20.06.2016 – THE CURE @ Madison Square Garden

IMG_9862Müziğin bana yaşattıklarını herhangi bir adam yaşatsaydı muhtemelen şu an evlenmiş, defalarca nikah tazelemiş (aşşırı mutluyuz ya!), ördek yavrusu gibi boy boy çocuklar yapmış (oh no!) takılıyordum. Yani böyle tarifsiz mutluluk, anlamsız üzüntü, yer yer kahkaha, yer yer göz yaşı, hepsi var düşünsenize? Tamam, manyakça. Neyse en iyisi The Cure’a geçeyim hemen 🙂

The Cure’u en son 11 yıl önce izledim. Zaten bütün yukarıda yazdığım mevzu bu 11 yıldan dolayı çıktı. 2005 yazındaki Rock’n Coke’ta 3 saat 15 dakika sahnede kalmış, 3 kere bis yapmışlardı. Ne güzel konserdi ya… Sonra 11 yılda neler oldu, neler değişti filan diye düşündüm de bu kafalara geldim. Rock’n Coke’un organik hali sonrası Madison Square Garden çok mekanik geliyor elbet ama ben bile mekanik olmuşken kaç yazar… 3 gece üst üste konser verdiler ve ben son akşamında gittim. Konsere 2 saat kalana kadar set-list’e bakmamak için direndim ama en sonunda merakıma yenildim ve önceki 2 günün set-list’ine baktım. Neredeyse 30 şarkı ve 4 bis bekliyordu bizi. Şaşırdım mı? Asla.

Notcuklar…

  • Koskoca 11 yılda ne değişmiş? Hiçbir şey, aynı çaldılar iyi mi?
  • Madison Square Garden’ın ses sistemi öpülesi.
  • ‘Pictures of You’, ‘The Last Day of Summer’, ‘Sleep When I’m Dead’, ‘Lovesong’, ‘Bloodflowers’, ‘Lullaby’, ‘Why Can’t I Be You?’ ve ‘Boys Don’t Cry’ pek sevindirdi.
  • ‘Apart’ çalmayacaklarını biliyordum. Ama yine de bekledim. Beklemekten kim zarar görmüş di mi? Tabii çalmadılar ve ben tabii ki küstüm.
  • Herkes sahnede kazık çakmış gibi dururken Simon Gallup’un bir oraya bir buraya koşması inanılmazdı. Ve bence komik duruyordu. Sanki gruba yeni alınmış bir genç gibiydi. Adam kendini yırttı bir tepki alamadı, Robert Smith elini havaya kaldırdı Madison Square Garden koptu. Neyse.
  • Berbat bir yerden izledim ama çok mutlu izledim.
  • 3 gece üst üste böyle bir perforans sergilemelerine rağmen ne kadar da iyilerdi…
  • Madison Square Garden’ın full bar’ı olması çok iyi demiş miydim? Sadece bira içip sürekli çiş yapmak zorunda kalmıyor insan.
  • Uzun zamandır ilk defa bir konserin sonuna kadar kaldım. Evet, prenses olduğum için kalabalıklarla mekanı terk etmeyi sevmiyorum. Ama hiç zorluk çekmedim valla mis gibi terk ettim ortamı.

Yine olsa yine gider miyim? Giderim. N’olur yine 11 yıl geçmesin üzerinden. İnsan tarif edilemez flash-back’ler yaşıyor. Dünyanın en acı şeylerinden birini yaşamış olsam da 17 yaş en sevdiğim yaşlarımdan biriydi ve 2005’te 17 yaşımdaydım. Böyle işte.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s