DÜNYA İNSAN OLMA GÜNÜ

(Geçen sene Mart sayısında Blue Jean’deki köşeme yazmıştım. Fikirlerim baki, paylaşmak istedim bir kez daha. Bu arada verdiğim şarkı önerisi ve bu Cuma konserlerinin olacak olması da ilginç bir tesadüf…)

 

Ben bazı günlerin kutlanmasını manasız buluyorum.

Mesela Sevgililer Günü… Saçmalık. 14 Şubat gelip çattığında insanların yüzündeki çaresizlik, bu uğurda maymun olmalar, birbirinden çirkin oyuncak ayıların ve kalp şeklinde kırmızı balonların havada uçuşması filan cidden kötü bir sit-com gibi. Bir de her Sevgililer Günü’nde ayrı sevgiliye sahip olma durumu var ki evlere şenlik. Sil baştan maymunluk. Velıntayn, yu ar dismisd!

Anneler Günü ve Babalar Günü’nü de çok mantıklı bulduğumu söyleyemeyeceğim ancak Sevgililer Günü’ne kıyasla çok daha naif ve masumlar. Bir öpücük ile çözülen, çok daha içten günler. Ne bileyim Anneler Günü, Antik Yunanların Yunan mitolojisindeki pek çok tanrı ve tanrıçanın annesi olan Rhea onuruna verdikleri yıllık ilkbahar festivali kutlamalarıyla başlamış. Arkasında yatan hikaye ne güzel di mi? Babalar Günü ise “Madem annelerin günü var neden babaların olmasın?” tadında tatlı bir sebeple çıkmış.

Bir de tabii 8 Mart Dünya Kadınlar Günü var… Nereden çıktığını biliyor musunuz? 8 Mart 1857’de New York’ta 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları istemesi, greve başlaması, polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can vermesi sonucunda. Büyük bir acı, büyük bir dram var arkasında anlayacağınız.

Diyeceğim şu ki evet, ben bazı günlerin kutlanmasını manasız buluyorum. Sen sevgiline yılda bir kez, içinden gelerek değil de buna kendini mecbur hissettiğin için sürpriz yaptıkça, annenin babanın yanağına “Aaa günü gelmiş” diyerek öpücük kondurup onları sevdiğini söyledikçe manasız buluyorum işte. Ve en acısı da hala dünyanın dört bir yanında taciz, tecavüz ve kadın cinayetlerinin devam etmesine rağmen boşa gazel okuyup haktan hukutan bahsettikçe kendimizi saçma buluyorum. Varsın olsun kutlanmasın, rezil oluyoruz. Bence önce Dünya İnsan Olma Günü kutlansın. Kadına da, erkeğe de, gay’e de, lezbiyene de, çocuğa da, yetişkine de şiddet uygulanmasın. Kim bilir belki bir günlüğüne tüm bu günlerin heyecanına kapılan dünya halkı, insanmış gibi davranır? Ve kim bilir belki insan olabilmeyi severler.

Sürekli rengi siyah yazılar yazmak zorunda kalmak da boğucu. Kendimi müzik dinlemeye, seyahat etmeye, sevdiğim insanlara vakit geçirmeye adamak istiyorum. Zaten hayat kısa. Stavroz – The Finishing dinleyin güzel oluyor.

Blue Jean / Mart 2017

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s