23 – 27 AĞUSTOS – ZEYTİNLİ ROCK FESTİVALİ

IMG_0437Resmen blog yazmaz oldum. En son Cappadox’u yazmış olmam filan inanılmaz. Ama taze Zeytinli Rock Festivali‘ne gitmişken yazayım dedim. Her ne kadar arkadaşımın düğünü için son 2 günü es geçmiş olsam da dolu dolu 3 gün geçirdiğimi söyleyebilirim. Festival güzel şey arkadaş. Neyse, neler mi oldu?


1 GÜN

Güneşle pek ilişkisi olmayan bendeniz festivale gidiş için hep akşam saatlerini tercih ettim. İyi yapmışım zira gölge alan sıfıra yakındı. İlk gün benim için Moğollar‘la başladı. Çok iyilerdi. Yaşları epey düşük bir kitlenin, Moğollar‘ın birçok şarkısına hep bir ağızdan eşlik etmesi, ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ daha dün yapılmış gibi tepki vermesi harikaydı. Feridun Düzağaç inanılmaz bir performans sergiledi. Bir ara sosyal medyada dolaşmaya başlayan “detone” hikayesine hem sözleriyle hem de performansıyla harika bir cevap verdi. Ben farkında olmadan ne de çok Feridun Düzağaç şarkısı biliyormuşum! Gecenin sonunda sahne alan mor ve ötesi yine her zamanki gibi harikaydı. En bilindik şarkılarıyla başlamaları ise şok etkisi yarattı. Genelde ortalara ya da sonlara koydukları şarkılarla bir anda konserin başında buluşunca kitle de anında ekstra çoştu.

2. GÜN

İçimdeki teyze ikinci güne de Flört ile başlayabildi. Yani anlayacağınız erken saatte olan her konseri kaçırdım! Flört‘ün en son ne zaman izledim hatırlamıyorum. Hatta kendi programımda izlemiş bile olabilirim ki bu da bin (!) yıla tekabül ediyor. Sahnede gerçekten çok iyiler ve herkes delicesine şarkıları ezbere biliyor. Seksendört esnasıda festival alanını ve sokakları gezmeyi tercih ettim. Bir sevemedim ben onları. Denedim ama olmuyor. Fakat backstage’e gelen izleyici sesleri açık hara herkesi ezdi geçti. Ne de çok sevenleri var… maNga çok iyiydi ama esas gecenin yıldızı Teoman‘dı. Geçtiğimiz ay Harbiye Açıkhava konserine de bayılmıştım. Öyle böyle değil yani, müthiş. Bir önceki izleyişim 2013 Rock’n Coke’tu. Müziği bırakmaktan vazgeçip geri döndüğü zamanlar yani. Sahnede, Teoman’ı kötü cover’layan bir başkası gibiydi o konserde. Neyse diyeceğim şu, denk geldiğiniz ilk konserine mutlaka gidin.

3. GÜN

Tam teyzeliği bırakıp son dönemde sevdiğim Adamlar esnasında festival alanına gidecektim ki içimdeki teyze yine “olmaz evladım” dedi. 10 gün önce Küçükçiftlik Park’ta izlediğim için kendimi avutmam da zor olmadı. Özetle Ceyl’an Ertem saatinde alandaydım. Konser, kalabalığa biraz ağır kaçtı gibi ama bence güzeldi. Bir de ‘Kovdum’ çalsa tadından yenmezdi. Ama en azından bir Mehmet Güreli şarkısı ‘Uçurtma’ beni sevindirdi. Selda Bağcan & Boom Pam‘de kendime yine izin verdim. Ve hem gecenin hem de benim için festivalin kapanışını Athena ile yaptım. ‘Ben Böyleyim’de sahneye çıkan Şebnem Ferah da bonusu oldu.

Notcuklar…

  • Uzun zamandır böyle bir kalabalık görmediğimi söylemeliyim. Yaş ortalaması oldukça düşüktü ama çok keyifliydi.
  • Yeme – içme fiyatları aşırı uygundu. Festivalcinin dostu bira, alanda 12 TL, alan dışında 6 TL’ydi. İstanbul’da olsak 20 TL’nin altında zor o iş.
  • Ne yemek için ne de içki için sıra olmaması mükemmeldi.
  • Festival alanı önündeki sokak resmen panayır yeri gibiydi. Gruplar halinde şarkı söyleyenler, halay çekenler, içeriği küfürlü olan ama yüzde tebessüme sebebiyet veren sloganlar atanlar ve daha neler neler… Ki yani “banne ya sokağa çıkmayacağım!” diye çok direttim ama sonra çıkınca çok mutlu oldum.
  • Festivalin en hoş sohbeti kesinlikle Teoman‘dı. Backstage’de bizi kırdı geçirdi.
  • Kaçırdığıma en üzüldüğüm isimler Şebnem Ferah, Melis Danişmend, Hayko Cepkin, Pentagram ve Mavisakal oldu.
  • Güne otelin bahçesinden odaya yükselen Ceyl’an Ertem kahkahası ile başlamak, kahvaltıda Hayko‘yla sohbet etmek, sağa sola koşturan Derya Köroğlu ile ayak üstü muhabbet etmek filan derken bir bakıyorsunuz hop bitmiş festival…
  • Speşıl tenks tu Nurbanu.
  • Dolmuşlardaki “Rock festivaline gider” yazısı, marketlerdeki “Sarj 2 TL” uyanıklığı, Tuborg vs Efes Pilsen düellosu, o sokakta yer alan evlerin giriş katındaki evlerden bile 2,5 TL’ye çorba satılması filan tebessüme sebebiyet veren güzelliklerdi.
  • Bizi kazıklayan taksici abiye selam olsun. Neymiş? Orada taksilere dikkat edecekmişsiniz. Festival ayağına “nasıl geçiririzcilik” mevcut.
  • Henüz el değiştiren ve tam açılmamışken birden bir sürü insanı ağırlayan Manastır Han Otel de şimdilik “eh” olsa da seneye çok güzel olacağa benziyor.
  • Bir akşam tavsiye üzerine Bacca adlı mekanda rakı & meze yaptık. Ben de size tavsiye ediyorum valla, yemekler lezizdi. Bir de canlı müzik vardı ki The Beatles’la, Frank Sinatra’yla, Tanju Okan’la beni benden aldı. Bazen bir anda her şey acayip olabiliyor.
  • Güvenlik görevlileri kibar konuşmak adına bir eğitimden geçmeli.
  • Festival katılımcıları da çöpleri yerlere atmamak konusunda eğitilmeli.
  • Tuvalet için hep backstage’i kullandığımdan yorum yapamayacağım ama bir şikayet duymadım.

PS: Ben Rock’n Coke’u özlüyorum ya. Gerçekten öyle böyle değil yani, çok. Ülkede Zeytinli gibi bir festival yapılmasına çok seviniyorum ama olsun…
Erken döndüğüm için festival aklımda kalmış olsa da 2 günü daha nasıl çıkarırdım bilmiyorum. Valla herkese helal olsun. Ben yeşil çayımı içip dizime döneyim madem 🙂

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s