GECE

geceSon yıllara baktığımızda çıkan en iyi gruplardan biri kesinlikle Gece. Gerek duruşları, gerek yaptıkları müzik birçok kişinin arasından sıyrılıyor. “İyi Niyetli Bir Gün” adını verdikleri yeni albümleri Mayıs ayında çıkacak ama dedim ki sizlere bir ısınma turu röportajı olsun. Kıskandırmak (!) gibi olmasın ama çıkacak yeni kliplerini izledim, iki de yeni parça dinledim. Şunu söylemeliyim ki çok güzel bir şey geliyor. Gelin o zaman, bir de bakalım onlar ne diyor?

Geçen Mayıs’tan beri ve hatta daha da öncesinden beri albüm üzerine çalışıyorsunuz. Ve yavaş yavaş geldik yine bir Mayıs ayına. Albüm çıkıyor. Neler yaptınız bu süreçte?

Can: Aslında biz albümün kaydını bitimiştik ve geçtiğimiz Kasım başında çıkaracaktık. Albümün bu tariha sarkmasının temel sebebi ülkenin durumu oldu. Biz de bir şey yayınlamak istemedik. Kimsenin müzik kanallarına baktığı ya da müzikle ilgilenecek hali yoktu. Haliyle bizim de heyecanımız yoktu ve biraz doğru bir zamanı beklemek istedik. Çünkü çok uzun süre emek verilen bir şeyi doğru bir zamanda yayınlamak istiyorsunuz. Ama öncesinde ‘Yanımda Kal’ klibini yayınladık, öyle bir formül bulduk. Şimdi de Mayıs’ta albüm geliyor. Havaların da güzel olmasıyla insanların müzik dinleme isteklerinin de arttığını düşünüyoruz.

Erdem: İçimizden gelmedi tabii o dönemde bir albüm çıkarmak, eğlenceli klipler çekmek.

‘Yanımda Kal’a nasıl tepkiler aldınız?

Can: Klibi Gönenç Uyanık çekti. Televizyonlarda ve radyolarda popüler olması adına zor ve gıcık bir şarkı düzenleme olarak ‘Yanımda Kal’. Plak şirketleri ve sanatçılar genelde daha kolay anlaşılabilecek şarkılarla çıkarlar ki hemen reaksiyon alabilsinler. Ama çok sevdiğimiz bir şarkıydı ve yeni yaptığımız şeylere güzel referanslar veriyordu. Müziğimizi takip eden insanlardan güzel tepkiler aldık konserlerde çaldığımızda da. İlk defa bu albümde kişisel olarak en çok sevdiğimiz şarkılara klip çekerek ilerliyoruz.

Erdem: Bence de güzel bir sıralama oldu. ‘Yanımda Kal’ albümü özetleyen bir şarkı. Albüme dair güzel ip uçları veriyor. Bakalım…

Bana iki yeni parça dinlettiniz. Bir de yeni çıkacak klibiniz ‘Derbeder’i dinlemil oldum. Ben nasıl bir albüm geleceğini görmüş oldum ve beklediğimize değecek diye düşünüyorum. Dinleyici ne ile karşılaşacak bir de sizden dinleyelim.

Erdem: Albümümüzün sound yelpazesi ve şarkıların tavrı bakıbından geniş bir durum var. Bizim için de çok önceden kestiremediğimiz ve paylaştığımız zaman geri dönüşünü merakla beklediğimiz bir albüm. Şarkılar ortak bir duygu barındırıyorlar ama yapıları çok farklı.

Can: İlk albüm ile ikince albüme referans veriyor. Hem ilk albümün punk halini barındırıyor hem de ikinci albümde öğrendiğimiz şeyleri yansıtabildiğimiz bir albüm oldu. Sert olan şarkılar iki albümden de daha sert, yumuşak olan şarkıları iki albümden de daha yumuşak. Bir de teknik olarak kaydettiğimiz en iyi albüm çünkü stüdyo kullanmayı daha iyi öğrendik. Babajım’da yaptık kayıtları. Birazını da Marjandiz’de. Dinleyiciler sevecekler, sevmeyecekler tabii ona bir şey diyemiyoruz ama dediğim gibi şu ana kadar teknik olarak kaydettiğimiz en iyi albüm.

