İLİŞKİLER ÇIKMAZI

Bundan 2 yıl önce bir grup bekar kız iken şimdi neredeyse hiçbir bekar arkadaşı kalmayan yalnız bir kadınım (ya da kız çocuğu olayım, o daha güzel). Uzun yıllar ilişkisi olmuş bir insan olarak yanımda birinin olması ve geri kalanların yalnız olmasına çok alışkınım ama tam tersi cidden ilginç bir tecrübeymiş. Bu “ilginç tecrübe”yi negatif olarak almayın ama farklı bir konsept. Evlenip boşanandan, ikinci evliliğini gerçekleştirene, sevgilisini aldatandan, aldatılana, sevmeden birlikte olup, sevdiğini söyleyemeyene, delicesine aşık olanından, kaderine razı olanına kadar çeşitli duygu ve ilişki durumları inceleme şansım oluyor…
Yalnız olmayı çok seven ama bir o kadar sevmeyen biri olarak garip duygular içerisindeyim. Sanırım artık o babaannelerimizin anlattığı ömürlük aşklardan eser kalmamış. En azından ben görmüyorum ve bunu da kabullenmiş durumdayım. İlişkinin de kendine has bir ömrü var evlen ya da evlenme, bir süre sonra ömrünü dolduruyor ve bitiyor. Ve fakat bu de “Nerede yanlış yapıyoruz?” diye sorgulamama sebebiyet veriyor.

Misal ben kendimce ince eleyip sık dokuyorum. Neyi eliyor ve neyi dokuyorum bilmiyorum o da değişken ama yapıyorum işte. Ve sanırım esas çevremde gördüklerimden dolayı korkuyorum. Korkmak da tam doğru kelime değil ama sadece buna enerjim var mı bilmiyorum. Yaşadığım ve aleni olan ilişkilerim kadar sadece ben ve karşımdakine ait bir müddet süren ama olmayacağının daha başından belli olduğu, kopamadığımız ama kopmamız gerektiğini bildiğim/bildiğimiz şeyler de yaşadım… Bazen insanları kırmadan nasıl kaçacağımı bilemediklerim ve tabii bazen de “Neden olmuyor?” diye sorguladıklarım. Özellikle hayatımın tam 1 yılı (ki o 1 yıllık sürecin üzerinden de çok geçtiği için uzaktan bakabiliyorum) bunlardan çeşitli örneklerle dolu.

Ne güzel di mi?
“Ne güzel ya” diye mutlu olup sevindiğim ilişkilerdeki aldatmalara tanıklık ediyorum. Aslında ne güzel ne de özel yani… Sonra o insanlarla aynı masada oturup yemek yiyor, vakit geçiriyorum. Biliyorum ama bilmiyormuş gibi yapmak zorunda kalıyorum. Aldatana mı kızsam, aldatıldığını bilip bunu dile getirmeyene mi bilemiyorum… Aldatılıp bilmeyene mi üzülsem anları yaşadığım da oluyor. Ve neden o insanlar hala birlikte anlamaya çalışıyorum. Henüz anlayamadım gerçi. Kendileri için olmadığı bir gerçek. Sonra diyorum ki ne gerçek acaba hayatta?
Evli, evlenecek olan ya da bir ilişkiye yeni başlayan arkadaşlarımın en sık sorduğu sorulardan biridir bana “Sence beni aldatacak mı?” çok isterdim “Olur mu canım öyle şey?!” demek. Benim cevabım genelde “Bilmem, olabilir” oluyor. Çünkü gerçekten olabiliyor. Aldatmanın altındaki ana tema ne acaba?

Bayıldım buna 🙂

“Kendimi değerli hissetmek istiyorum”
Çok sevdiğim biri, bir gün gözleri dolu dolu bir halde “Kendimi değerli hissetmek istiyorum, ben elinden tutulmayacak adam mıyım?” demişti bana. Değildi de aslında. Birkaç gün bu söylediği şeyi düşündüm, üzüldüm… Sonra durup bir baktım da karşısına çıkan birçok insanla bir şeyler yaşamaya çalıştı ve herkese haddinden fazla kalbini açtı. Sonuç? “Kendimi değerli hissetmek istiyorum”. Bir insanın sürekli bir arayıştayken kendini değerli hissedebileceğini zannetmiyorum. Yada zaten kendini değersiz hissettiği için bir arayışa giriyor. Sanırım şu sıralar kendini değerli hissediyor ama bu da “Neden insanlar bir müddet yalnız kalamıyor?” sorusuna sebebiyet veriyor.

