DİLARA SAKPINAR (Lara Di Lara, 123)

ldl4

Bundan yıllar önceydi, ‘Again’ diye bir şarkı dinledim. “I went into a very dark cave, where i could see nothing the bats were flying round my head walked to the cold end. I crossed my fingers round my back hoping to see the light so I could feel something, again” sözleri ile beni yakaladı ama en çok da söyleyenin sesi  büyüledi ve tabii bir de müzik… 123 ile bundan önce tanışmış olsam da ‘Again’ ile beni acayip yakaladılar. Zaman içinde mümkün oldukça konserlerine gider oldum. Dream Tv’de Ana Sahne’ye  konuk ettim. En son yine benim sunduğum ve Garajistanbul’da gerçekleşen Açık Sahne’de Lara Di Lara olarak izledim. Hazır 16 Mart‘ta Coop‘ta konserleri varken Dilara ile ufak bir röportaj yapayım dedim…

(P.S. Biz bu röportajı bugün yayınlamak üzere geçen hafta yaptık. Maalesef ülkemizde üzücü olaylar yaşanıyor… Yayınlayıp yayınlamamak konusunda epey düşündüm. Ama bir yandan da hayata devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum naçizane. Durdurulmak istenen bir hayat, korkutulmak istenen bir halk var ortada ve ben inanıyorum ki buna boyun eğmeyecek kadar güçlü bireyleriz…)

Bundan 1 yıl kadar önce başladı Lara di Lara ve neredeyse her ay mutlaka konseri olan bir hal aldı. Nasıl gidiyor?
Her şey oldukça güzel ama aslında adım adım ilerliyor. Bu günlerde, çalabilmek, insanların seni dinlemeye gelmesi neredeyse bir lüks oldu. Mekanlarda, festivallerde yer alabilmek için ne yollardan geçiyoruz… Fakat azimle, çalışkan bir şekilde ve ‘süreç’i iyi değerlendirerek, tadını çıkararak, kimi zaman zorlanarak bence istenilen yol bulunur.

Peki bu süreçte 123 ne alemde?
123 bir süredir dinlenmede, hepimiz ayrı ayrı şeyler yapıyoruz. Ama yakında ayı, kış uykusundan uyanıyor diyeyim!

123 ve solo projeni kıyaslayacak olsak ve en önemli 3 farkı sorsam, neler dersin?
123 tam olarak bir grup müziği. Her yerinde her şeyinde hep beraber kararlar vererek/alarak ilerlediğimiz bir oluşum. En başta müzik olmak üzere, teknik başka durumlar da dahil. Lara Di Lara ise tamamen benim yazdığım şarkılar ve sözlerle başladı. Tamamen kendi dünyamdan çıkan bir müzik.  Aslında her zaman var olan, fakat henüz paylaşmamış olduğum tarafım. Her şeyin bir zamanı var denir ya, bence doğru. Bir gün kaydetmeye karar verdim ve olaylar öyle gelişmeye başladı. Müzik dışında da çoğu şeyi kendi başıma çözmem ve yapmam gereken bir durumun içindeyim. Bir grup olduğumuzda, arkamı yaslayabileceğim grup arkadaşlarım oluyor ya da işleri bölüşebiliyoruz. Ama aynı zamanda bir grup olduğunda beraber hareket etmen gerektiği için her şeyi tam istediğin gibi yapamayabiliyorsun. Solo çalışırken istediğin kadar özgürsün.

İskandinavya doğumlusun, İstanbul’da yaşıyorsun. Tüm bu farklı dünyaların müzik üretimine ne gibi etkileri oluyor?
Evet İsveç, Stockholm’de doğdum. İsveç’e sıklıkla gidip geliyorum ama uzun zamandır İstanbul’da yaşıyorum. Nasıl bir etkisi olduğunu tek bir keimeyle anlatmak zor. Muhtmelen daha çok derinde, bilinç altımda  etkileri oluyor. Bazen kültür farkından yola çıkarak kafamı kurcalayan şeyler sözlerime yansıyor olabilir. Zaman zaman belki de başka türlü ‘sorgulama’ başlıyor. Müzikal olarak da etkisi vardır diye tahmin ediyorum. Kuzeyin ve yaşadığım toprakların kendimce karışımını yaptığımı düşünüyorum.

İngilizce şarkı söylemek mi Türkçe mi?ldl2
İkisi de.

Aynı soruyu sözler için de sormak isterim… İngilizce söz yazmak mı Türkçe mi?
Seçim yapamam. İkisini de yapmayı seviyorum. Daha çok duruma göre değişiyor sanırım. Bazı şeyleri Türkçe anlatmak geliyor içimden, bazı şeyleri İngilizce. Bu arada bazen İngilizce söylüyor olmam ilginç bi şekilde tuhaf karşılanabiliyor. “Türkiye’deyiz, İngilizce mi söylenir?” oluyor fakat buna katılmıyorum. Eğer sözlü bir müzik varsa; İngilizce zaman içinde evrenselleşmiş bir dil ve böylece Türkçe bilmeyen birine de ulaşabilme şansın oluyor. Bunun dışında da ailemde konuştuğumuz bir dil. Dolayısıyle doğal.

Seni dinlemeyen ve sesinle tanışmayan az insan kalmıştır diye düşünüyorum. Ama hiç dinlemeyen birine müziğini bir dinleyici gibi tanımlayacak olsan nasıl tanımlardın?
Kendi müziğimi tanımlamak hep zor gelmiştir. Çünkü eminim dinleyici için de kişiden kişiye değişiyordur müziğimin hissetirdikleri veya hissettirmedikleri. Benim için yaptığım müzik içimden gelendir. Bir şey için, biri için veya bir akım için yaptığım birşey değil. Genellikle kendi yaşadıklarım, yaşamayı hayal ettiklerim, etrafımda gördüklerim ve duyduklarımla ilgili dışa vurumum. Şöyle demeyi seviyorum; Lara Di Lara gözünden, kafasından, elinden, kolundan; ‘toprak’, ‘hava’ ve ‘su’da olan bitenler hakkında.

Yeni projeler var mı yakında?
Lara Di Lara olarak yeni bir albüm hazır aslında, sadece kaydetmesi kaldı. 123 ile bir albüm gelecek gibi görünüyor. Bir de benim uzun süredir beraber çalıştığım Levni ile beraber “Alike Places” projemiz var, yakında ilk EP’miz çıkacak. Yaklaşan konserler var, Facebook sayfamdan takip edilebilir.

16’sında Coop’ta konserin var. Dinleyiciyi neler bekliyor?
Karşılıklı bekliyoruz bence 🙂 Umarım güzel anlar yaşanacak, paylaşılacak ve gece sonunda az önce bir odada yaşadıklarımızı içimizde yakmış evlerimize dağılacağız diye düşünüyorum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s