Erdem: Evet çok özendik ama çeşitli aksaklıklar da yaşanmadı değil. Akustik gitar ve bas gitar kayıtlarını bitirdikten sonra sıfırdan tekrar kaydetmemiz gerekti.

Can: Biz albümü bemol kaydetmeye karar verdik hikaye aslında o. Standart tune’da değil, her şey yarım ses daha pes’ti, onunla ilgili sıkıntılar yaşadık.

Sonra normala dönüş mü?

Can: Hayır, dönmedik. İnatla denedik ve başardık. Ama düşündüğümüzden daha zor bir şeymiş.

Erdem: Evet, çok fikrimiz yoktu bu konuda. Ama Harun (Tekin) olsun, Koray (Candemir) olsun zamanında yaşadıkları sıkıntıları paylaştılar.

Ama siz böyle yapınca ve bunun üzerine şarkılar çıkıp insanlar internetten tab’leri bulup çalmak istediklerinde zorluyorsunuz? 🙂

Can: Bu da Harun’un “Anadolu’daki çocuklar bu şarkıları çalamayacaklar” demesine ek oldu 🙂 O yüzden gitarlarımızı yarım ses bemol’e alıyor ve çalıyoruz 🙂

Yeni video şarkınız hariç ‘Zamanın Ruhu’ ve ‘Uyandım’ şarkılarını dinledim az önce. Bunların ikisinin de Gezi dönemini anlattığını söylediniz. Artık tekrar tekrar bu konuya dönmek istemiyorum ama o günlerde beraberdik burada. Siz de tam stüdyoydu, evde provaydı koşturuyordunuz. Bu iki şarkı o zaman mı ortaya çıktı yoksa vardı da ithaf mı ediyorsunuz?

Erdem: O zaman çıktı. Can’ların evinde prova yapıyorduk. Hergün Gezi Parkı’nın orada metrodan inip Can’lara yürüyordum, güzergah o yani. O yüzden sinirler laçka olmuştu. Bir gün bir buluştuk ki Can yapmış şarkıları. İki şarkıda aşağı yukarı bu şekilde oldu.

Can: Evet, aynı zamanlarda çıktı. Sonuçta hepimiz buralarda çok fazla vakit geçiriyoruz, Eren’le o zaman birlikte yaşıyorduk. Ve her şey evimizin sokağında, gözümüzün önünde oluyordu. Şarkı yapmak için başka konumuz olamazdı. Sabah bununla kalkıp akşam bununla yatıyorduk. Prova yapıyorduk, sokağa çıkıp parka gidiyorduk sonra dönüp yine prova. Gezi olayları bizim albüme hazırlandığımız o dönemde tam olarak albümün içinden geçmiş oldu. Bizi ekstradan yordu, bütün planlarımızı değiştirmek zorunda kaldık ama bir yandan da böyle şarkılar yazdırdı bize. Gezi’nin çok hatırlatılması gereken bir şey olduğuna inanıyoruz. Üzerinden biraz daha zaman geçtiğinde çok daha iyi anlamlandırılabileceğine inanıyorum.

Genelde “Gezi’yi anlatan şarkı” diyince çok kör göze parmak şeklinde oluyor. Örneklerini gördük. Ama bu iki şarkı hiç öyle olmamış eminim albüm çıktığında dinleyici de aynı tepkiyi verecek.

Erdem: Evet, “Hadi Gezi şarkısı yapalım” diye yola çıkmadığımız için haklısın.

Can: Bir şeyin propagandasını yapmak ya da çiğ bir şekilde bağırmak istemeyiz. Her şeyden önemlisi bunların şarkı olarak iyi olması. Çok samimi bir şekilde bu konuyla ilgili öfkemizi kendimizce anlatmaya çalıştık. Bence bunu herkesin yapması gerekiyor. Bir etki yaratsın diye değil ama eğer bir rock grubuysan ve senin ülkende böyle olaylar oluyor ve buna sessiz kalıyorsan, grubu dağıt ve git evine başka bir iş yap. Böyle bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyorduk ve yaptık.

Sohbetlerimizde her zaman bol bol Harun ve bol bol Koray geçiyor. Biliyorum ki ilk çıktığınızdan beri de inanılmaz destekçiniz onlar. Bu destek zamanla dostluğa dönüştü. Eminim ki tanımadığınız dönemde de müziklerini dinlediğiniz isimlerdi. Şu an etkileri ne üzerinizde? Sadece müzikal değil, müziğe bakış açısı olarak da?

