NELER OLUYOR HAYATTA?

Let it snow!

Bir müddettir yazmadığım için çenesi düşük bir yazı olacak. Bir yandan okul, bir yandan “Coyote Ugly”i izlediğimden beri “Ben de barda çalışırım ne var yani ehe ehe” dememin üzerinden 15 yıl geçmesinin üzerinden gerçekten bir barda çalışmaya başlamış olmam ve bir yandan da New York’un çılgın cazibesi ile dolu günlerim full performans devam ediyor. Bari başlık başlık ayırayım da baygınlık geçirmeden okuyun.

New York ve Sokakları

East Village

Buranın ne kadar soğuk olacağını herkes söylüyordu ama ben pek ciddiye almıyordum. Yani günün sonunda soğuk havayı seven bir insanım. Ama ayaz eşliğinde soğuk bazen öyle bir hal alıyor ki hissedilen sıcaklık -22’lere kadar düşüyor ve insanda bir kar maskesi takma isteği uyandırıyor. Açıkcası soğuktan biraz -hayır epey!- sıkıldım artık. Her ne kadar deniz, kum, güneş hayal etme noktasında gelmemiş olsam da bir bahar ya da ne bileyim bir sonbahar özlemi duymuyor değilim. Ama bu yine de sokakların tadını çıkarmam, yeni yerler keşfetmem adına engel teşkil etmiyor. Her gün bir başka sokaktan yürüyor, her gün yeni insanlarla tanışıyorum ki zaten sanırım beni şu dünyada ayakta tutan tek şey de bu. Mekanlardan bir demet elbet sunacağım ama nedense içinizin huzur kaplamasına sebebiyet veren bu şehire bir gün geldiğinizde rica ediyorum gezebildiğiniz kadar gezin, yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. Kendinizi öyle “Aman şekerim SoHo’da alışveriş”, “Aman da aman Statue of Liberty” filan diye paralamayın. Yürüyün, gezin, görün, New York’u gerçekten yaşayın. Bu arada Statue of Liberty’i hala görmedim hahaha 🙂

MoMA PS1 Contemporary Art Center

Bir Apple Store Macerası
Ben sakarlığım ile dünya çapında ün yapmış bir insanım. Bir önceki iPhone’unun ekranını tam 7 kere kırmış biri olan bendeniz bu seferde iPhone 6’mı mahvettim elbet. Sormayın nasıl oldu. Ama ana konumuz bir Apple Store macerası. Daha önce İstanbul’daki Apple Store’dan almaya çalıştığım randevuyu 3 ay sonraya verdikleri içi pek ümidim yoktu. Ama Cuma akşamı online almaya çalıştığım randevu Cumartesi 11:30’a verilince çok şaşırdım -normale şaşırmak genimizde mi varne?!- Daha sonra iPhone’umu mıncıklayan Apple Store çalışanları 45 dakika içinde geri gelip telefonu alabileceğimi söylediler. Dedim 45 gün olmasın? 🙂 45 dakika ve $118 sonucunda iPhone’uma kavuştum. Normalde İstanbul’da neredeyse 500 TL’yi bulan ekran tamirlerini düşününce bu gerçekten hiçbir şey. Yine bir canım acıdı ama olsun. Ardından Amazon’dan kılıf ve ekran koruyucu sipariş ettim, $16! Biraz daha zeki bir insan olsaydım bunu daha önce yapardım. Neyse ki zeki olduğum konusunda bir iddiam yok.

National September 11 Memorial & Museum

Tabii ki Müzeler!
Artık fazla gidecek bir müze kalmadı aslında. Yani tabii ki bir dünya müze var ama en önemlilerin hepsini bitirdim sayılır. Havanın yine -20’lerde olduğu bir gün National September 11 Memorial & Museum‘a gittim. Müze kısmı bir yana dursun anıt inanılmaz. Gerçekten mükemmel ve anlamlı bir anıt yapmışlar. Daha sonra internetten biraz araştırdım da çok da acayip bir algoritma mevcut. Bir okuyun derim.
Bir diğer gittiğim yer MoMA PS1 Contemporary Art Center. Çok güzel sergilere denk gelebilirsiniz. Zero Tolerance sergisinde Halil Altındere’nin işine denk gelince çok sevindim. TIKLAYIN okuyun detayları.
Ve son olarak Solomon R. Guggenheim Museum‘a gittim. Müzenin kendisi inanılmaz, yani yapı olarak. Picasso’lar Cézanne’ler, Monet’ler, Pissarro’lar, Van Gogh’lar sizi sizden alıyor. Ama yani “beni en büyüleyen müzelerden biri oldu” da diyemem.

