CEYHUN YILMAZ

woow_mrt15_020_ceyhun-yilmaz-1“Sosyal medya kullanımı yalnızlıktan ibarettir.”

 Bebek’teyim. Hava sabahtan beri karanlık, haberler daha da karanlık. Yutkunuyorum, “bunlar da geçecek”. Oturuyoruz ve kısa bir süre önce beşinci kitabı “Yalnızsam Düzelt”i çıkaran Ceyhun Yılmaz’la radyo programından, kitabına, sosyal medyadan, kadınlara uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştiriyoruz.

 Öncelikle radyo programından başlayalım. Özellikle interaktif oluşu günümüz için çok önemli.

İnsanlar 15. yüzyıldan sonra birbirlerinin varlığından haberdar olmuşlar. Nasıl olmuşlar? Johannes Gutenberg’in matbaasıyla. Matbaa çıkmış ve insanlar birbirlerinin var olduğunu; aynılıklarını ve farklılıklarını anlamışlar. Yıllar içerisinde önce duysal olarak ardından da görsel olarak ilerlemiş konu. Ardından telefonun, televizyonun ve internetin mobili geldi. Yani her iletişim aracı önce doğdu sonra mobil oldu. Sonuncusu ise hepsini kapsadı yani şu anda röportajımızı kaydeden telefondan bahsediyorum. Ona ‘telefon’ dememiz telefona büyük bir kıyak bence. Onun özelliklerinden sadece bir tanesi telefon. Aslında çok gelişmiş bir kitle iletişim aracı. Biz bir yayıncıyız, eğer radyoysa dönemin revaçta iletişim aracı ona hakim olacaktık, televizyonsa televizyona, internetse internete. Ve şu an tabii ki internet.

Her ne kadar hala dinleyememiş olsam da Twitter’dan seni takip ettiğim için dinliyor kadar oluyorum programı… Biraz programdan bahsedelim, özellikle PACYA kısmı.

Eski dünyanın yani ana akım medyanın içindeki radyoyu; yeni nesil medya dediğimiz sosyal medya ile entegrasyonunu sağladım. Ben bu ikisinin arasında bir köprü kurabilirim çünkü ikisinin de üyesiyim. Çok şükür eski dünyada bir hatrım varmış ki yeni dünya ile köprü kurabildim. Bunu şöyle yaptım, 18:00’de radyo programı başlıyor, 18:20’de reklam giriyor ve 4 ile 5 dakika boyunca reklam dinliyor insanlar ardından yayına geri dönüyoruz. O reklam arasında ben Twitter, Facebook ve Instagram kullanan, yani sosyal medya kullananların bildiği bir linkten reklam boyunca yayın yapıyorum. Reklam bitince yayına dönüyor bir sonraki reklamda tekrar yan yayına geçiyorum. Dönemin konjonktürel tabiri ile ‘paralel’ bir yayın yapıyorum, PACYA (Perde Arkası Canlı Yayın Arası)

Bu kadar sosyal medyadan yararlanırken ve aktif kullanırken yaşadığın zorluklar da oluyor mu diye sormak isterim.

Tabii ki. Hemen gelelim oraya, mahalle baskısı. Bu röportajı yaptığımız gün Berkin Elvan’ın vefat ettiği haberi geldi. Ben Berkin’in vefatı ile ilgilenmeseydim eğer “Hadi Berkin Elvan’ı yazsana” diyeceklerdi. Bugün sabahtan şu ana kadar ki saat 17:00 civarı, yedi saattir Berkin Elvan’dan başka paylaşımda bulunmamışım. Yani “bahsetsene!” diyecek olanlar susmuş. Ama diğerleri… Mesela sabahtan beri okuduklarım cevap olsun sana, “Polisler de öldü niye polisleri yazmadın?”, “Suriye’de çocuklar ölüyor onu nie yazmıyorsun?”, “Senin Berkin Elvan dediğin teröristti, yüzü bağlıydı.”, “Susuyoruz ama elimizde sapanla fotoğrafları var” şeklinde yazanlar var ve bir kaç tanesinin screenshot’ını aldım.

Bu mahalle baskısı dediğin durumun seni durdurduğu noktalar oldu mu?

Vicdanımı rahatlatıyorsa doğrudur, vicdanımı sızlatıyorsa yanlıştır. Ben bu vicdanı ailemden öğrendim. Onlar iyi insanlar ve bana yanlış bir şey öğrettiklerini zannetmiyorum. Ve Berkin Elvan öldürülmüşse, Alevi mi değil mi Yahudi mi değil mi, Türk mi değil mi diye bakmadan üzülebiliyorum. Veya Mustafa Sarıgül birine yumruk atmışsa, Mustafa Sarıgül ya da Kadir Topbaş mı yumruğu atan diye bakmıyorum. Çok da mutluyum yumruğu atan kişiye göre tavrım değişmediği için. Bu arada şunu da ekleyeyim, ben o haberde yumruk filan görmedim, bakıyorum hala göremiyorum yani onu da söyleyeyim.

Gelelim “Yalnızsam Düzelt”e. Aslında bu kitap da sosyal medyanın bir yansıması.

