08.05.2015 – %100 AÇIK SAHNE

Geçtiğimiz günlerde 6.’sı düzenlenen Açık Sahne benim için hem özel hem de çok güzek geçti. İlk olarak Ghetto’da başlamıştı bu macera. Ardından Ghetto’nun maalesef ki tarih olması sonucunda Garajistanbul‘a geçti ki bence çok da güzel oldu. Üçtür Garajistanbul‘da buluşuyor Tolga‘nın Açık Sahne‘si dinleyici ile.
Benim için güzeldi çünkü epeydir birçok özlediğim ismin adam akıllı konserini izlememiştim. Hoş bu sefer de her birinden 2-3 parça dinlemiş oldum ama tek gecelik festival gibiydi. Sıfır aksaklık, tıkır tıkır işleyen bir festival.
Özeldi çünkü sahnede sunucu olarak ben vardım. Sunucu olduğum için değil de, 10 yıldır yaptıklarımın gözlerimin önünden film şeridi gibi geçtiği için özeldi. Misal ilk olarak Tolga‘nın yanında çalışmaya başlamıştım ben Blue Jean dergisinde. Ardından başka dergiler ve gazeteler… Sonrasında TV girdi hayatıma, dört buçuk yıl! Bunlarla birlikte Mekan PR’ları, DJ’cilik (!) oyunları ve dahası… Şimdi ise hala devam ediyorum Blue Jean dergisine dışarıdan röportajlar yapmaya, konser yazıları yazmaya. Özetle hep müzik olsun istedim hayatımda, hep müzik oldu hayatımda. Ve yol açanlardan biri de Tolga oldu. Kendisini sahneye davet ettiğimde o bilmiyordu ama ben bunu düşündüm içimden 🙂

Gelelim Konserlere…

Sahnede ilk olarak Ars Longa yer aldı. Daha önce hiç canlı izlememiştim onları bence oldukça iyilerdi.
Ardından Yedinci Ev devraldı sahneyi. İsimleri bana bir korku filmini hatırlatsa da sahnede korkutmadılar bizi 🙂
Cenk Taner bize rock’n roll dolu dakikalar yaşattı. Kendisine, ekibine ve sahne enerjilerine hayranım. Ne yalan söyleyeyim onları da en son Dream Tv – Ana Sahne‘ye konuk ettiğimde izlemiştim. Bu da nereden baksanız en az 2 yıl demek.
Melis Danişmend‘e sahne sırası geldiğinde, onu sahneye davet edip “Ayaklarımı kıçıma vura vura, kaçmak istiyorum Büyük Ada’ya” dizelerini hatırlatmadan edemedim. Bir dönem birçok şarkısı ile hislerime tercüman olan bir isim kendisi. Melis ilk olarak Mavisakal‘dan ‘İki Yol‘u cover’ladı sahnede ki harika bir perfromanstı. Konum itibari ile biraz fazla sallantılı (!) bir videosunu çektim ama sesi yeter. Ardından ise ‘Masa‘yı söyleyerek bizlere veda eti. En yakın zamanda bir Melis konseri şart. Kaçırdım geçen gün Kadıköy konserini.
Demir DemirkanZaferlerim‘ dedi.
Moğollar, Cahit Berkay‘ın ‘Selvi Boylum, Al Yazmalım‘ı ile giriş yaptı. Klavyede Serhat harikalar yarattı devamında… Emrah ise süper bir frontman. Moğollar‘ı da kim bilir en son ne zaman izlemiştim…
Pinhani güzeldi.
Hayko Cepkin bence harika bir performans sergiledi. Yeni bir şarkısından ufak bir bölüm bile çaldı bize. Bence çok büyük müzisyen kendisi, çok.
Nil İpek ile tanışmış oldum Açık Sahne sayesinde. Bilmem konsersel olarak gideceğim bir isim olur mu ama evde şarap eşliğinde dinleyeceğim isimler arasında olacağı kesin. İpek gibi sesi var 🙂
Emir Yargın ve sahne enerjisi de inanılmaz.

Alpman & the Midnight Walkers, Red Bull – Warm Up sırasından birlikte Antalya‘yı birlikte ziyaret ettiğim gruplardandı. Enstrümantel ve keyifli müzik yapıyorlar.
Işık Üniversitesi’ndeki konserden gelip de gecenin bir yarısı sahneyi alan Redd ise iki değil, üç değil, çok şarkı çalarak hala orada olup onları bekleyen kitleyi mutlu ettiler. Ve geceyi kapattılar.

Gelelim Gecenin Sürprizine…

Gecenin sürprizi hiç kuşkusuz ki yıllar sonra bir araya gelmiş olan Mavisakal oldu. En merakla beklediğim performans da oydu diyebilirim. Yıllardır Murat‘la -konuyu hep benim açmam sureti ile-  hep konuşmuşuzdur Mavisakal‘ın terkar bir araya gelmesi hayalimi.  O da hep parçası olduğu bir grup gibi değil de çok sevdiği, hayranı olduğu bir grup gibi bahsetmiştir Mavisakal‘dan. Bence çok naif ve güzel bir yaklaşım.
Onları sahneye davet ederken saçma bir şekilde ben heyecanlandım. Hatta uzun yıllardır ilk defa elimde mikrofon varken hafif bir el titremesi yaşamış bile olabilirim. Kaan, Genç, Sinan, Murat ve bir de bonus olarak gruba inanılmaz yakışmış olan MŞŞ! ‘İki Yol‘ ile başladılar, ‘Ne Kadar‘ ile devam edip ‘Balta‘ ile de sonlandırdılar konseri. Kitlenin tepkisi mükemmeldi, her şarkıya hep bir ağızdan eşlik edildi. Beni bilen bilir delicesine sevdiğim bir sürü şarkıları olmakla birlikte hiçbir zaman büyük bir Mavisakal hayranı olmadım. Yani kişisel bir yazı olarak adlandırmayın bunu. Bu bir efsanenin, efsane olduğu gerçeğini değiştirmez. Ve bir efsane geri döndü. Sahnede devlerdi, nokta.
Yakında başka konserler de var, albüm ise yolda. Detaylar ise önümüzdeki ay Blue Jean dergisinde benim yaptığım röportajda.
They born to rock!

Teşekkürler:

  • Başta ultra komik Muzaffer olmak üzere tüm Garajistanbul çalışanlarına,
  • Gerçekten müzik dinlemek için orada olup gözlerinin içi gülen izleyicilere,
  • Her şeyin tıkır tıkır işlemesinde büyük payı olan güzel müzisyenlere,
  • Ve tabii ki bu güzel geceyi sunmama vesile olduğu ve böyle güzel bir organizasyon gerçekleştirdiği için Tolga‘ya.

Buyrun kapanışı da Melis Danişmend‘in ‘İki Yol‘ cover’ı ile yapalım.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s