23 – 24.05.2015 – CHILL OUT 10. YIL

Sipahi, Mededi, Deniz, Nil, ben, Elif ve Elif’in arkadaşı

Her ne kadar geçtiğimiz haftalarda Kapadokya’da gerçekleşen Cappadox ile 2015 festival sezonunu açmış olsam da İstanbul’a alışık bünyem, bunu da ikinci açılış olarak adlandırdı.
10. Yıl şerefine her zaman tek gün olmasının aksine iki gün gerçekleşen festival. Doğanın içinde oluşumuzla, güzel insanlarla, makul kalabalığıyla mutlu ederken “tek gün olsa da olurmuş” demekten de geri bırakmadı bizi.

1. GÜN
Akşam üstü saatlerinde festival alanına doğru yol aldık. Kadromuz festivallerin olmazsa olmazı Nil, gelişiyle şaşırtan Deniz ve de festival sezonu açılışı yapmaya gelen Mededi oldu.
Main Stage‘de yer alan Balthazar benim için festivalin başlangıcı oldu. Hem de ne başlangıç! Onlarda birazdan bir Arctic Monkeys olma durumu görüyorum. Hem de çok değil, 1 – 2 yıl içerisinde.
Ardından Slowdive‘a ufak bir bakış atıp kendimi Next Stage‘deki Stavroz konserine attım. New York günlerime ‘The Finishing’ ile az eşlik etmediler. Görülmeye değer bir performans sergilerdiler. Bence yine gelsinler, hep gelsinler.

2. GÜN
İkinci gün kadromuz genişledi. Ek olarak Zeynep, Burak, Kerem, Elif filan da dahil oldu. Hoş dağınık dağınık takıldık ama olsun. Bu arada Über hayat kurtarır diyerek ufak çaplı bir reklam yapmak istiyorum. Kullanın kullandırın.
İkinci gün ilk güne nazaran erken gittik çünkü New York’tan arkadaşım Federico da sahne alacaktı. Açıkcası daha önce hiç canlı izlememiştim kendisini. Çok benlik biz müzik olduğunu söyleyemeyeceğim ama bunda sahnede 3 kişi yer almalarının da etkisi olabilir, bilemiyorum. Çünkü YouTube’da izlediğim videolar daha geniş kadrolu idi.
Sonrasında Next Stage‘e geçip Voodoohop feat. bir sürü kişiye bir göz attım. Güzeldi ama daha farklı bir sahnede daha da güzel olabilirdi.
BaBa ZuLa pek sevmem ama herkesin ne kadar sevdiğini bir kere daha görmüş olduk. Zaten bir şekilde hücrelere doğumumuzdan itibaren işlenmiş ezgiler ile iki kıvırmadan duramıyoruz.
Hollie Cook sohbetlerimin fon müziği oldu ve bence gayet başarılı.
Ama benim için günün de komple festivalin de en en ve de en güzel anı kesinlikle Thievery Corporation‘dı. Daha çok yeni 3 tane konserlerini izledim, bir de bu etti 4. Sahnede enerjik olmak her şey…

Notcuklar…

  • Festivalin alışveriş alanı çok renkli ve güzeldi. Vakit geçirmak adına güzel bir alan olmuştu.
  • Sole Summer ile bu yıl herkes flash tattoo’lar ile kaplanacak demedi demeyin. Hoş, “çok renkli bunlar ya!” diye ortalıklarda dolaşıyordum ama şimdi ben de eğleniyorum çok. Özellikle birkaç model var ki buldum mu yapıştırıyorum 🙂
  • Yemek konusu büyük problemdi bence. Saatlerini festivalde geçiren ve et yemeyen bir insan olarak sadece edamame ve gerçekten berbat bir falafel ile iki gün geçirmek benim için zor oldu. Rock’n Coke dışında bu yemek konusunu güzel halledebilen hiçbir festival görmedim canım ülkemde. Ufak bir manav koymak bile dahice bir fikirdi bence Rock’n Coke’taki.
  • 10. yıl diye iki gün olması fikri beni heyecanlandırmıştı -malum bana kalsa 7 gün festival olması- ama bence tek gün daha iyi olurmuş. Çünkü isimlere bakınca bence oradan tek günlük bir festival çıkıyor. Yıllar önce bunu bir festival için daha söylemiştim. Hangisiydi acaba? Ama hemfikirlerin “evet” demesi uzun sürmemişti.
  • Main Stage, Next Stage ve Other Stage isimleri İngilizce konuşmalarımızı renklendirdi. Bence harika stage isimleri 🙂
  • Ulaşım konusunda her ne kadar çok servis koymuş olsalar da -hem Taksim’e hem de otoparka servisler vardı- 1,5 saat servis beklediğimizi ve ulaşamadığımızı söylemek isterim. Neyse ki başka bir yöntem yaratabildik. Sırf o yüzden ikinci gün Thievery Corporation sonrası koşarak uzaklaştım. Ama bu da bu festivale özel değil tabii, ulaşım bir insanlık dramı.
  • Festival alanında çalışan insanların hepsi, güvenliğinden barına, alışveriş standlarından yemek alanına kadar herkes özenle seçilmiş gibi şeker insanlardı. Özlediğimiz şeyler.
  • Hatırlar mısınız, eskiden festivallerde soğuk bir krizi yaşardık. Artık resmen yok öyle bir kriz.
  • Son olarak tuvaletlere de değineyim… O kadar pisti ki… Ama bu sayısı yetersizdi, aman efendim temizlenmiyordu diyeceğim bir durum değil. Festival görevlileri ellerinden geleni yapıyordu. Bu tamamen evinde klozete s*çarken festival alanında duvara s*çmayı uygun gören insan öküzlüğü. Gidip tek tek o evlerdeki tuvaletlerin duvarlarını ve klozet kenarlarını b*k ile boyamak lazım.

Özetle ben yine çok eğlendim tabii sohbet, muhabbet ve arkadaşlar ile. Festival dediğin yaşam alanı gibi olmalı. Yaşıyormuşuz gibi bakılmalı bize ve yaşıyormuşuz gibi davranmalıyız bize sunulanlara. Sanırım hiçbir şey gönlümdeki Rock’n Coke’un yerini tutamayacak. Ardından da Tuborg Gold Fest tabii ama açtım mı festival sezonunu? Açtım.

Daha nice 10 yıllara Chill Out!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s