NEW YORK İNSANLARI

Screen Shot 2016-05-22 at 15.40.53Benim için hayat her ne kadar ağırlıklı olarak benden ve en yakınlarımdan ibaret olsa da benim için hayat aynı zamanda bütün insanlar demek. 1 saniye bile olsa iletişim kurduğum bütün insanlar. Seviyorum insanlarla iletişimi. Seviyorum bazen hayatıma yeni birini almayı ama en çok da bir daha görmeyeceğim o “yeni”leri ve hayatlarını dinlemeyi seviyorum. Gittiğim her ülkenin her şehrinde değişik yapıda ve içerikte iletişimlerle karşılaşıyorum elbet ama içlerinde en ele alınası New York ve insanları.

Burada Türk, Arjantinli, Rus, Fransız, İtalyan, İspanyol, Güney Amerika’lı ve İsrail’li bir çok tanışığım, arkadaşım oldu. Bu kadar farklı millet ve ülkeden olmalarına rağmen hepsinin orta bir özelliği var, birer “New Yorker olmak”. Kendime New Yorker diyebilir miyim? Bilmem belki evet, belki hayır…

Burada insanlar birbirlerine hep gülümsüyorlar. Burada insanlar göz göze gelince gözlerini kaçırmıyorlar. Burada herkes birbirine karşı kibar, kesinlikle kaba olmak yok. Bir mağaza ya da restorana girdiğinizde o dile yapışan ve istisnasız, alelade ve alışkanlıktan söylenen “Hey how are you?” bile içinizi ısıtıyor genelde. Burada şehir o kadar da pis değil çünkü burada insanlar kendi pisliğini topluyor. Burada insanlar birey olabiliyor, yalnzılıklarını doya doya yaşayabiliyor. Kimse kimseyi yargılamıyor burada. Ne istersen giyiyorsun, ne istersen içiyorsun, arzu edersen sokakta dans ediyorsun. Burada her şey normal, hepsi normal.

Ama…

Burada insanlar kimse ile full konsantrasyon iletişim kuramıyor. Burada kimse bir dediğini bir kerede anlamıyor çünkü burada insanlar dinlemeyi değil anlatmayı seviyor. Herkesin kafası hep kendisi ile meşgul. Burada insanların bir kısmı “evde yok”. Burada inaların bir kısmı “evde yok” olmayı tercih etmiş çünkü muhtemelen sevilmemişler ya da sevememişler. Burada insanlar biraz “ben”cil. Burada birini bekletmek normal. Burada insanı beklentiye sokmak da normal. Burada sohbetler çok genel geçer. Çünkü burada insanlar hep kendi ile meşgul. Burada insanlar yalnız, çok yalnız.

Çok güzel insanlarla tanıştığım gibi çok berbat insanlarla da tanıştım elbette burada. Gerçi İstanbul farklı mı sanki? Yani berbatlık konusunda… Neyse. Bir şey diyeyim mi, bir tane sağlıklı ilişkisi olan görmedim. Aşk meşk ilişkisinden bahsetmiyorum, onlardan hem de çok güzellerinden bolca var, insan ilişkilerinden bahsediyorum. Arkadaşlık ve dostluklardan. Sanırım New York’ta bir o yok. Bütün bu çarpıcı, etkileyici, eğlenceli halinin altında bir sürü mutsuz insan var. Mutsuzluklarını tekrar tekrar kendi içinde yaşayan ve sıyrılmak yerine o mutsuzluklarına yapışan ve yapıştıkları için ilişkilerini sağlıklı kuramayan.

Ben mi? Ben hep teşekkür ediyorum. Nedeni bende kalsın.

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s