KALBEN

fft16_mf6515235Çevremedeki insanlardan, müzisyen arkadaşlarımdan ve sosyal medyadan adını çok sık duydum. Hep dinleyeyim dedim ve hep dinleyemedim. Tabii ki röportaj öncesi açtım iTunes’u aldım albümü ve röportaja doğru yola koyuldum. Kalben adına yakışır şekilde “kalpten”. Müziği samimi, kendi samimi. Kolay sevilebilir bir müzik tarzı değil, ama sevildi mi de bırakılmayacak cinsten. Buyrun ondan dinleyelim kendisini ve de albümü…

Albüm oldukça samimi. Albüme kendi adını verdin ama ben onu senin ismin gibi değil, kalpten yapılan bir iş gibi duyuyorum.

Gitar çalmaya başladığım ilk günden bugüne kadar uzanan bir hikayeyi anlatıyor ve gerçekten de içimden gelerek anlattım. Bir hayat hikayesi ve yolculuk gibi.

İlk klip ‘Saçlar’a çekildi…

‘Saçlar’ı sevdik, dinleyici ile de güzel paylaştık. Albümdeki şarkılarda bir bütünlük ve akış var. Kalbi kırılan ve saldıran biri yok mesela. Kendini aşağı çekerken yine de bir insan olarak kendinin değerli olduğunu bilen biri var. Sanırım geldiğim yalnızlıktan gittiğim güzel yere kadar anlatan köprü niteliğinde bir şarkı gibi ‘Saçlar’. Tatlı bir umutsuzluğu da var ama bir yandan dalga geçmeyi de başarıyor. O yüzden iyi bir ifade tarzı gibi geldi başlamak adına.

Albümdeki bütün şarkıların sözleri bir tane cover haricinde senin imzanı taşıyor. Neler tetikliyor şarkı yazım sürecinde seni?

Bazen evde otururken gitarı elime alıp çalmaya başlıyorum. Bazen Berkant (erkek arkadaşı) ile bir şey duyuyoruz, izliyoruz, o alıyor gitarı çalmaya başlıyor, ben üstüne yazıyorum filan. Çok keskin “böyle yaparım ben bu işi” şeklinde bir yaklaşmım yok. Akarsa akıyor. Ama kimi zaman akmadığı da oluyor aylarca. Çok klişe olacak ama o kadar çok fazla şey var ki dünyada ilham alabileceğimiz, ben bunlardan ilham alıyorum. Çok küçük insan diyalogları, bir tezgahtarın dükkana girdiğin anda peşine takılmasındaki hikaye, özgüvensizliklerimiz, korkularımız, birini sevip onu çok sevdiğimiz için bizi acaba sevmez de onu kaybeder miyiz diye düşünüp korkarak ona saldırmalarımız… Tam da o sebepten o insanı kaybetmelerimiz. Yüzyıllardır evrenselleşmiş o kadar çok insan hikayesi var ki insanın özündeki o korku ve özgüvensizlikleri; sevgiyi yaşama ve nefret etme biçimi beni çok çekiyor.

‘Ömür Geçmez’ şarkısında Mabel Matiz ile düet yaptın. Nasıl bir araya geldiniz?

Mabel benim ‘Saçlar’ şarkımı dinlemiş ve çok sevmiş. Müziğini dinleyip Türkiye’de böyle bir müzik olduğu için mutlu olduğum bir insandı ama tanışmıyorduk. Twitter üzerinden mesajlaştık. Birlikte Salon İKSV’nin 5. Yılı kutlamasında ‘Saçlar’ı söyledik ve ilk defa o iş vesilesiyle tanıştık. Mabel’in çok desteği oldu bana, ne kadar güzel ve içten bir şey.

İbrahim Tatlıses’ten ‘Haydi Söyle’yi neden seçtin? Ne yalan söyleyeyim hiç sevmediğim bir şarkıdır. Ama senin yorumunu sonuna kadar bıkmadan dinledim.

Aslında ben seçmedim, şarkı beni seçti. Çok fazla cover yapmam, kendi şarkılarımı çalmayı daha çok seviyorum. O şarkının cover’ını yapmıştım bir arkadaş ortamında. Ardından bir konserde de söyledikten sonra birileri internete koymuş. İnsanlar çok sevdiler, konserlerde istemeye başladılar. O şarkı hem bana verilmiş bir hediye hem de benden dinleyiciye.

İbrahim Tatlıses’ten izin süreci nasıl oldu?

Benim yorumuma tamam dedi. Ondan da bir hediye bu şarkı bana. Babalardan biri sonuçta Türkiye müzik piyasasında.

Albümde hiç kanal kayıtlar değil; direkt analog, hücum kayıt yapmışsın. Bu da insanda evin salonunda sen çalıyormuşsun hissi yaratıyor.

Oldukça amatör, ham ve sade olsun istedik. İşini çok iyi bilen deneyimli insanlarla çalıştık ama sound’un basitliği kaybolmasın istedik. Ne plak şirketinden ne de menajerimizden bir baskı gelmedi aksi için. Biz Berkant’la istediğimiz gibi yaptık müziği. Ayrıca her konserde de farklı çalıyoruz şarkıları. Konserde bir ruh ortaya çıkıyor ve ben o ruhu durduramam. Şimdi elimde bir ürün var. o ürünle Türkiye’yi gezmek, günü geldiği zaman dünyaya açılmak, müzikle dolaşmak istiyorum.

Kendi adıma “mükemmel” şeyler dinlemekten çok sıkıldım. Basit ve yalın şeyler bana da daha keyif verir oldu bir dinleyici olarak. Sende bu hissi alabiliyorum.

