VE 29…

img_9236Başında 2, yazı ile “İKİ” barındıran son yaşıma girmiş olmak beni biraz düşündürüyor. Ama çok da düşünmemek lazım. Büyümekle ilgili duygu durumum malum. İstemiyorum arkadaş. Ama istemesek de oluyor maalesef, direnmenin faydası yok.

Öncelikle 28 enteresan bir yaş filan değildi. Arkadaşlarım çok övmüştü. “En güzel yaş”, “Çok keyif alacaksın” demişlerdi. Kimdi onlar hatırlamıyorum ama kendilerini bir adım öne çıkmaya davet ediyor; “Siz ne buldunuz da ben bulamadım?” diye sormak istiyorum. Belki yine 30’ların ortasına gelmiş gibi yaşadığımdandır bu his? Ya da “eyvah büyüyorum” korkusuyla yer yer 17 gibi davrandığımdan?  Ama cidden 28’in hiçbir numarası yok, henüz buralara gelmediyseniz beklentinizi düşük tutun. Tabii favori yaşı 17 olan bendenizi ne kadar ciddiye alırsınız bilemiyorum 🙂

Elbet yine birşeyler öğrendim. Öncelikle çok çalışan değil, ‘insan üstüne’ çalışan kazanıyor. Şimdi bunu uzun uzun anlatamayacağım ama anlayan anladı. O insanlar gözümde birer maymun. Benim biraz midemi bulandırıyor. Sonracığıma ego… Hep söylerim, berbat bir şey. İlk defa egosu beslenmediğinde çölde susuz kalmış gibi hisseden birini oldukça yakından inceleme fırsatım oldu. Ve ego berbat bir şey değilmiş. Ego korkunçmuş! Hatta hastalıkmış. Efendime söyleyeyim insanları ve kendini sevmeyi beceremeyen herkese yine aşırı üzüldüm. Bir de içindeki iyiyi az da olsa gördüğüm bütün öküz insanların iyi kısmı uğruna kendimi hırpaladım durdum. Büyük hata. Ama yine yapacağım, böyleyim bana ne 🙂 Deli gibi kalbim kırıldı 28’imde. Ama kısa sürede hop geçti. Sonra bugüne kadar yaşadığım bütün kalp kırıklıklarını düşündüm ve kalp kırıklığının çok genel geçer bir şey olduğuna kanaat getirdim. Evet, galiba benim de içimde küçük bir öküz var. Son olarak da insanlık için küçük, kendim için büyük oldukça tehlikeli bir şey yaşadım ve ilk defa “eyvah!” dedim. Hiç böyle “eyvah!” dememiş, böyle korkmamıştım. Sanırım bana ders oldu. Olmadıysa yazıklar olsun, benden adam olmaz.
Bir de ne kadar şanslıyım ki zırt pırt ‘yakın’ı değişenlerden olmadım hiç. Akıp gitmeyi seviyorum ama bu sabit kısımlar da hoşuma gitmiyor değil hayatımda.

Doğum Günü…

img_9268
Bahadır, Lemi, Mededi, tabii ki ben, Murat, Rüya, Sipahi, Çiçek, Kerim, Can

Bu sene doğum günümde bir şey yapmak pek de içimden gelmedi. Bizim ekip ile rakı üstüne Laneth Bir Gece ile klasiğe yakın bir Cumartesi geçirmeye karar verdim. Esas bir gece önce başladı kutlama ama oraya hiç girmeyeceğim, what happens in Beyoğlu stays in Beyoğlu!
Neyse, rakımız yine her zaman olduğu gibi müthişti, kahkaha atmaktan mideme kramplar girdi. Gerçekten hiçbir arkadaşım normal değil ve ben buna bayılıyorum. 2014’teki Pink Floyd – Dark Side Of The Moon pastamın ardından gözlerimin dolmasına sebebiyet veren ikinci pastamla karşılaştım, Unicorn! Mum üflerken en hardcore’undan dilekler de tuttum tabii ki! Ardından Laneth Bir Gece’de yıllardır görmediğim birçok kişiyi gördüm, metal müzik ile hasret giderdim, headbang’in ucundan defalarca döndüm, ve yaklaşık 150 kişiyi “teşekkür ederim” şeklinde öptüm. “Galiba uykum geldi” dediğimde saat 05:17’ydi. Seviyorum ulen!

Toparlıyorum… Söylemeliyim ki 29’dan zerre kadar beklentim yok. Aklım yerinde, fiziken sağlam ve kalbim bu şekilde pır pır olduğu sürece başka da bir şey istemem sanırım. İş, güç, aşk, meşk, zart, zurta girmiyorum bile onlar oluyor kendiliğinden.
Hayaller baki, gerçekler de oldukça makul görünüyor özetle.

img_9238
The pasta!

Bir klasik olarak EN’ler…
En ilk kutlayan 3’lü: Murat (10 yıldır istisnasız, ben de onu kutlamalıyım hehe), Sipahi – Mededi – Şafako Shot Trio’su ve Cansu.
En teşekkürler: Annecik, Mededi – Sipahi
En kahkaha attıran: Rüya & Murat
En “Haydi gel içelim”: Rakı
En “N’olur içmeyelim”: Whiskey shot
En Facetime: Aliko, haliyle Dönis.
En “neredesin sen”: Lil
En iyi ki beni yapmışlar: Tabii ki Meral & Turgay!
En doğum günü kızı: Tabii ki ben! Yok şaka, hiç doğum günü kızı değildim bu sene.
En Unicorn: Ben!

Sipeşıl tenks tu:
Biricik, canım Mededi & sevdiceği çoşkulu Lemi, bana karşı ultra sabırlı Fikri’cim Sipahi, bayıldığım müthiş çift Çiçek ve Kerims, antidepresan etkili çift Rüya & Murat, Can & Bahadır, Şafako, “iyiki doğdun”dan öte mükemmel dilekler ile Aylin‘im Aslım‘ım ve Melis.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s