7-8.9.2013 – ROCK’N COKE 2013

Benim için Rock’n Coke yaz sonunun en beklenen anı olmuştur her zaman. Benim için hayat Eylül’de başlar çünkü ve sanki Rock’n Coke da hiç sevmediğim yaza bir veda yeni döneme merhaba gibidir hep (nasıl devrik cümleler kuruyorum belli değil!). Zira 2 yılda bir yapılmaya başlaması bu sebeple beni epey üzmüştü.
Festival boyunca Dream Tv’den canlı yayın yaptığımızdan dolayı deli gibi çalıştık elbet ama bu benim konser izlememe engel olmadı tabii 🙂

1. GÜN
Ana Sahne…
Ana Sahne Büyük Ev Ablukada ile başladı ama açıkcası pek de sevdiğim ya da o ruh haline girebildiğim bir grup değil. Biraz baktım ardından kendimi gölge bir yere attım. Belki de herkesin inatla söylediği gibi daha küçük bir mekanda dinlemek/izlemek lazım.
Uzun zamandır maNga‘yı izlememiştim onların konserinin büyük bir kısmını izledim. Büyük sahnede seviyorum maNga‘yı. En son Roxy’de bir konser vermişlerdi ki hiç olmuyor küçük sahne onlara.
Duman yine Ana Sahne’nin en iyi performanslarından birini sergiledi. Rock’n Coke’a yakıştırıyorum onları. Sanki artık olmazsa olmazlar gibi. Konsere ‘Eyvallah’ ile başlayıp zaten milleti iyice gaza getirdiler. Yine balonlar havada filan. Bir Rock’n Coke klasiği. Bu arada ‘Ah’ şarkısını canlı dinlemeyi özlemişim.
Hurts‘u uzaklardan izledim ama sound’ları bir harikaydı. Bence Arctic Monkeys‘den çok daha iyilerdi. Arctic Monkeys‘le yıldızım hiçbir zaman barışmadı o yüzden o anı milletle sohbet ederek geçirmeyi tercih ettim.
Zero Sahnesi…
Zero Sahnesi’nde ise ilk izlediğim performans Triggerfinger‘ın performansı oldu. Daha önce hem programa konuk almıştım hem de birkaç gün onlara mini İstanbul turu yaptırmıştım. O sebepten olacak ki konserde beni görüp benim için de bir şarkı söylediler (şımarıyormuşum dimi?!). Adamlar çok iyi sahnede ya, kabul etmek lazım. Kaçıranlar için cidden üzüldüm.

İşleyen Dream paslanmaz.

Arctic Monkeys‘den kaçınca yine Zero Sahnesi’nde Can Bonomo‘ya biraz baktık. Herkes çok eğleniyordu. Kimse yerinde duramıyor konserde aynı şekilde Can ve ekibin geri kalanı da yerinde duramıyor. Sahnede deli oldukları bir gerçek. Ama sevdiğim birkaç parçası dışında o kadar uzağım ki aslında müziğe, kendimi çok eğlenen insanları rahatsız eden teyze gibi hissedip uzaklaştım olay yerinden.
Zero Sahnesi’nde son izlediğim konser ise La Roux oldu. Daha önce izlediğimde çok beğenmiştim ama bu sefer insanın içini gıcık eden bir sound vardı. Fakat yine de müziği enerji vermedi değil. Madem enerji verdi diyerek bu sefer de Party Arena’ya giderek Dub FX ve Dearhead ile mini coştuk. Yalnız apaçi kaynıyordu onu n’apıcaz bilemiyorum…

2. GÜN
Ana Sahne…
İkinci gün Ana Sahne Rebel Moves ile açıldı. Öncesinde onlarla röportaj yaptım fakat çok daha öncesinde canlı yayına başladığımızdan pilim bitikti ve güneş altında pek duramadığımdan performanslarını kaçırdım.
Ardından Aylin Aslım sahne aldı ki bence 2. güne damgasını vuran performanslardan biriydi. Hatta en iyisi bile diyebilirim. Gerek sound gerek Aylin ve ekibinin sahnedeki duruşu, bizlerle iletişimi muhteşemdi. Albümü çok yeni olmasına ve Gezi olaylarından ötürü pek konser verememesine rağman dinleyici albüme hakimdi. Gulyabani de çıkardı sahneye 🙂
Ardından Primal Scream vardı ancak röportaj koşuşturmasından o kısmı kaçırdım.
Primal Scream ardından Within Temptation sahne aldı. 3 kez izliyorum onları ve bu izlediklerim içerisinde en iyisiydi diyebilirim. Bir müddettir kafamın içinde ‘Summertime Sadness’ çaldığını biraz olsun beni takip ediyorsanız farketmişsinizdir. İşte dün Within Temptation onu cover’ladı. Resmen 5 sn’de kendimi photopit’e atıp deliler gibi eşlik ettim tabii ki. Süper cover olmuş (adeta ilginç tesadüfler).

