Russo’da Massimo Giannoni, İstanbul ’74’te Arslan Sükan

Asosyalliğimi sonlandırma kararı aldığım şu günlerde -yalan sadece 4 gün asosyaldim- biraz sergi açılışlarını değerlenidreyim dedim. Aynı gün olan iki sergi de birbirine yakın olunca ikisine de ufak bir ziyarette bulundum. Massimo Giannoni – The Wisdom of Silence ve Arslan Sükan – While You Are Surfing.

İlk olarak Massimo Giannoni‘nin sergisine uğradım. Çok sevdiğim tatlı insan Pınar (Akalın)’ın daveti ile gittiğim sergide sanatçı, kütüphane ve postane gibi mekanlardaki hayatı yağlı boya ile resmetmiş. Zaten sanatçının son eserlerinden derlenen bir sergiydi. Önünde durup bir müddet bakıp birkaç farklı şey görebileceğiniz, ardından tekrar aynı tablonun önünden geçerken başka bir detay fark edebileceğiniz cinsten eserler olduğunu söyleyebilirim. Son derece mütevazı ve keyifli bir açılıştı.
31 Mayıs’a kadar devam edecek olan sergiyi görmek isterseniz
Adres: Boğazkesen Cad. 21/A – Tophane – Istanbul
Salı – Cumartesi : 11am – 6.30pm
Detaylar için: RUSSO

Ardından Karaköy‘deki İstanbul ’74‘ün yolunu tuttum. Yıllardır tanıdığım bir başka güzel insan Barış‘ın (Ayşe Barış Özkoray) bir gün önce yolladığı “İpo gelsene!” mesajı üstüne gitmeye karar verdiğim bu sergi ile ilgili şöyle bir detay var ki, ilk olarak New York‘ta Five 11 Gallery‘de tamamen şans eseri görme şansım olmuştu. Küratör bir arkadaşım “Uğrasak mı?” dediğinde ve detaylara bakıp, her ne kadar bire bir tanımasam da hem New York‘ta yaşadığını hem de sanatçı olduğunu bildiğim Arslan Sükan‘ın sergisi olduğunu öğrenince sevinmiştim. MoMA PS1‘daki “Zero Tolerance“da yine hiç tanımadığım Halil Altındere‘nin çalışmasıyla karşılaşınca da sevinmiştim. Böyle da komik (!) insanım.
Neyse… Birlikte gittiğim küratör arkadaşımın ağır eleştirileri olmuştu sergiyle alakalı. Açıkcası ben de pek anlam verememiştim sergiye. While You Are Surfing‘in arkasında yatan tema çok güzel ona lafım yok.
Neyse zaten görmüş olmama rağmen hem Barış‘ı görmek için -bin yıl oldu sanırım görüşmeyeli ki yine görüşemedik!- hem de biraz yorumları duymak için gittim İstanbul ’74‘e. Bir kere lüzumsuz yaratılan bir hype var orası gerçek.
Ama gelelim işin daha dramatik kısmına. Sabit gülümsemeler ve “gerçekten güzel”, “çok güzel” yorumları arından sergi çıkışı ben bir cafe’de arkam dönük oturken, daha kapıdan çıkar çıkmaz “ay ne rezaletti!” yorumlarıyla  yürüyen bilindik yüzler mesela… Ya da yanıma uğrayan ve onu / kardeşini (Ece Sükan) tanıyan insanların “of vakit kaybıydı di mi?” şeklinde yorumları… İşte bizdeki en büyük ve en korkunç problem bu. Lüzumsuz hype, boş pohpohlama ve biraz çevre. Konu burada Arslan Sükan değil günün sonunda -farklı bir alanda da olsa- ‘Visible’, ‘Out of the Red’, ‘Destiny’ ve daha birçok çalışması olan bir isim kendisi. Ayrıca öyle kolay da değil hem New York‘ta hem İstanbul‘da birçok iş yapıyor olmak. Kim istemez ki. Ancak bu iki yüzlülük beni benden alıyor. Ben mi? Ben de sergiye bayılmadım. Ben sadece insanları izlemek istedim. Ama yine de gidip görün sergiyi tabii, yorumunuz başka olabilir. 24 Mayıs’a kadar gezebilirsiniz.
Adres: İstanbul ’74 / Karaköy

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s