sahibi Osman (Yitgin) & Asmalımescit Narpera’nın sahibi Toprak (Göktaş). Mekanın ismi Osman’ın annesinden geliyor, yani annesinin ismi. Bu arada işletmeciliğini de yine çok şeker bir insan olan Melisa Doğu yapıyor. Ayrıca çalışanlar son derece güleryüzlü.
Mekanın içine de değinmeden geçemeyeceğim… Zaten komple yenilendi, içi baymayan ve hatta her oturuşunuzda sağı solu incelemenize sebebiyet verecek ince detaylarla süslü bir yer haline geldi. Sizi bilmem ama ışık, dekor filan benim için çok önemli (ne antipatik bir cümle oldu yalnız haha!) eğer içim daralıyorsa belli bir noktadan sonra yemeğin tadı da anlamını yitirebiliyor.
İlk olarak Çarşamba açılışa gittim ama program sonrası geç gidebildiğim için eğlenceyi kaçırdım elbet. Bir duble rakı ile araya kaynadım ama dün bunun acısını çıkardım. Çarşamba günlerine açılış, lansman filan koymayın cidden karşıyım! Moralim bozuluyor ve hatta küsüyorum filan!
En önemli kısma geçeyim…

LEZZET Mİ?
(Lezzet bakımından sıralaması Savoy – Hayat – Jash şeklinde olan biri olarak arada kıyaslama yapacağım hazır olun!) Ben ana yemek yiyemeyen meze ve ara sıcakla kendini patlama noktasına getiren bir insanım. Özellikle meze mühim mesele. Dün fazla (!) abartmadan ahtapot salatası, ezme (Toprak’tan teknolojik servis!), çerkez tavuğu, fava ve haydari ile ufak bir başlangıç gerçekleştirdik. Ahtapot salatası açık ara her yere taş çıkartır. Haydari ve Çerkez tavuğundan ben yemedim ama güzellermiş çok. Favası fava gibi. Favayla Savoy’da sevişen bir insan olarak söyleyebilirim ki aynı gibi belki de daha iyisi. Ben soğan yiyemiyorum biliyorsunuz ki ama Toprak’ın ısrarı ile ezmeyi denedim. O da inanılmaz güzel, bu da “İpek’in soğanla buluşması” oldu. Ve yine en önemli şeylerden biri: beyaz peynir. Çok güzel! Şimdi ben aslında bu noktada doymuştum bile ama ara sıcak denemeden olmazdı. Ahtapot ızgara & güveçte karides yine birer lezzet bombardımanıydı. Mekanda ahtapot konusunda kesin bir çılgınlık var bir gün gidip kendimi ahtapota gömebilirim.
Son olarak meze dolabının üstünde duran ve mekana girdiğimden beri gözümü alamadığım baklavayı denedim. Şahsen pek vurulmadım ben. Mesela o noktada Jash’ın havuç dilim baklavasını hayal etmedim değil hani… Ama gelin görün ki masadakiler bayıldı. O yüzden bu konuda beni %30 ciddiye alın 🙂

Lezzet! Sorunun cevabı kocaman bir “lezzet!”
Fiyatları merak edenler olacaktır, açıkcası tek tek bakmadım ama pahalı olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Bir seferde sıralamamda Savoy’la kafa kafaya geldi Aliye. Eğer her gittiğimde aynı lezzeti yakalarsam Savoy’u ikinci sıraya bile düşürecek gibi gözüküyor. Cihangir’de büyük eksiklikti bir meyhane. O zaman bir gidin deneyin derim muhtemelen ben de oralarda olurum zaten 😉

Advertisements

One thought on “CİHANGİR’DE YENİ BİR MEKAN: ALİYE MEYHANE

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s