Delipek

Teoman‘ı merakla bekliyordum açıkcası. O kadar uzun zaman oldu ki izlemeyeli. Fakat bu kadar kötü bir perfomans beklemiyordum.  Müzikle sözler birbirine oturmuyor, arada sözler unutuluyor. Şanslı ki parçalarını herkes biliyor da o kısımlar ufak hasarlarla atlatılıyor. Ama hayal kırıklığına uğradığımı söylemek isterim zira kendi kendisinin kötü cover’ını yapan bir Teoman vardı karşımızda. 4. parçada kaçtım.
Jamiroquai‘ı daha önce kaçırmıştım. Öyle her şarkısına hakim olduğum, çığlıklar attığım bir isim değil ama çok eğleneceğime emindim. Zira bir an olsun yerimde duramadığım bir performansla karşılaştım. Her şey fazla mükemmeldi gerçi. Adeta plaktan çalınır gibi. Sanki canlı değil de kayıttan bir şeyler izliyor/dinliyorduk. Bazen ‘perfection’ da yoruyor insanı. Olsun, sonunda izleyebildiğime çok sevindim.
Tam ben bittim artık, ayakta duracak halim yok; eve dönmeye kesin niyetliyim hem ne de olsa Prodigy‘i izledim daha önce derken… Öyle olmadı Prodigy sahneye bir çıktı benim enerji yine tavan yaptı. Yerimde duramadığım bir gerçek. Her ne kadar VIP’den izlemiş olsam da, gözüm o kalabalığı yememiş olsa da harika bir final olduğu bir gerçek.
Zero Sahnesi…
İkinci gün Zero Sahnesi’nde yalnızca Melis Danişmend‘i izledim. Teoman ile aynı saatte sahne aldılar. Dediğim gibi 4. parçaydı ben daha fazla dayanamadım konsere ki zaten amacım yarısında Melis‘e geçmekti. Zira bilirsiniz, kaçırmam. Nasıl güzel bir konserdi Melis‘inki anlatamam. Epeydir büyük bir sahnede izlememiştim onu ve hatta en son yine Rock’n Coke olabilir. Çok daha fazla konser versin bence. Ki yeni sezonda birçok konseri olacağını söyledi.
Bu arada gün içinde Party Arena’da 123‘ü de izledim. Tam oraya gittiğimde ‘Again’e başlamış olmaları benim kendi çapımdaki batıl incançlarımda bir patlama noktasıydı. Güne öyle başlamış olmak yüzümden tebessümü eksik etmedi. Gerçi ben hep gülüyorum o da ayrı mesele. Bu arada konserde yeni bir Türkçe parçalarına da yer verdiler. Ben çok beğendim. Yeni albümlerini heyecanla bekliyorum.

Notcuklar…

  • Festivale giriş sorunsuzdu. Yemek alanlarındaki artış yeme-içme işini epey rahatlatmış.
  • Alanın genişlemiş olması, 2. sahenin (Zero Sahnesi) büyümüş olması filan da güzel gelişmelerdi.
  • “Her Yer Taksim, Her Yer Direniş” ve “Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam” bizimleydi.
  • İlk gün akşam saatlerinde GPS’te yaşanan sıkıntı sonucu yaklaşık 2 saat kadar ne kartlarla harcama yapabildik ne de kartlara para yükleyebilidik. Rezlaet ötesi bir durumdu. Arkadaşım açlıktan gerçekten bayılmak üzereydi. Ettikleri tek müdahale ise bira satışının o süre boyunca ücretsiz olması oldu. Bir B planlarının olmaması inanılır gibi değil. Kasa sıralarını görmeliydiniz.
  • İlkgün tek bir yerden birden fazla içki fişi alırsan ancak oradan içki almaya devam edebiliyordun. Yani “A noktasında hazır sıraya girmişken alayım da B noktasında rahat ederim” olayı yoktu. İkinci gün sadece içebileceğin kadar fiş alabiliyordun. Alayım da sonra kullanayım yok. Gariplerdi.
  • VIP’de ilk gün bir sorun yaşamazken ikinci gün “içeride çok fazla sayıda ünlü” olduğu ve benim de basın olduğum gerekçesi ile beni içeri almadılar. Ben böyle gülünesi tavır görmedim. Öyle bir noktaya konuya, duruma, insanlara hakim kişileri yerleştirmek gerekir bence. Biraz sonra bilekliğim geldi o ayrı ama cidden komik.
  • Yine de genel olarak çalışan herkes çok kibardı.
  • Bence biraz daha gölge alan yaratılmalı. Bu her festival için geçerli. Hava 165 dereceyken ve kaçacak yerin yokken büyük dram yaşabiliyorsun. Ben şanslıyım ki var ama olmadığı an dayanılacak gibi değil.
  • Sanki yıllardır oturmuş bir şeyler vardı da bu festival birkaç adım daha geriye gitti gibi geldi bana. Evet çok güzel gelişmeler de var yazdığım gibi ama genele bakınca da bir gerileme var sanki. Ya da varolan şey benim uykum, bilemiyorum.

Diyorum ya müzik güzel şey 🙂

Advertisements

One thought on “7-8.9.2013 – ROCK’N COKE 2013

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s