2019 DİLEKLERİ

Yine geldi 10 Aralık. Geçen seneye şöyle bir baktım da, 16 tane dileğim varmış. Sadece 5 tanesi olmuş iyi mi? 31% oluyor bu. Yeni yılda yaşım 31 olacak ondan mı acaba? Bu nasıl kötü bir orandır, bari 50%’ye yakın olsaydı… Neyse belki 2019 yüzüme güler belli mi olur?

Ve dilekler…IMG_1680

  • Öncelikle herkesin sağlıklı ve mutlu olması. El Clásico.
  • Sevdiklerimin daha da mutlu olması. Başkaları da olsun tabii ama sevdiklerim çok daha fazla mutlu olsun.
  • Kötü niyetli, ruh hastası insanların; mutlu ve huzurlu olmayı öğrenmesi ve akıllarının başına gelmesi adına mutsuz olması. Ama kısacık yani, aydınlanma mutsuzluğu. Sonra geçsin, yine mutlu olsunlar, bazı şeylerin değerini anlasınlar.
  • “Hayatımı güzel kılan birkaç ufak ama mühim şey mümkünse bozulmasın” diye bıkmadan, yılmadan, azimle diliyorum. O iş öyle olmuyor. Her sene daha da bir olmuyor hatta. Mutlaka bir şeyler sekteye uğruyor. Ben yine de dileyeyim. Sağlığa bir şey olmasın da, insan bir şekilde yolunu buluyor…
  • Hayatıma dair insanlık için küçük ama kendim için büyük bir adım atma arifesindeyim. Ama o kadar kararsızım ki atamıyorum o adımı. Bana bir karar verme hali gelsin.
  • Önce ruhen sonra da madden tatmin edici işler yapacağım bir sene olsun 2019. Yıllarca dedim ama bu sene daha da çok “Vay be neler yapıyorum” diyeyim. Tabii en önemlisi düzgün insanlarla, keyifli ve güzel işler yapayım. Saçma sapan insanlarla iş yapmak kadar iğrenç bir şey yok çünkü. 2018 bu anlamda güzel sayılırdı.
  • Bir miktar daha sağlıklı yaşayayım. Örneğin sigarayı tamamen çıkarayım hayatımdan ki tütüne geçerek azalttım epey. Tekrar pilates’e döneyim. Güya geçen sene dönecektim olamadı!
  • Bu sene “çok az” değil, “hiç” seyahat etmedim! O anlamda hayatımın en b*ktan senelerinden biriydi. Hem de edebilecekken etmedim. Bu da tarihe benim mallığım olarak not edilsin. Bir daha yapmam bunu umarım. Yazın kızlarla yaptığım tatili saymazsak tatil bile yapmadım. Umarım 2019’da bol bol seyahat ederim. İrili ufaklı farketmez, yeter ki edeyim. Şuradan 2 gün Sapanca’ya gitmek bile bir şey. 2 yıldır New York’a gitmedim mesela! Ama 2019 planını şimdiden yapmaya başladım. Onun dışında tek tek görmek istediğim ülkeleri ve şehirleri yazsam uzun olur. Onlar kendilerini biliyor, ben de onları biliyorum. Bu yeterli.
  • Türkiye’de ya da değil farketmez, kendime bir hafta sakin ama güzel bir yerde telefonsuz tatil diliyorum. Mümkünse yanımda sadece bir kişi olsun ama. Fotoğrafları bile fotoğraf makinası ile çekeyim, öyle bir telefonsuzluk. Süper yemekleri, harika denizi ve tatlı bir rüzgar sesi olsun lütfen.
  • 2018’de en çok aradığım ama bulamadığım şey huzur oldu. 2019’da huzurdan patlayacak gibi olayım. Huzur barındırmayan her şeyden de uzak duracak gücü bulayım tabii.
  • Beni çok heyecanlandıracak şeyler olsun bu sene de. Heyecanlandıracak insanlar, heyecanlandıracak işler, heyecanlandıracak olaylar, heyecanlandıracak seyahatler, gün saymama sebebiyet verecek aksiyonlar… 2018 güzeldi bu açıdan. Sevgili 2019, sen daha iyisini yaparsın bence 🙂
  • Geçen sene, “Bu sene kesin bunu yapacağım!” dediğim ama yapmadığım bir şey var. Kitap! Evet, ben yazdım. Hem de 2016’nın sonunda yazıp bitirdiğim bir şey…
    A-ha bunu da ilk kez buraya yazmış oldum! 2019’da onunla ilgili komple harekete geçmeyi diliyorum. Yılın son günlerinde geçtim de sayılır. Bu konuda da öğrendiğim tek bir şey var ki; asla ama asla kimseden yardım rica etmeyeceksin.
  • Konuşmadığımda bile beni anlayabilecek birini diliyorum. O anlasın ve benimle konuşsun. Ben anlatmakla yorulmayayım. O beni düşünsün ve ilgilensin mesela. Teknoloji de o kadar gelişti yani! Yoksa kanlısı, canlısı robot filan olsun madem.
  • Kendime yeni bir bilgisayar almayı diliyorum. Bu emektar 7 yaşında ve çok kilo. Benim hafif bir şeye ihtiyacım var. Çok düşünmeden alayım. Aldıktan sonra düşünsem mesela?
  • Kendime; ultra, mega, çılgın, fantastik bir kulaklık almayı diliyorum. Onu da o kadar düşündüm ki düşünmekten bıkıp vazgeçtim. Şu an iPhone kulaklığı ile müzik dinlemekten kulaklarım ağlıyor, depresyondalar. Bunu da çok düşünme İpek ya, al gitsin!
  • Hep müzik olsun. Her sabah kahve kokusu ve müziğe uyanayım. Sabahları kahvemi yatakta içip kitap okuduğum çok sabahım olsun. Çok güzel konserler olsun ve yine hepsine gideyim.
  • Tabii ki bir klasik olarak yine yeni yaşıma güzel girmeyi diliyorum. Geçen sene müthişti. “Hayatımdaki en güzel hediyeydi” diyebileceğim bir video yaptılar bana. Pastam Star Wars’tu ve harikaydı. 2014 Pink Floyd, 2016 Unicorn ve 2018 Star Wars… Bu sene ne olacak acaba? (Buradan mesajımı verdim, beklentide olduğumu belirttim, çok pisim haha!)
  • Heyecan, sağlık ve huzur dolu olsun 2019.