Bugüne kadar dört şiir kitabı yazdım. “Ben Sana Yanarken Şimdi Sen Kim Bilir Nerede Üşüyorsun”, “Kasım’ın Bıçak Yarası”, “İkinci El Yalnızlık” ve “Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen”. “Sensiz Harfler” ise diğer kitapların hepsinden oluşuyor ve her kitap başına bir yeni şiir ile çıkmıştı. Şu an ilk röportajını yaptığımız “Yalnızsam Düzelt” beşinci şiir kitabım. Diğerlerinden farkı ise şiirler 140 karakter, galiba bu her şeyi açıklıyor.

Sosyal medyanın yansıması dediğim şey de bu noktaydı.

Sosyal medya kullanımı yalnızlıktan ibarettir. Bir insan evli olduğu halde sosyal medyayı yoğun kullanabilir, beni yanlış anlamasınlar ama sosyal medyayı kullandıkları an itibariyle ikinci bir şeyle dahi ilgilenemedikleri için sosyal medya bir şart gerektiriyor; yalnızlık. Ya tuvalette olmalısın, ya yalnız olmalısın ya da o yanındaki kişi susabildiğin yakın bir arkadaşın olmalı, yakın arkadaşlar saatlerce susabilirler çünkü. Ya da kardeşindir, eşindir, ilişkinizin boyutu derindir. Ama bunlar değilse yalnızsınızdır.

Diğer yandan kendi bildiğini bir başkası bilmiyorsa düzeltmek için çırpınan bir milletiz. Eğer sen benden daha az şey biliyorsan hemen düzeltmek isterim. Karaktere göre nezaketle, karaktere gore kendi bildiğini kırbaç yaparak. İşte bu ‘yalnızlık’la bu ‘düzeltme’ istediğini yanlışları düzeltmekten yalnızlığı düzeltmeye çeviren metaforik bir anlatımla “Yalnızsam Düzelt” dedim kitabın ismine.

Kitap 8 Mart’ta çıktı, Dünya Kadınlar Günü’nde. Özellikle mi seçtin bu tarihi?

Yayın evi seçti bu tarihi. Ama benim kadınlarla ilgili bir derdim var önce onu söyleyeyim. Ben kadınlar arasında büyüdüm. Birçok erkeğin hatırası olmayacak sahneler aklımda. Kadınların sohbetine şahit oldum. Annemin en yakın arkadaşı dul bir kadındı. Başından tecrübeler geçmiş kadın çok kıymetlidir. Bana çok şey öğretti annemle sohbetleri. Selam olsun Saniye Abla’ya. Yanlarında istemesem de erkeklerden ne beklediklerini anladım. Bekledikleri şeyler o kadar basitti ki, sadece anlaşılmak istediler. Bir kız kardeşle büyüdüm, ablam Ceyda. İlgilendiği şeyler o kadar saçmaydı ki “Neden bu kadar yoruluyor bunlarla?” diyordum. Ama sonra bir kadının onlarla yoruluyor olacağı ihtimali hep aklımda oldu. Bu röportajı okuyan insanlar çok garip bir saptamayla karşı karşıya kalacaklar. Bu anlattıklarımdan dolayı kadınları çok iyi anlayabildiğim ve kadınlarla ilgili harika şeyler öğrendiğim sonucu çıkacaksa hemen bu hevesleri kursaklarında bırakayım.

Evet, bu kadar anlattıkların sonunda ben de onu soracaktım. Ne öğrendin? 🙂

Yalnızım (gülüyor).

Çok iyi anlamak da kötü olsa gerek?

Çok. Çünkü sizlere yaklaşmak ve yaşamak için bazı şeyleri söylememek gerektiğini biliyorum. Ama onları söylemezsem üzüleceğinizi de biliyorum.

Biz bu röportajı yaptığımızda kitap çıkalı üç gün oldu. Aldığın tepkiler ne yönde?

2012 Aralık’ta ilk tweet’imi attım, 2014 yılbaşına kadar olan bölümden oluşuyor kitap. Daha önce Bernard Shaw – “Gülen Düşünceler”, Oscar Wilde – “Tutkular, Acılar, Gülümseyen Değişler” okuduysan onun tarzında bir kitap. Yani çıkarımları dört beş satırla anlatabilen bir kitap. Durup durup, ara ara okunacaklardan, alıp sabaha kadar okunacaklardan değil. Yan kitap diyoruz bunlara. Kitap 5.000 basıldı ve çıktığı gün bitti. Tam bununla övünecekken kitapçıların iki üç tane istediğini anladık. Çünkü kitaplar bir depoda, gerçeklikte saklanıyor ve her kitapta “Çıktı mı? Gönder 250 tane.” diyemiyorlar. İnanmadıkları kitaplardan bir kaç tane istiyorlar. Maalesef beşinci kitap olmasına rağmen bu da inanmadıkları kitaplardan olmuş. İlk çıkan şiir kitabının ne kadar sattığı Hz. Google’da yazarken yine de korkup iki üç tane istemişler. Yani piyasada yokuz şu an ama sebebi çok satmasından değil az satmasından maalesef. Bunu da söylemek zorundayım kusura bakmasınlar. İnsanın beğenmediğini söylemesi bi yorgunluktur. O yorgunluğu göze alacak kadar beğenmeyen çıkmadı henüz diyelim. Eleştiri de olur ve nezaketle beraber gelirse tadından yenmez. Bu röportajı okuyanlar kitapa eleştirel bir gözle baksınlar bana söyleyecekleri bir şey varsa bunu duymaktan gurur duyarım.

Mart 2014 / Mono


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s