ALAÇATI GÜNLÜKLERİ

FullSizeRender
Evet! Alaçatı ritüelini yerine getirdim!

Aslında ben aşırı Bodrum‘cu bir insanım. Yıllardır istisnasız her yaz giderim. Fakat bu sene gitmedim. Daha dorusu gidecek fırsat olmadı, hoş daha yaz bitmedi… Alaçatı‘ya ise yalnızca 4 sene önce birkaç günlüğüne gitmiş ama pek gezememiştim. Ama hayat ya bu, neredeyse 10 yıldır görmediğim, sadece ara ara çeşitli mekanlarda karşılaşıp selamlaştığım Tuba (bkz. www.alacatiplus.com‘un kurucusu) bana bir yazarlarının ayrıldığını eğer müsait isem onlarla mekan yazıları yazmak üzere Alaçatı‘ya gidip gidemeyeceğimi sordu. İçimdeki küçük -ama seçici- Vedat Milor genelde böyle tekliflere asla hayır demez. Ben de atladım gittim. Hikayenin giriş kısmı böyle. Gelelim gelişmeye.

Tam o sıralarda tatile çıkmayı düşünen Sipahi de anında bize katıldı ve Alaçatı yollarına düştük. Malum turizm diye bir şey pek kaldı sayılmaz günümüzde. Haliyle “yürünmez” denilen sokaklar yürünmeyecek kadar kalabalık değildi. Köy içinde vakit geçirmek her ne kadar keyifli olsa da gündüzleri hava sıcaklığından ötürü imkansıza yakındı. Zaten “deniz tatili” yeri olmayan Alaçatı‘da arabanın şart olduğunu söylemeliyim zira plaja gitmek istediğinizde taksi deli pahalı. Benim için plaj demek sakinlik demek. İlk gün Kafe Pi Beach‘e gittik. Tanrım o ne! İnsanlar nasıl öyle eğlenebiliyor gerçekten anlamıyorum. Bangır bangır müzik, şuursuz liseliler, kötü sayılabilecek bir servis.

IMG_2158
Otto Alaçatı

Bir de şampanya gibi soda patlatma modası çıkmış ki evlere şenlik. Marker’lar ile vücut boyama seanslarından bahsetmiyorum bile. Vücüdunda “Z kalp A”, “Ben seni böyle sevdim yarum” tadında mesajlar ile bir sürü insan. Neyse, benim mekanım kesinlikle Babylon oldu. Kaliteli ve beyinde patlamayan müzik, temiz, ilgili ve güleryüzlü servis, dünyanın en şahane denizi olmasa da güzel deniz. Bir diğer güzel mekan ise Otto Beach‘di ki orası da şahane denizi ve doğal kumsalı ile ön plana çıkıyor.

Ya sahi ben ne zaman teyze oldum? Ne zaman gürültüye, kalabalığa, boş sohbete dayanamaz oldum? Oldum valla. Hoş sanırım yurtiçinde teyzeleşiyorum. Yurtdışında böyle bir şey yok. Neyse 🙂 Mekanlardan bahsetmeden önce konakladığım yere de değinmeden edemeyeceğim. Bedirhan Konak adında butik otel olduğunu düşünen bir pansiyonda kaldım. Son derece cana yakın ve güler yüzlü sahipleri, mutlu eden kahvaltısı ve küçük ama Alaçatı dokulu odaları mevcut. Ben zaten böyle yerlerde fazla bir şey beklemiyorum çünkü sadece yatmadan yatmaya gidiyorum otele. Ancak işletmeye dair en ufak bir fikirleri yok. 3 gün boyunca temizlenmeyen odanın temizlenmediğini 3. gün farketmeleri mi dersiniz -evet, sabırla bekledim-, benim bavulumu benden izinsiz toplamaları mı dersiniz -ki bu resmen taciz- daha neler neler… Zaten o benim için son nokta oldu. Kötü bir niyetleri yoktur elbet ancak dediğim gibi işletmeye dair en ufak bir fikirleri de yok… Amatörüz deyip 10 yıldır bu işi yaptıklarını söylemeleri de ayrıca acı zira 10 yılın ardından hala amatörlük mevcut ise bir durup düşünmeli. Amatörden kasıt “amatör ruh” ise onun da öyle olmadığını onlara anlatmalı. Tabii ki bunu onlarla konuştum. Benim hayatımın yarısı evde değil otellerde geçti. “Butik otel nedir?”den girip serviste nelere dikkat etmelilere kadar ahkam değil, bildiklerimi anlattım. Bildiklerimi ve doğru olanı. “İlk defa başımıza böyle bir şey geldi” dediler. Belki yalan belki doğru ama ben tabii ki onlara inanmayı tercih ediyorum çünkü tatlı insanlar. Bu arada Asmalı Konak da onların yani söz konusu toplamda 12 oda. İdare edilemeyen 12 oda. Neyse. Bir daha kalır mıyım? Asla. Size tavsiye eder miyim? Hayır. Ayrıca sezonda geceliği 400 TL’yi bulan bir yer. Beyevi ya da Alavya‘yı tavsiye ederim ama.