Yılın Dersi…

İleride dönüp baktığımda, 2018’i hayatımdaki enteresan senelerden biri olarak hatırlayacağım garanti. O kadar güzel, rahat, huzurlu ve de umutlu başladım ki seneye ve o kadar huzursuz, berbat, manasız devam etti ki; kimseyi ve hiçbir şeyi gözümüzde büyütmemiz gerektiğini bir kez daha öğrenmiş oldum. Aslında “öğrenmiş oldum” yanlış bir söylem. Zaten bunu yapmayan bir insandım da yapıverdim. Yapmamak lazım, kırıcı ve hatta yıkıcı oluyor.

Çocukluğumdan beri 30 olmanın hep “kocaman olmak” olduğunu düşünürdüm. Halbuki 30 daha bebek ya… Evet, koca insansın ama bir yandan da değilsin. İlginç bir yaş. Ama bu sene büyümenin önemini öğrenmiş oldum. Çünkü etrafım büyük çocuklarla doluydu. İleride o büyük çocuklardan biri olmak istemiyorum. Kapı gibi “büyük” olmak istiyorum. Ayakları yere basan, sağlam ve kendi olabilen. Şu an bile öyleyim gerçi, neyse 😉 Ruhlara değil lafım, davranış, hareket ve olamayışlara.

2018 hayatta kendimi en değersiz ve tü kaka hissettiğim sene oldu. Bu da bana değer algımı yitirişimi farkettirdi. Farketmemle harekete geçtim. Biraz zaman aldı ama geçti o his. Şu an kendimi o kadar değerli hissediyorum ki nasıl değersiz hissedebilirim emin değilim 🙂 Önce kendime, tekrar bunu hissettirdiğim ve özüme döndüğüm için; ardından da hissettirenlere teşekkürler.

İnanmayan ve şüpheci yapımı 2018 itibariyle bırakmıştım. Nasıl bir rahatlıkmış diye tam seviniyordum ki gereksizmiş. Hep tribal olmalıyız sanırım 🙂

Sağlığın ne kadar mühim olduğunu hiçbir zaman unutmamakla beraber, bu sene içinde “sağlık” barındıran çok üzücü olaylar yaşadığım için üzerine tekrar tekrar çok düşündüm. En üzücüsü çok sevdiğimiz, gencecik bir arkadaşımızı kaybetmek oldu… Yine her zaman söylediğimi söyledim kendime: “anı yaşa”. Öldükten ya da bir sevdiğini kaybettikten sonra tüm “dur”ların, çekincelerin, tiyatroların, -mış gibilerin, kaçışların, içe atışların, yalanların, kendini sırf maddiyat için bir şeylere adayışların ve hayatı kaçırışların aslında çöp. Bir kere burdayız… Varsa ikinci bir şansın kanıtı ona göre davranalım da yok yani. Neyseki ben sürekli gelecek hayalleri kursam da, plan yapmayı sevsem de “an”cıyım özünde. Aferin bana ya, valla tebrik kendime.

Saçma bulduğum bazı şeyleri yaptığım bir sene oldu. Olur arada bazen. Ama cidden “bazen” ile sınırlı kalmalı. Burdan ne mi öğrendim? Valla bilemedim. Sahi ne öğrendim?

Harekete geçmenin önemini anladığım bir sene oldu. Biraz da pişkinlik ve “canım, bebişim, beybim, hayatım, aşkitom” öğrensem tam olacak sanırım. Şaka şaka, ağzımdan öyle kelimeler çıkarsa beni gördüğünüz yerde vurun.

Kimseden bir şey beklememeyi öğrendim. Ama bir şeyler bekleyebileceğim birinin/birilerinin olmasını çok isterdim o da ayrı mesele.

Bir de arkadaşların önemini yine, yeniden, aşırı derinden bir kez daha gördüm. Çogiyi bir şey.

N’aber 2019? Aldın mı mesajlarımı?

& Thanks to…

Mom
Mededi
Rüya
Çiçek
Nil

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s