“Ama benim için ideal eş olabilir”
Birçok açıdan eleştirdiği, hayatının her anında kendini mutlu etmeyenlerle birlikte olanları da anlamıyorum. İdeal eş/baba/anne olacağına inandıkları için birlikte oluyorlar. Bilsem ki hayata birkaç kere geliyoruz bir tanesinde ben de bunu deneyebilirdim ama öyle bir şey olmadığına göre beni her anlamda mutlu eden biri olmalı karşımdaki. Bence böyleyken bir başkası için ilişki denilen çıkmaz, başlı başına bir proje. Tutamıyorum kendimi söylüyorum onlara da bu fikirlerimi. Bu yüzden bu konularda pek sevildiğim söylenemez. Peki neden “biri olmalı” zorunluluğu hissediliyor?

Olmaması gerekenin dayanılmaz çekiciliği
Bir diğer konu da olmaması gerekene karşı duyulan bastırılamaz istek. Bu evli bir çiftte taraflardan birinin başka bir arayışı da olabilir, yalnız birinin olmayacak bir şey için kendini paralaması da. Sanırım oradaki adrenalin insanın aklını başından alıyor. Halbuki belki bütün şartlar el verse zaten mutlu olmayacaklar. Ama işte adrenalin. Halbuki hayat kaçıyor o esnada. Ya da kaçmıyor mu? Adrenalin iyi midir? Bence yorucu…

Aman duygularımı saklayayım…
Çok sevip söylememek de sevmediğin şeyleri yok saymak da aynı şey. Hep bir söylenmemişlik hep bir içe atma. Mesela kendimden örnek vereyim ben de söylemeyen tarafımdır. Bilinçli, planlı, programlı değil; o genler bende yok. İş işten geçince “Ay keşke sevdiğimi de bir söyleseydim” olurum bazen. Her zaman olmasa da büyük çoğunlukla böyle. Gerçi sözden çok fiili tavıra inanan bir insanım ama karşı taraf anlayamayabiliyor. Planlı, programlı demişken; planlı programlı davranan arkadaşım çok fazla. Özellikle kızlarda gözlemliyorum bu durumu. “Şöyle davranayım ki şöyle sansın”, “Böyle yaptığı için ben de şöyle yapayım ki anlasın”. Bu içi boş stratejilere ve tavırlara ayırdıkları enerjinin bir kısmını başka şeylere harcasalar alanlarında uzman birer insan olacaklarına adım gibi eminim.

Bütün bunları düşününce gerçekten bir ilişkiye enerji harcamak zor geliyor. Tabii ki her insan gibi hayatımda sevdiğim ve beni seven biri olsun, mutlu olayım istiyorum ama bütün bu hesaplar, bütün bu yalanlar ve en önemlisi illüzyonlar çok yorucu değil mi? Tabii ki bir gün hayatımda biri olacak (ya da olmayacak, bilemeyiz). Ama nasıl olup da olacağını biliyorum 🙂 Bir diğer alternatif de çağımızın olayı “takılmak”. Gerek geçici duygusal tatminler gerekse cinsel anlamda birçok kişinin tercih ettiği bir yöntem. Çevrem bunlardan düzinecelerle örneklerle dolu. Bunu yapanlara da kızmıyor, kızamıyorum.

Bu aralar TV’de denk geldiğim filmlerin, sinemada izlediklerimin, ne ile karşılaşacağımı bilmeden aldığım kitapların, tabii ki yaşadıklarımın ve en çok da dinleyip gözlemlediklerimin çok etkisi var bunları düşünmemde.

-to be continued-
(hem de gerçek röportajlı)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s