Senden bunu duymak rahatlatıyor, sonuçta sen yıllardır müzisyenlerle iç içesin, bir “oh” demek istiyorum.

Günün sonunda bağımsız bir sanatçı olarak dokundun dinleyiciye ilk olarak. Nasıldı o süreç?

Sonuçta bu karşılıklı bir ilişki. Sadece dinleyici değil artık müzik dinleyicisi. Daha katılımcı, aktif, yönlendirici. Ben yönlendirmeye pek açmadan, oldukça sade bir şekilde onlarla paylaşmaya çalışıyorum. O süreçte dinlemeleri, desteklemeleri, konserlere gelmeleri, yorumlar yazmaları o kadar kıymetli ki… O kıymet hala devam ediyor büyüyerek ve çoğalarak. Daha büyük yerlerde söyleyelim o şarkıları, daha fazla çıksın sesimiz. Anlattığım şeyler güzel şeyler bence. Sevgi dolu şeylerden bahsediyorum, nefretten bahsetmiyorum. Kötü politikalardan bahsetmiyorum ya da kimseye hakaret etmiyorum. Küçük bir yerden çıktı bu iş. Büyürse çok mutlu olurum. Küçük bir yere geri dönerse yine mutlu olurum. Hiçbir yere gidemezsek yine mutlu olurum. Çünkü bir yola çıktık ve en azından o yola çıkabildiğim için mutluyum.

Bağımsız bir sanatçı iken birden hatırı sayılır plak şirketlerinden DMC ile çalışmak seni germedi mi?

Bir gün kara kara düşündüm “biz müziğimizi sattık” diye. Ama sattığımız müziği sattığımız gibi aldılar. Bu çok kıymetli. Bağımsız bir şeyin bir boyunduruk altına girdiğini düşünmemiz çok klişe. Bence bu kuralları yıkabiliriz. Bağımsızlığın altındaki klişelere de girmek istemiyorum. Ben kendime herhangi bir etiket yapıştırıp çıkmadım, sadece aldım elime gitarı ve çaldım.

Albümde hüzünlü bir hava var. Peki Kalben normal hayatında nasıl bir ruh halinde? Çünkü şu an karşımda oturan sen son derece neşelisin.

Bence hepimiz gündelik hayatın içindeki küçük aksiliklerden çok etkileniyoruz. Hepimiz seviyor ama sevgimizi nasıl anlatacağımızı bilemiyoruz. Kaybetmekten korkuyor ve sürekli kaybediyoruz. Hayat öyle bir şey çünkü. Ama bir yandan da yaşamak güzel ya… Kıymetini bilmemiz lazım. O kadar kıymetini bilemedim ki utandım artık bilememekten. Artık kıymetini bilmek istiyorum.

Hayatının büyük kısmı müzik şu anda ama Kalben müzik dışında neler yapıyor?

Son bir yıldır müzik dışında hemen hemen hiçbir şey yapmıyorum. Bir de sürekli yollardayız. Bildiğimiz normal şeyler, fatura ödüyorum, kiramı ödüyorum, bazen arkadaşlarıma borç veriyorum bazen onlar bana veriyorlar. Çok sevdiğim bir müzisyenin konserine bilet bulamayıp gidemiyorum. Bazen biri ismimi kapıya yazıyor da gidiyorum. Hala aynı zorluklar ve aynı güzelliklerle hayatım devam ediyor. Bundan sonra da öyle olur umarım.

Bir de çocuk kitapların var?

Aylak Adam Yayınları’ndan “Lulu’nun Maceraları” diye bir çocuk kitabı serisi var. Birincisinde Lulu güneşi arıyordu. İkincisinde ise Lulu okula başlıyor. Annesini kaybetmiş bir prensesin öyküsü. Ama prensesimiz bugüne kadar anlatılan prensesler gibi değil. Yalnızlıkları olan, sorunları olan, aklında bir sürü sorusu olan tatlı küçük bir kız çocuğu.

Nereden aklına geldi çocuk kitabı yazmak?

Annemi kaybettikten sonra annemle ilgili üretim biçimlerim oldu. Bu da annemin yasını tutmak için oldu. Çünkü bir çocuk nasıl yas tutar hiç bahsetmiyoruz. Ama çocuklar da yas tutuyor. Çocukça tuttuğum yası anlatmak istedim.

Son olarak bu ay konseptimiz “Kadın”. Neler söylemek istersin kadınlara ve kadın olmaya dair?

Kadını, erkeği, eşcineli, transı, anneyi, anne olamayanı… Herkesi eziyoruz. Kendi ayaklarının üzerinde duran ve işini icra eden bir insanım. Bunu insanlarla paylaşabilme özgürlüğünü elde etmek için o kadar fazla tecavüze uğradım ki… Ama bu tecavüzü herkese eden bir yerde yaşıyoruz. Kadın olduğum için değil, insan olduğum için. Büyük bir şirketin CEO’su olsan da uğruyorsun, küçük bağımsız bir müzisyen olsan da… Tecavüz fiziksel olmaktan o kadar çıkmış bir halde ki… Ama fiziksel olanını lütfen çözelim artık. Lütfen, içmiş, öyle giyinmeseydi, kuyruk sallamasaydı demeyelim. Bu kadar da aşağılık olmayalım. Ve lütfen kadınları, erkekleri, eşcinselleri, trans bireyler bu dünyada nasıl yaşamak istiyorsa ve hangi işi yapmak istiyorsa emeklerinin karşılığını eşit alsınlar.

Mart 2016 / Blue Jean

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s