Bir Mezarlık Macerası: Woodlawn 

Woodlawn Cemetery birçok jazz müzisyenin ölüm sonrası yuvası olmuş durumda. Bronx’ta, epey uzakta bir yerde yani metro ile 1 saat filan. Ama işim ne? Tabii ki “gideceğim ulen!” dedim. Koyuldum yola. Metro 3 durak sonra arıza yaptı. Hepimizi indirdiler. Yarım saat yeni metroyu bekledik. Gelen metro 4 durak sonra arıza yaptı. Hepimizi indirdiler. 15 dakika bekledik. Yeni gelen metro da hava koşulları sebebi ile yavaş yavaş gitti. Kaç saatte Woodlawn’da olduk? 2. Neyse ama olduk mu olduk. Zincirlenmiş kapıları görünce ufak çaplı bir kalp krizi geçirdim Güvenliğin “yoğun yağan kar sebebi ile kapadık” dediği mezarlığın kapısında gözleri yaşlı bir İpek düşünün. Fıkra gibi. Adam halime o kadar üzüldü ki hangilerini ziyaret etmek istediğimi sordu. Bilinçli turist ben hızlı bir şekilde saymaya başladım. Adam “OK, OK” diyerek “Shut up!” dememe nezaketi gösterdi. Bir araç çağırdı ve Woodlawn tarihinde bir ilk olarak bir jeep ile mezarlığı gezdim. Her yerde “Fotoğraf çekebilir miyim?” diye adamı durdurdum. Neyse ki çok naziklerdi. Dönüşüm mü? 2 Saat!  Bu arada kimler var diye bakmak isterseniz bir TIK lütfen.

Okuldan Hiç Bahsetmedim Di Mi?
Hem oyunculuk, hep sunuculuk hem de creative writing üzerine aldığım dersler devam ediyor. Okul demek belki yanlış olur sonuçta bunların hepsi 8’er haftalık workshop’lar. Ama çok keyifli ve eğlenceli geçtiğini söylemeliyim. Sunuculuk üzerine eğitim almasam da olurdu aslında, tamamen meraktan. Ve derslerde benim programlarımdan örnekler gösteriyor olmalarına bayılıyorum. İnsan kendini bir şey zanneder di mi? Yoksa aksine sevinçten gözlerim doluyor 🙂 Sırf o yüzden paramı iade ettiler ve keyfi katılmama izin verdiler. Burası da böyle bir ülke işte!
Creative Writing ana dili İngilizce olmayan bendeniz için çok da kolay değil elbet hatta çok zor be! Ama sundukları bakış açılarından ötürü seviyorum. Yoksa bir Amerikalı gibi yazamıyorum elbet. Zaten bu çok kısa bir programdı neyse ki bitti! Valla zorlandım, “ay çok kolaydı şekerim!” diyemeyeceğim.
Gelelim oyunculuğa. Daha önce oyunculuk eğitimi almamış olanları kabul etmedikleri bir programdayım. Tamamen Audition (seçmeler) üzerine çalıştırıyorlar. Bir haftasonu da Clint Alexander (FOX), Jandiz Estrada (NBC), David Vaccari (Telsey+Company) ve Kimberly Graham (Judy Henderson Casting)’ın gerçekleştirdiği bir showcase’e katıldım. Buradaki bakış açısı bizdekinden çok farklı söylemeliyim.
Bu arada dünkü derste çok keyifli bir şey yaptık. Her birimiz tek tek kameranın önüne geçip 3 dk oturduk. Ve geri kalan öğrenciler o esnada kameranın önünde oturan kişi hakkında yorumlarını bir kağıda yazdılar. İsimsiz bir şekilde kişiye iletilen bu kağıtlar eve gidince okunmak üzere çantalarımızdaki yerini aldı. 3 dk kısa gibi gelse de gerçekten çok uzun! Benim hakkımda yapılan yorumları sizle paylaşayım. Tam 9 kişinin fikirlerini içeren sonuç şu şekilde. Bir başkasının gözünde neye benzediğinizi öğrenmek gerçekten çok iyi oluyor.
Gösterdiğim yaş aralığı: Bu konuda değişik fikirler var. 16 – 28 diyen de olmuş 21 – 35 de. Ama genel olarak 20 – 30 arası. Ortalama 22 yapıyor ki bu da iyi! 🙂
Hissedilen kişisel özellikler: Arkadaş canlısı (x4), güçlü (x4), eğlenceli (x3), iyi kalpli (x2), özverili, tatlı, kibar, duygusal, artistik, yaratıcı, sinirli, kendine güvenli, özgür ruhlu, atletik, açık görüşlü, ciddi, güçlü tavırlı, kültürlü.
Hangir rollerde/janralarda oynayabilir: Drama (x5), genç anne (x4), hippi (x3), öğretmen (x3), model (x3), öğrenci (x2), bartander (x2), yalnız anne, asi kız, bakıcı, pediatrist, şarkıcı, müzisyen, moda tasarımcısı, asistan, ressam kız arkadaşı (bu çok ilginç hahaha), fotoğrafçı, gazeteci, gothic, rocker, süper kahraman (buna bayıldım!), dönem kadını, çingene, doktor, dansçı, teenager, dedektif (yaşasın!), en yakın arkadaş, asil bir aile bireyi.
Benzettikleri isimler: Anne Hathaway, Fairuza Balk, Charlize Theron, Debra Messing, Sandra Bullock, Olivia Wilde (ah ah keşke!)
Bir de bunun dışında ek notlar bölümüne de 3 kişi not eklemiş. Bir tanesi “Çok güzelsin.” yazmış. Bir tanesi “Çok güzelsin ve kamera önünde duyguları çok iyi yansıtıyorsun.” yazmış. Ve son olarak -ki en beni gülümseten yorum- “Aksanına bayılıyorum.” yazmış.

İşte gelişmeler bu şekilde. Mekan yazmaya üşendim artık bir dahakine. Bir de barda çalışmaktan bahsederim size 🙂

Bye.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s