03.03.2017 – Tolga Akyıldız’la Açık Sahne

screen-shot-2017-03-05-at-15-00-13Ben bu aralar Beyoğlu’na acayip üzülüyorum. Bazen içinde olduğum, bazen de hayatımın fonunda olan mekanlar bir bir gidiyor. İstiklal Caddesi yabancı, müzik sessiz, simalar tanıdık değil, belki de ben daha da yabancı…
Sürekli gittiğim birkaç mekan var, onun dışında neredeyse Beyoğlu kalmadı hayatımda. Kalması için kendimi bir hayli zorluyorum gerçi. Cuma günü Açık Sahne‘ye giderken de yol boyunca bunları düşündüm. Hava baharmış şakası yapıp mutlu etti, kulağımda UNKLE ile ben kendimi mutlu ettim filan ama işte photoshop’la İstiklal Caddesi’ne kondurulmuş hissinden öteye gidemedim. Ve sonra Garajistanbul‘a girdim…
Tatlı bir kalabalık, birbiri ardına sahne almayı bekleyen kimi yeni, kimi yıllardır hayatımızda olan isimler, birkaç tanıdık, biraz ayak üstü sohbet… Ve ne güzel ki ardından müzik…

İlk olarak sahne alan Onyedi oldu. Bedük prodüktörlüğünde çalışıyorlar ve gerçekten sahnede iyilerdi. Ben sürekli öyle müzik dinliyor muyum? Hayır. Ama ülkede olan bir açığı doldurabilecek tattalar. Ardından Teneke Trampet çıktı, onları da ilk defa dinlemiş oldum. YouTube’da 75 milyon kez izlenen Naz Öçal‘ı da yine ilk kez Açık Sahne‘de izlemiş oldum. Bir bakın derim, Şebo‘ya yazdığı şarkı ile başlamış bütün mevzu… Gencecik, naif ve heyecanlı birini en son sanırım liseler arası müzik yarışmasında jüriyken görmüştüm. O zaman da gözlerim dolardı Açık Sahne‘de de doldu. Mavisakal, Ogün Sanlısoy, Batu – Batuhan Mutlugil‘e söylenecek söz yok zaten. Albümü yakında çıkacak olan Gözde, solo devam eden Evren filan derken dopdolu bir geceydi. Ama benim için gecenin efsanesi, Kurtalan Ekspres ile sahne alan Seyyal Taner oldu. Hasta bir şekilde (soğuk algınlığı) geleceğini biliyordum ama kulise geldiğinde “Eyvah nasıl sahneye çıkacak?” diye düşünmekten kendimi alamadım. Nasıl mı çıktı? Bomba gibi! En kısa zamanda, öyle ya da böyle bir şekilde izlemelisiniz.
Özetle saat 22:00’den neredeyse 04:00’e kadar müzik dolu bir akşam geçirdik. Sahneden gördüğüm kalabalık, insanların yüzündeki gülümseme, şarkılara eşlik edişleri ve tabii ki eğlenmeleri bana inanılmaz enerji veriyor. Ve ben yine hop, ümit doluyorum.
Gece sonunda arkadaşlarımla bir başka mekana geçmek üzere Garajistanbul’dan çıkıp Tünel’e doğru yürümeye başladık.  İstiklal Caddesi koca bir şantiye, tramvay yolu malumunuz, her yer toz, her köşebaşında polis, akrep… Müzik sesini duyana kadar deliriyorum sandım. Sonra geçti.
Mekanlarımıza da, müziğimize de, sanatçılarımıza da sahip çıkmalıyız. Çıktık çıktık, zaten çıkamazsak vay halimize…
Bir sonraki Tolga Akyıldız’la Açık Sahne’de buluşuruz yine.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s