IMG_2069
Sakız Reçeli

Gündüz…

Kahvaltı benim için mühim, biliyorsunuz. Yoksa sen hala bilmiyor musun? 🙂 Bu konudaki en mükemmel yer hiç şüphesiz ki Sakız Reçeli. Özenle seçilmiş ürünlerden oluşan kahvaltı tabağı, pişisi, kruvasanları ile her gün gidilesi bir yer. Bir tek pancake konusunda oldukça başarısızlar ama o de pek sevdiğim bir şey olmadığından pek etkilenmedim bu durumdan. Sahipleri güleryüzlü, Alaçatı sıcağında serin serin oturabileceğiniz bir yer. Bir diğer mekan ise Peri Art Cafe. Dalga dalga yayılan 3. dalga kahvenin Alaçatı temsiclilerinden. Cold brew’ları oldukça güzel. Kahvaltı sayılmaz ama hızlıca bir şeyler atıştırıp güne başlayabilirsiniz.

Akşam…

IMG_2320
Babushka

Favorim kesinlikle Port’ta yer alan Balıkçı Niyazi. O nasıl bir lezzettir ya? O nasıl ara sıcaklardır? O nasıl deniz mahsüllü pazıdır, eriştedir? Çok acayip. Ve tatlı sevmeyen ben söylüyorum; o nasıl sufledir? Çocukluğuma gittim resmen. Kesin gitmelisiniz. Pizza hastalığım yoktur ama Kırmızı Ardıç Kuşu da tavsiye. Mekan biraz fazla kırmızı ama idare ediyorsunuz. Lezzeti on numara, fiyatlar bir ufak uçuk. Bir diğer mekan Arven Garden. Şarap severler için bulunmaz bir yer. Şimdilik sadece yerli şaraplar var ama 200’den fazla oldukları için bol bol deneyebilirsiniz. Patlıcan baklavaları (tatlı değil tabii melanzane alla parmigiana daha çok) olacak iş değil. Bir değil 5 tane yiyebilirsiniz. Değişik tatlar sevenler için de Babushka harika bir mekan. Özellikle et yemiyorsanız yolunuz buraya mutlaka düşsün. Balıkları da harika.

IMG_2090
O zaman şerefe!

Gece…

Sanırım gece konusunda favori mekanım Yedi Alaçatı. Fiyatlar da Alaçatı geneline nazaran çok daha uygun. Güzel müziği, şahane kokteylleri ve konforu ile adeta benim için yapmışlar mekanı. Traktor de sevdiğim diğer mekanlardan oldu. 5 Cocktails & More konusunda ise İstanbul‘u tercih ettiğimi söylemeliyim. Ama Alaçatı geceleri için bulunmaz nimet tabii ki. Tektekçi‘de çalan Demet Akalın, Hande Yener, Kenan Doğulu, Tarkan dörtlüsü ise şaşırttı. Ama Tektekçi her zamanki gibi Tektekçi. Bir standarta oturmuş shot’ları ile her zaman bizimle. Ama ben orası için teyzeyim mesela işte…

Ve sonuç: Özetle Alaçatı güzel bir yer. Leziz yemekler yiyebileceğiniz, köyün içinde sıkılmadan dolaşabileceğiniz, akşamları serin olduğu için sarılıp öpmek isteği uyandıran, arabanın şart olduğu, güleryüzlü insanların ağırlıkta olduğu bir yer. Haftasonları kalabalık evet. Ama olsun. Olduğunuz yere hangi açıdan bakarsanız o kadar mutlu olursunuz. Ben insan izlemeyi ve yürümeyi seven bir insan olarak Alaçatı’da mutlu oldum. Evet, zaman zaman “insansız hava sahası” arzuladım ama sebebim çok. Mekanlarla ilgili detayları www.alacatiplus.com‘a yazdım. Oradan okursunuz. Öptüm. Şaka şaka öpmedim, neden öpeyim?

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s