Can: Biz aslında kendimizi dönem dönem yalnız hisseden bir grubuz günümüz rock müzik dünyasında. O yüzden etrafımızda bizden daha önce bu işi yapmaya başlamış ve bize ilham vermiş insanlar yakaladığımız zaman etrafımızda güzel oluyor. Harun da Koray da bu piyasanın çok farklı dönemlerinde çok farklı tecrübeler yaşamış isimler. O yüzden bize hep iyi geldiler ve destek oldular. Bizim yapmak istediğimiz şeye onlar inanıyorlardı. Aslında müzik üzerinden başlayan iletişimimiz tamamen arkadaşlığa döndü. Karşılıklı olarak da her konuda birbirimize destek oluyoruz. Zaten Türkiye’de rock grubu filan, müzik yaparkan insanın akli dengesini koruması zaten çok zor olduğu için insanlar kenetleniyorlar ve birbirlerine sahip çıkıyorlar.

Yıllardır yaptığım gözlemi söyleyeyim, daha eski gruplar daha yeni gruplara destek olmak yerine daha çok sırt dönme eğiliminde. O bağlamda Harun’un ve Koray’ın bu desteği duygusal kardan başka bir şey değil ki inanılmaz güzel bir şey. Keza Sakin (maalsef yoklar artık) ve Meriva da aynı desteği görmüştü.

Can: Evet, dün gece Harun’la şunu konuşuyorduk; biz, Sakin ve Yasemin Mori aynı anda albüm çıkarmıştık. Şimdi müzik piyasasında yapılan işlere bakıyoruz da, üç tane indie rock yapan insanın albümü yayınlanmıyor. O sebeple biz de arabesk rock’a dönmemiş ve biraz aklı başında işler yapan herkesi destekliyoruz. Mesela Meriva son dönemde çıkan ve güzel tınlayan gruplardan bir tanesi.

Meriva ile tanıştığımda sizinle ilk tanıştığımdaki dönemi hissettim ben de. “Aha bir tane daha geliyor!” demiştim.

Erdem: Evet, biz de kendi aramızda aynısını konuşmuştuk.

Albümde kimlerin ufak tefek doknuşları var?

Can: Albüme katkısı olan çok insan var. Efe Bahadır var, çok yakın arkadaşımız. Bir önceki albümün prodüktörlüğünü tamamen kendimiz yapmıştık. Bu albümde Efe de beşinci bir elemanımız gibi bizimleydi ve prodüktörlük yaptı. Harun ve Koray’la birebirde her zaman fikir alışverişim var. “Bir şarkı yaptım abi, dinlesene” ile başlayan ve evde herkesin eline gitar alıp sabaha kadar birbirine yaptığı şeyleri çaldığı durumlar oluyor. Volkan Gürkan var kayıtlarımızı alan. O da grubun bir elemanı gibi oldu artık, iki albümdür çalışıyoruz. Yeri geliyor bizden daha çok sahipleniyor, çok titiz. Bir de gerçekten Sony Music’in çok emeği var çünkü bizi gerçekten serbest bırakıyorlar. Onlara teşekkür etmemiz lazım çünkü bizim ne yapmayacağımızı çok iyi biliyorlar. Yapmak istemeyeceğimiz hiçbir şeyi yaptırmak gibi bir beklentileri yok yani. Şemsettin Bey (Göktaş) çok kafa bir adam. Gerçekten arkadaşın gibi konuabiliyorsun. Albüm kapağını Pelin Kırca yaptı o da çok güzel oldu. En çok içimize sinen albüm kapağı oldu.

Bir yandan konserlere de devam ediyorsunuz. Yakın konserleriniz neler?

Can: 17 Nisan’da Kadıköy Sahne var. 30 Nisan’da da İzmir var ve ardından da albüm çıkıyor.

Lansman tarihi belli değil sanırım?

Can: Değil ama çok güzel planlarımız var, çok çılgın bir şeyler yapacağız. Kafamızda bir takım set-up’lar var, onları yapabilirsek çok partili, eğlenceli olacak.

Nisan 2014 / Mono

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s