18.01.2017 – BULUTSUZLUK ÖZLEMİ KONSERİ

fullsizerenderİki gün önce Tünel’de oturuyoruz. Bir de baktık Nejat Abi. Biraz oturdu yanımıza. Laf lafı açtı, biraz gündem, biraz geçmiş, biraz gelecek. Bayılırım hikaye ve anı dinlemeye. Saatlerce dinleyebilirim güzel anlatanları. Geçmiş Beyoğlu günlerinden bahsetti, Kelebek Korse’den girdik artık olmayan fötr şapkacıya uzandık ve tabii biraz da bunların ve birçok şeyin geleceğe nasıl taşınamadığından… İstiklal’den, Moda’dan, Boğaz’dan bahsettik. Vapurda doğan şarkılarından bahsetti. Vapurla yolculuk cidden insan zihninden kelimelerin hızla akmasına sebebiyet verir cinsten. Bir de bunları Nejat Abi gibi bir araya getirenleri siz düşünün… Ve en son “Seni dibe çeken, dipte olandan uzak duracaksın” diye ekledi hayata dair.

Bu karşılaşmanın ertesi günü, yani dün Dorock XL‘de konserleri vardı. O kadar uzun zaman olmuştu ki izlemeyeli hep aklımın bir köşesindeydi bu konsere gitmek. Gidemeyecek kadar yorgun olmama rağmen trafik mrafik demedim ve biraz rötarla konserdeki yerimi aldım. Girdiğimde ‘Bağdat Kafe’ çalıyordu. Nedendir bilinmez yol boyunca içimden onu söylemiştim.

“En kolay yol çöl, en kestirme
Lakin yaşlı kahin der dur gitme
Orda taş üstünde taş
Omuz üstünde baş kalmadı”

“Ne kadar özlemişim” diye düşündüm konser boyunca. Hayal Kahvesi’nin eski hali geldi aklıma. Oradaki konserler, avludaki binbir anı. Her şeyi tek tek alıyorlar diye içten içe bir kez daha bozuldum duruma. Ardından “Acil Demokrasi” çaldı. Günümüze ne kadar da uygun şarkı di mi? Dün bir de konserde instagram’da story bombardımanı yaptım, hazır kafalar sakin. Gece‘den Gökçe anında cevap yazdı, “No such thing. Haha tamam tamam sustum” diye. Neden? Çünkü konsere gitmeden önce İstanbul Blue Night Records davetinde sohbet ederken ona, “Geleceğe dair güzel bir şeyler duymaya çok ihtiyacım var. Var mı sende söyleyecek bir şeyler, söylesene?” demiştim. Ama ikimiz de söyleyecek güzel şeyler bulamamıştık.

“Çelişkiler keskinleşsin diye
Böyle mi geçsin ömrüm?
Acil demokrasi”

Üstüne ne çalacaklar acaba derken “Beynim Zonkluyor” geldi. Ne de severim. Sahi sizin de beyniniz zonklamıyor mu? Zonklamıyor diyen bir adım önce çıksın ve sırrını paylaşsın. Ardından da “Kesin bilgi!” diyerek yayalım.

“Beynim zonkluyor.
Olayların akışı,
Beni takmıyor … Niye yükselemedi güneş solda
Güneye giderken?
Niye kanat takıp uçamadı deniz bulutsuzluk özlemiyle?”

Arada güzel sololar, sahneden Nejat Abi aracılığıyla evlenme teklifi eden çocuk, “evet” demek konusunda zorlanan kız, kenarda sessiz duranlar, şarkılara eşlik edenler, anı yaşayanlar, kafası hiç orada olmayanlar, yüzünde tebessümü olanlar, gözünden bulut eksik olmayanlar. Süper bir şekilde hem konseri hem insanları izledim yine. “İyi ki gitmişim” dedim kendi kendime ve “iyi ki müzik var”. Konserden çıktım, hava buz gibi, başladım yürümeye ve içimden söylemeye devam ettim:

“Sözlerimi geri alamam
Yazdığımı yeniden yazamam
Çaldığımı baştan çalamam
Bir daha geri dönemem
Akıyorsa gözyaşım kurumasın
Coşup seven gönlümse durmasın
Dost bildik anılarım çağırmasın
Bir daha geri dönemem
Hiçbir kere hayat bayram olmadı
Ya da her nefes alışımız bayramdı
Bir umuttu yaşatan insanı
Aldım elime sazımı
Yine aşınca çayın suyu boyunu
Belki yeniden karşıma çıkacaksın
Göz göze durup bakınca göreceğiz
Neyiz ve nerelerdeyiz bilemiyoruz
Şimdi”
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s