VE 2019 BİTER…

IMG_9056Oldukça enteresan bir seneydi 2019. Geçen gün arkadaşlarla konuşurken, “hayatımın en iyi senesiydi” diyen de oldu “en kötü senesiydi” diyen de. Herkesin keskin bir şekilde iki uçta olduğu bir sene olması dikkatimi çekti. Ama benim için ne çok iyiydi ne de çok kötü. Çok büyük beklentilerim yoktu belki de ondandır kim bilir…

Yeni yıla berbat bir giriş yaptığımdan dolayı yılın ilk günleri de berbattı. Yeni yılın ilk günü kendi kendime “Bütün yılın böyle olmasına izin vermeyeceğim” diye söz vermiştim. Nitekim sözümü de tuttum. Ben ne istiyorum, ne yapmak istiyorum, neyi istemiyorum ve türevi bir çok sorumun cevabına göre hareket etmeye çalıştım. 100% olmasa da büyük bir yüzdede başarılı oldum.

2019‘da kendimle alakalı yapmayı düşündüğüm bir sürü şey vardı. Kendime yatırım yani 🙂 Bir tanesinin bile ucundan tutup başlamadığım için yılın bu son günlerinde kendime bol bol “fak yu!” diyorum. Ha bugün, ha yarın derken 365 günün geçmiş olduğuna da inanmak istemiyorum. ÜÇYÜZALTMIŞBEŞGÜN!

2019 yine bir sürü güzel iş yaptığım bir sene oldu. Kendi YouTube programım Köşesiz Köşe’ye başladım ve harika konuklarım oldu. Önce bir ekiple çalışıyordum ama şimdi tamamen kendim çekip kendim montajlıyorum ki bence aşırı eğlenceli bir şey. Bir yandan konser organizasyonları, sunuculuk işleri, bir takım marka işbirlikleri devam ederken yanına bonus olarak bir de Türkçe Rap dergisinin yazı işleri müdürlüğünü ekledim. Yine yeniden 9-6 bir insan olmadığım, olmama şansını yaratmak için çabaladığım, bu konuda direndiğim, direttiğim ve hayat da bana bu konuda kısmen de olsa destek verdiği için mutlu oldum.

2019‘da insanların çoğu ile arama ama o, ama bu sebeple mesafeler girdi. Önce bir üzüldüm filan ama sonra durup düşününce bunun bana iyi geldiğine karar verdim. Çünkü bu vesileyle şunu fark ettim ki insanları mutlu etmeye çalışmaktan aşırı yorulmuşum, dinlenmiş oldum. X ne sever ne sevmez, Y bunu yapmak istemez ona göre bir şey yapalım, aman Z üzülmesin, aman X’in yüzü düştü hemen animasyon yapayım… Halbuki aynı özveriyi pek kimseden göremedim. Ya da nadiren gördüm diyeyim, daha doğru olur. “İpek ne de olsa her şeye ok’dir” durumunun da etkisi var tabii bunda ve yanlış da değil. Ama “İpek ne sever”e göre hareketler görmek de hoş olurdu tabii. Artık 2020’de belki 🙂

2019‘da bazen o kadar gitmek istedim ki tarif bile edemem. Bazen olduğum yerden, bazen yanımdaki insan(lar)dan, bazen şehirden… Böyle hiçbir şey söylemeden kalkıp, dümdüz yürüyüp gitmek. Ama gitmedim. Çünkü sonradan pişman olacağım hareketler yapmaktan çekiniyorum.

2019‘da “bile bile lades” olarak adlandırabileceğim 2-3 tane olayım var. Bunlar hayırlara mı vesile olacak, yoksa sonradan saçımı başımı mı yolacağım ilerleyen zamanlarda göreceğim. Ama insan denemeden bilemiyor ki bazı şeyleri.

2019‘da beni çok üzeceğini düşündüğüm şeylerin artık üzmediğini gördüm. İnsanın kalbi de ruhu da gittikçe nasırlaşıyor mu nedir? Biraz “duygusuz” bir durum ama yapacak bir şey yok. Kalıcı değildir zaten. Sonuçta hassas bir insanım ben hahaha 🙂

2019‘da hayatıma “gelecek kaygısı” diye yeni bir kaygı biçimi girdi. Geçen senelerde ufaktan yokluyordu ama bu sene büyük giriş yaptı. İşte tam da o noktada “Eyvah şimdi cidden büyüdüm galiba” dedim. Kaygının hiçbir türlüsünü bünyem kaldırmıyor. Kimin kaldırıyor ki zaten?

2019‘da durdum. “Göçebe” yaşam stilimi bu sene değiştirdim. Belki de aldığım en keskin karar da bu oldu bu sene. Fondaki “ya gidersem” içerikli soru işaretini “gidersem bakarız”la değiştirmemin rolü büyük bunda. Ayrıca bugünden yarına bir yere gittiğim de yok yani 🙂 Hem gitmemek için sebeplerim de var şimdilik.

2019‘da hiç “seni seviyorum” demedim. Hatta diyesim geldiğinde de demedim. Değişik bir tecrübeydi. Herkesin 21 günlük şeker / hamur vs diyetleri misali ben de süresiz “seni seviyorum” diyetine girdim. Elbet bir gün yine derim. Der miyim?

2019‘da, muhtemelen 2020’de hiç görmeyeceğim birçok insanla vakit geçirdim. Çok eğlenip, çok fazla şey paylaştım ama dediğim gibi muhtemelen birçoğunu görmeyeceğim. Bunu da geçen gün kalabalık bir ortamdayken düşünmüştüm de yazmadan geçmeyeyim dedim.

2019‘dan hatırlayacağım çok fazla replik var. Özellikle 2 insandan o kadar çok var ki…

2019‘da yine çok konsere gittim, çok dans ettim ama tabii ki her zaman olduğu gibi bana hiç yetmedi. Çok az kitap okudum ve az filme gittim, bu konuda performansım biraz düşüktü. Çok fazla müzik dinledim ve yepyeni diziler izledim, oh çok da iyi yaptım. Ailemle ve arkadaşlarımla güzel vakit geçirdim. Çok güldüm, az ağladım. Yine manasızca çok İstanbul’daydım. Kaosundan, burada çakılı kalışımdan ve nicesinden yine baydım. 2019’da kendimle alakalı memnun olduğum şeyler de var olmadığım şeyler de. Birazcık daha özenli olabilirdim kendime dair ama olamadım. Güzel olan şeyleri de olmayan şeyleri de bir şekilde ben yarattım.
Şöyle bir geri dönüp bakınca ve yaşadığım bazı zorlukları da bir kenara atınca ben 2019’u sevdim. Öyle tü kaka bir sene değildi. Hele ki 2018’le kıyaslayınca… 

2020 mi? Hiçbir fikrim yok 🙂

 


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s