ONE LOVE FESTİVAL 2014 – 1. GÜN

Yıllardır One Love‘a giderim. Sevdiğim, keyif aldığım festivallerdendir. Bu sefer sadece ilk gününe gidebildim ama yine müzik dolu güzel (problemelere de değineceğim) bir festival/gün geçirdim. Aslında planım Gece‘nin sahne aldığı saatte gitmekti çünkü çok uzun zamandır izlemedim onları ama maalesef ki geç aşırı geç kaldık Mededi ile ve Büyük Ev Ablukada‘nın sahneden inişine denk geldik. Mini bir alan turunun ardından Redd ile güne başladık.

Redd…
Redd‘in birçok konserine giderim. Tabii daha çok Jolly Joker gibi, Bronx gibi mekanlarda izleme şansımız oluyor. Sanırım Goldfest onları büyük bir sahnede izlediğim ilk konserdi ya da değil miydi? Bilemedim. Goldfest’te seste (genel olarak olmasa da en azından Redd‘de) büyük sıkıntı vardı bence. Ama bu sefer ses çok güzeldi. Sahnede aşırı hareketli bir grup olmamalarına rağmen sahneyi dolduruyorlar. Hatta sanırım onları bu şekilde büyük bir sahnede izlemek çok daha keyifli oluyor. Berke (gitar) cool olmanın ötesine geçiyor sahnede, buna hep beraber hem fikiriz. Berke (davul) izlemesi ayrı keyifli insanlardan zira abartılı olmayan türlü numalarla hem müziğin içinde hem de mini bi show söz konusu. Peki ya Doğan‘ın pembe ceketi? Şaka şaka, güzel 🙂 Yakın zamanda bir İstanbul konserleri olmayacağını düşünecek olursak kaçırmamak güzel oldu.

Oh Land…
Bundan 2 yıl kadar önce Mono Fest için Solar Beach’e gelmişti Oh Land. Ben apandisit ameliyatından çıkalı 5 gün olmuştu ve elimde mikrofon, festivali sunmuştum Dream Tv için. İşte o günkü en büyük motivasyonlarımdan biri Oh Land‘di. ‘Wolf & I’ ve ‘Perfection’ ile kalbimi fethetmişleridi çünkü. Fakat aşırı ağrımdan son anonsu alıp minderlere yığıllmıştım. Neyse ya amma uzun anlattım! One Love‘da güzel güzel izledim Oh Land‘i. Hatta en heyecanlandığım isim de kendisiydi. Güzelim uzun sarı saçlar gitmiş yerine kısa mavi saçlar gelmiş ama olsun performansıyla, sesiyle yine büyüledi Nanna Øland. Bence yine gelsinler ama fetivale filan değil tek başlarına gelsinler. Şöyle Garaj İstanbul filan mesela.

Mogwai…
Mogwai konusunda otorite sayılmam. Bana bir parça ismi söyle deseniz “eee ööö höbööö” filan yapabilirim. Ama müziklerinin büyülü olduğu bir gerçek. İnsan konser esnasında her bir enstrümanı tek tek duyup her bir notayı hissedebiliyor. Diyorum ya, büyülü işte. Daha önce izlediğimde de benzer duygulara kapılmıştım. Evde oturup dinliyor muyum? No. Tek başlarına gelseler gider miydim? Her seferinde bu hissi unuttuğum için muhtemelen yine No. Ama bunu kendime hatırlatıp giderim belki.

Basement Jaxx
Ben hayatımda böyle saçma şey izlemedim! Beni tanıyanlar buradaki ‘saçma’nın ‘ultra güzel’ manasına geldiğini anlayacaklardır. Temposu hiç düşmeyen müzik, zenci sesinin mükemmelliği, kalabalığın coşkusu derken zaten aç ve minimal bira ile açlıktan sarhoş olan ben iyice sapıttım. Zıp zıp bir şekilde konseri izledim. Müthişti cidden. Basement Jaxx bitmeden çıktık zira sonrasında dönüş bir işkenceye dönüşebiliyor.

Gelelim One Love’ın negatif taraflarına.

  • Festivalde satılan biralar 33’lük ve 50’lik olarak ikiye ayrılmış. Mededi’ye ve kendime 2 adet 50’lik bira istedim. 33’lük verdikleri için 50’lik istediğimi vurguladım. Aldığım cevap “50’lik bardağımız yok” oldu. “O zaman 3 tane 33’lük vermelisiniz” dedim ki gayet mantıklı. Neyse bir sonraki bira alışımızda bir başka barda “50’lik bardağınız var ise 50’lik 2 adet Bomonti rica ediyorum” dedim. “50’lik bardağımız yok ama 33’lüğü ağzına kadar doldurunca 40’a yakın olur” cevabını aldım. Diyeceğim şu ki; madem bardağınız yok ve 50’lik istenince de 33’lük veriyorsunuz o birayı satmayın. Tek fiyat ve 33’lük yapın. Gerçekten bu kadar saçma bir şey görmedim.
  • Bir diğer şey de yemek alanının manasız uzak oluşuydu. Bugüne kadar daha önceki One Love’larında bir kısmı olmak üzere birçok festivale gittim Parkorman’da ve yemek alanı hiçbir zaman ana alandan uzak olmamıştır. Fakat bu sefer Ağaç Ev sonrası çok uzun bir yol yürüdükten sonra yemek alanına gidiliyordu ki bu da oldukça manasızdı. Yemek için insanları müzikten bu kadar uzaklaştırmanın saçma olduğunu düşünüyorum.

Bu ikisi bir kenara koyulacak olursa -ki koyulmamalı- One Love yine güzeldi. 2. gün Moderat’ı kaçırdığıma çok üzüldüm ama yapacak bir şey yok, bazen konserler kaçabiliyor. One Love’ın yıllardır devam ediyor olması mükemmel. Festivaller bitmesin, festivaller yıllarca devam etsin.

One good thing about music, when it hits you, you feel no pain.

Bob Marley

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s