HAYAT

Screen Shot 2016-06-16 at 11.04.58Resmen çok uzun zamandır yazmıyorum. Neden? Çünkü her şeyi kafamda yazıyorum, başka başka şeyler de yazıyorum. Mekanları yazmaya kıyamıyorum, gittiğim konserleri içimde tekrar tekrar yaşıyorum. Bir de bir sürü dilekler diliyorum, hayaller kuruyorum. -gerçi bunu hep yapıyorum-

Hayatımda çok fazla şey oluyor, tıpkı burada da olduğu gibi. Koşan bu şehirde bir ben koşmuyorum belki de. Hiçbir şey yeni değil burada benim için, çok benim her şey. Turist gibi davranamıyorum, lokal desen değilim, sadece hissindeyim. Her şeyi yapmak için ölmüyorum ama bir sürü şey yapıyorum.

Ama dün, Central Park’ta New York Philharmonic konserini izlerken bana bir şey oldu. Şimdi diyeceksiniz ki “ne olmuş olabilir, altı üstü konser işte”. Ama öyle değil. Binlerce insan çimenlerde oturmuş, gülen yüzler, sapıtmadan bir piknik ortamı. İnanılmaz bir ses sistemi, Ressam Bob fırçasıyla kondurmuşçasına bulutlar, bir tarafta gökdelenler. Şarabımdan yudumluyorum, arkadaşımla sohbet ediyorum, bir sürü kahkahlar atıyorum. Kısacası yaşadığımı hissediyorum. Derken saat 20:00’yi gösteriyor, konser başlıyor. Dünyanın en hüzünlü parçasını düşünün, bir de üstüne öyle başlıyor. Ama ben hiç öyle hissetmiyorum. Binlerce insandan çıt çıkmıyor. Müzik içimize işliyor, sankı sahnenin üstünde oturup da dinliyormuşçasına berrak bir sesle hem de. Müziği dinliyorum, arada sohbet ediyorum, Tek hüznüm o sırada bitmekte olan şarap ama onu da hallediyorum. Hava yavaş yavaş kararıyor, gökyüzü türlü oyunlar oynuyor filan. Neden? Çünkü Ressam Bob iş başında. Gökdelenlerden ışıklar geliyor, müzik devam ediyor. Gözlerimi kapıyorum -muhtemeln dışarıdan deli gibi gözüküyorum ama umrumda mı? Asla- ve kocaman bir dilek tutuyorum. Aslında dilekten ziyade bir hayal paketi. Ve biliyorum ki olacak, oluyor da -kim bilir belki de ileri gidiyorum-. Konser bitiyor, havai fişekler patlıyor sanki bunu kutlarmışçasına. Bir de ben hiç sevmem havai fişek ama seviyorum o an. Sonra 86’dan 57’ye 29 blok gülerek, sohbet ederek yürüyoruz. Hava tatlı bir serin, New York gece ışıklarıyla güzel…Screen Shot 2016-06-16 at 11.11.29

Evet, parti dolu renkli bir hayatım var. Evet, çok geziyorum. Evet, hayatın her anından keyif almaya bakıyorum. Evet, çok çalıştım. Evet, bazen hala çok çalışıyorum. Evet, bazen dünya çalışmama müsade etmiyor. Ama kocaman bir “evet” de hayatımda bir sürü problemin varoluşuna. Fakat müzik denilen bu şey var ya, hepsini alıyor götürüyor. Psikopatça biliyorum ama öyle. Ve etkisi de hemen geçmiyor. Optimistim diyemem, pesimist olmadığım da bir gerçek. Birçok insan gibi ikisinin arasındaki ince çizgide gidip geliyorum işte.

Bunu neden mi yazıyorum? (Galiba) hayatı sevmeliyiz diye yazıyorum. Sevebildiğimiz kadarıyla elbet. Bir de neden mi yazıyorum? Canım istediği için yazıyorum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s