The Philip K. Dick Science Fiction Film Festival @ NYC

Tribeca Movie Theater

Philip K. Dick kitaplarını ne kadar sevdiğimi bilirsiniz. Nereden bileceksiniz? Tabii ki bilmiyorsunuz. Neyse ama seviyorum. “Total Recall“, “Minority Report” ve “Blade Runner” gibi filmler de kendisinin kaleminden çıktı aslında. Özellikle “Blade Runner” en sevdiğim romanlarından “Do Androids Dream of Electric Sheep?“ten uyarlandı ki 2015’te yeni bir “Blade Runner Project” geliyor olması heyecan verici. Henüz pek detay yok ama sevinmemize engel mi? Değil.
Neyse efendim gelelim bu film festivaline. Bir sürü kısa ve uzun metraj filmin yer aldığı güzel mi güzel bir festivaldi.
Benim ilgimi çeken birkaç kısa filmden bahsedeyim hemen.
İlk olarak Martin Rosete‘nin yönettiği “Voice Over” en sevdiklerimden oldu. Üç farklı durum ama üçü de aynı histe. İzlemelisiniz. Hatta internette olduğu için yazı sonunda linki paylaşıyorum. Zaten bu film yüzlerce ödül almış. İspanyol yapımı “Similo” ve yine İspanyol yapımı “No Mires Ahi” de güzeldi ama “Albino“ya tek kelime ile bayıldım. Arjantin yapımı olan “Albino”nun konusu ve işlenişi beni çok etkiledi.

Ed Belbruno & yönetmen Jacob Okada

İkinci gün Fransız yapımı “Desaffection” ile başladı TRAILER. -SPOILER- ama yazmadan yapamazdım. Aşkın bir hastalık olduğun düşünün. Ben düşündüm mesela, neden olmasın? Ardından Amerikan yapımı “Dear Lucas” ile devam etti ki çok ama çok dokunaklı bir o kadar da zekice işlenmiş bir kısa filmdi TRAILER. Brooklyn manzarası ile başlayan “A Girl, A Cat, A Bomb” da izlemeye değer. TRAILER
Aslında aynı gün başka kısa filmler de vardı ama ben bir documentary izlemek için başka salona geçtim; “Painting The Way To The Moon“. Princeton Üniversitesi’ndeki matematik profesörü Ed Belbruno‘nun hayatını konu alıyor. Kendisi de bizlerle birlikte filmi izledi ve ardından soruları yanıtadı. Matematik içerikli bütün dersleri berbatken magic mushroom denemesi sonrası bir anda matematik dehası olmasına ne demeli? “Tabii ki tavsiye etmiyorum ama oluverdi” diyor kendisi.

Bekleyiş…

Notcuklar…

  • Burdaki “erken gelen yer kapar” temalı sinema sistemi beni büyük delirtiyor. Neyse ki öyle aman aman talep yoktu da yarım saat erken giderek mevuzyu hallettim. Bu arada erken gider yer kapar demişken; geçen gün Kips Bay AMC Theaters‘da Hobbit: The Battle of the Five Armies‘e gittim. Film 23:00’te başlıyordu ben 22:45’te filan oradaydım “Kalabalık mı kalabalıksa başka zaman geleceğim?” dedim. Şansım kimse yoktu ve neredeyse 300 küsür kişilik koskoca IMAX salonda tek başıma -abartmıyorum sadece ben!- izledim. Keyfimi anlatmam mümkün değil tabii.
  • Amerikalı insanların filmlerdeki aşırı tepkilerini anlayamıyorum. Ya bitmek bilmeyen ve yüksek sesli kahkahalar atıyorlar ya aşırı korku efekti yapıyorlar… Akıl alır gibi değil. Geldiğimden beri 4 – 5 kere sinemaya gittim ve istisnasız böyleydi. Belki de şansıma.
  • Bizde sadece bazı sinemalarda var ama burada her sinemada şarabınla film izleyebiliyorsun ki bu mükemmel.

//player.vimeo.com/video/58150375?title=0&byline=0&portrait=0&badge=0 VOICE OVER (English subtitles) from Kamel Films on Vimeo.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s