2014 DİLEKLERİ

Dilek dilemenin ne kadar saçma olduğunu anlayacak yaşa geldim sanırım. Şaka şaka 🙂 Ben her yeni güne dileklerle başlayan bir insanım. Özü hep iyilik, güzellik, mutluluk.
Bir şey dilemekten bir zarar geldiğini görmedim bugüne kadar ve hatta dilememekten geliyor olabilir. O sebeple ben ben olayım, siz de siz olun ve sonsuz dileklerde bulunun. Geçen yıl Hendrick’s’e teşekkür etmişim yazımı yazarken. Bu yıl da teşekkürümü tamamen yeşil çayıma yolluyorum.

Hep tekrar etsin istediklerim…
– Oncelikle herkesin saglikli ve mutlu olmasi. Susu’nun daha da saglikli olmasi hatta. (Evet, Susu’yu ayırıyorum)
– Sevdiklerimin mutlu olmasi (baskalari da olsun tabii, herkes olsun)
– Hayatimi guzel kilan seylerin bozulmamasi. En zoru bu sanirim ki geçen yil ne kadar zor oldugunu daha net gorürken bu yıl abarttığım kadar da zor olmadığını görmüş oldum. Bakalım seneye ne göreceğim 😉

Ve dilekler…
– Birtakım yarım bıraktığım ya da hala yetmediğini düşündüğüm eğitimlere devam etsem mesela.
– Bu sene de hiçbir yere gidemedim iyi mi? Bir tek Belgrad’a gittim ki o da çok spontane oldu. Yine dilemeye devam ediyorum o yüzden. Muhtemelen yaşadığım sürece de bitmeyecek bu istek. Çünkü ben aslında dünyayı gezmek istiyorum. Şaşıtıcı bir istek olmasa gerek? Birçok insan gibi 🙂
– Spora devam!
– Ve tabii “Music is my life!” beni her türlü ayakta tutan yegane şey bile olabilir. Anlatamadığım, dillendiremedğim ne varsa sağ olsun birileri düşünmüş şarkı yapmış. Ben de dinleyip dinleyip “hah işte ondan” diyorum. Ne de güzel yeni albümler dinledim hem… Kings of Leon, Placebo, Manic Street Preachers, Motörhead, Melis, Koray, Aylin ve niceleri. İşte yeni yılda da bir sürü güzel müzik olsun hayatımda. Müzik ve müziksever insanlar.
– Tabii ki yeni yaşıma güzel girmek! Özel bir şeye gerek yok da güzel bir şeye kesinlikle gerek var. Tek başıma bile olsam güzel olması lazım yani o şekil bir şeyden bahsediyorum.
– Yine gitmeyi diliyorum elbet. Gitme dürtüsü içimde oldukça da olduğum yere beni bağlayacak şeyleri hayatıma almayayım diyorum. Ama o öyle demekle olmuyor bazen.
– Geçen yıl “En önemlisi de mutlu ve sağlıklı bir yıl diliyorum. Bir de heyecanlı olsun.” demişim. Heyecanı dilerken birkaç kere düşündüm mü acaba? Cidden heyecan dolu bir yıldı. 2013 hep hatırlanacak tarafımdan. 

– Bir de yazmamın mümkün olmadığı bir şey diliyorum en içteninden. Ama olur da bu dileğim gerçekleşirse “son madde oydu” açıklaması yaparım 😉

Yılın Dersi…
Hiçbir hayal kurmadan, hiçbir beklentim olmadan, açıkcası bunları da pek düşünmek istemeyerek girdim 2013’e. “Go with the flow” dedim kendime. Öyle de yaptım. Önyargılarımı, ‘asla’larımı bir kenara bıraktım. Zaten bırakmıştım da bu sefer üstüne kilit de vurdum “bir durun bakalım” dedim.  Şöyle bir geri dönüp “iyi mi yaptım acaba?” diye kendime sorduğumda “kesinlikle iyi yapmışım.” diyorum. 
İnsanları kırmadım bu sene (galiba) ama zaman zaman kendimi kırdığım oldu. İnsan kendini kırınca, muhasebesi bir başkasını kırmaktan bambaşka oluyor. Hatta o noktada kendini azar azar sevmeyi bile öğreniyorsun.
Ölüm, evlilik, ileride tarih kitaplarına geçecek seviyede bir direniş, arkadaşlık, sevgi, aşk, az gözyaşı ve bol kahkaha dolu bir sene oldu.
Rol yapmayı öğrendim ben bu sene. Kendi standartlarımın en iyi sahte gülümsemesini buldum. Cidddiye almayı bıraktım bazı insanları. Susmayı öğrendim ama öğrenmez olaydım o da ayrı. Nefret ettiğim acıma duygusunun bazen ne kadar yerli olduğunu gördüm. Cidden bir takım insanlara pis pis acıdım acizlikleri karşısında. Kahkaha atmayı yeniden keşfettim. Ya şaka maka ne gülücük yaptı bu sene. ‘Çok’tan kaçtım ama ‘az ve öz’ yeni insanlarla tanıştım hatta tam üç kişi. Üçünü de çok sevdim. İyi ki hayatıma misafir oldular. Misafir diyorum çünkü kimsenin sonsuzluğuna inanmıyorum.
Soramadığım çok fazla sorunun olduğu bir yıl oldu 2013. Bazen bir soru oluyor da soramıyorsun ya işte onun iç sıkıntısı hiçbir şeyde yok. O sonra içinde büyüyor, büyüyor, büyüyor ve boom!
“Çok iyiyiz yaaa” dediğim bir yıl oldu. Çok iyiydik gerçekten. 
Olmayacak şeylere kapıldığım dönemler oldu 2013’te. Ve tam kaçarken yakalandığım bir yıl oldu. İyi ki yakalanmışım o da ayrı. Anılar biriktiriyoruz işte.
Aklınıza gelebilecek her türlü irili ufaklı aksiliklerin öbek öbek beni bulduğu günler oldu. Yani 24 saat içinde bıçaklı bir adamın paramı almasının ardından, arabama çarpılması üstüne düşürüp iPad’imi kırmak gibi. Bir çeşit komedi filmi tadında bütün aksilikler ve benim suratımda sürekli bir şaşkınlık bir “yok artık”çılık. Ama ara ara bu olaylar karşısında Japon çizgifilm karakterleri gibi ağlamadım dersem de yalan olur 🙂
Falan filan 🙂
Seni çok ama çok güzel hatırlayacağım 2013.

Ve thanks to Zeynep, Zeynep, Elif, Deniz, Sinem.

 


Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s