06.02.2016 – VEGA KONSERİ ve ŞARKILAR

Bazı gruplar var sevgimi dile getirmekte zorluk çektiğim. Bazı şarkılar var duygularımı anlatışını sevdiğim. Ve bazı müzikler var sözcüksüz çok şey anlatan. İşte Vega’da bunların hepsi var. Hayatımda fonda bir müzik çalsa, soundtrack’im olsa nasıl hep Melis’den (Danişmend) bahsediyorum, araya bir sürü Vega da serpiştiririm ki…
Çok ama çok uzun zaman oldu, en son ne zaman gittiğimi hatırlamıyorum Vega konserine. Deniz’i sahnede görmek, Deniz’in minik, tatlı şımarıklıklarını izlemek, Tuğrul ile birbirlerine bakıp gülüşlerini görmek ve en önemlisi de seyirci ile iletişimlerine tanıklık etmek keyif ötesi keyif.
Kendime 6 Şubat’ı “Romantik Akşam” ilan ettim. Ben, şahsen, bizzat, kendim (evet bazı konserlerde çok ben ve de ben olmayı seviyorum) ve de Vega… (Hoş Lil de geldi ama hoş geldi, en iyi konser arkadaşlarından birisi kendisi) Neyse efendim sonra daldım şarkılara. Hem o gece çaldıklarına, hemde çalmasalar da kafamda çalanlara…
Misal “Bir gün gelir bir gün geçer bazı şeyler hiç ama hiç değişmez. Her geçen anın sonunda
hala alışamadım yokluğuna”
sözleri herkesin ruhunda bir noktaya mutlaka dokunmuştur, benim ruhumun kocaman bir kısmına dokunuyor mesela…
Ya da belki “Sokaklar dolusu şekerli kar kokusu, Tunalı’da gezinirken bizde bir kahvaltının tutkusu” anını yaşamışsınızdır, ben yaşadım mesela…
Ya da her ne kadar en sevdiğim şarkıları sıralamasında sonlarda yer alsa da “Hafif müzik dinleyelim mi bu akşam ki yarın hafif meşrep olalım ki yarın kolay olsun” diye düşünmüşlüğünüz vardır, benim çok oldu mesela…
Ya da “Bir ev vardı küçüktü belki ve bizimdi. Odalarda ışık yüzerdi ve bizimdi. Bir gün hiç doğamadı güneş ve bitti.” sözlerini çok çok derinden hissetmişsinizdir. Mesela ben hissettim.
Ya da “Poh poh perisiydin sen, bir ilgi delisiydim ben. Rüzgar esip uyandırınca, ol yanımda yine yanımda” şeklinde şımarmışlığınız vardır. Ben aşırı şımardım mesela.
Ya da “Belki de geçmişimde bir yerlerim yara aldı, yok belki ben öldürmüştüm yaralanmam palavraydı. Belki hiç anlatmadım diyeceklerim yarım kaldı. Yok inanma bir şey yoktu söyleyeceklerim yalandı…” çılgınlığını yaşamışsınızdır. Mesela ben çok yaşadım.
Ya da “Silah sesleri geliyorlar içimden hiç yokken. Şüphe ediyorum ellerimden, ellerimden…” demişsinizdir. Mesela ben çok dedim.
Ya da “Kıpkırmızı sularda bu ben miyim? Ağlıyor şehirler, yanıyorken nehirler, kıpkırmızı sularda yüzen ben miyim?” diye sorgulamışsınızdır. Mesela ben sorguladım.
Ve daha niceleri.
Çok mutlu oldum ben konserde, çok keyif aldım. Heyecanla yeni şarkılarını bekliyorum ve tabii heyecanla diğer konserlerini de.
Geçen gün Aylin (Aslım) ile konuşurken ona söylemiştim, “‘Dalgalar’ şarkısında çok göz yaşı dökmüşlüğüm ya da gözyaşı dökerken fonda çalmışlığım var” diye. Zaman zaman arabesk miyim ne? Şaka maka konu o değil. Konu, bazı insanların ama o ama bu sebeple oturup hissederek yazdığı sözlerin hislerimize tercüman olması. Bu illa gözyaşı demek değil, bizi yükselten mutlu eden şarkılar da elbet bunun bir parçası. Neyse ben şimdi biraz dans edeyim! Bye 🙂

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s