VE 2020 BİTER…

Ben ne akla hizmet 2019 yazıma “Oldukça enteresan bir seneydi 2019 diye başlamışım acaba? 2020, enteresanlık kriterimi değiştirdi. Bu sene gerçekten ama gerçekten enteresandı. Dilerim 2021 enteresan bir sene olmaz, düz bir sene olur. Sivriliğe gerek yok.

Bu seneye o kadar komik başladım ki hep komik şeyler olacak zannediyordum. Ama kim derdi ki asosyal, korku dolu, endişeli, yer yer yalnız bir sene olacak? Oldu valla.

Sağlığın ne kadar önemli bir şey olduğunu çok iyi bilsem de bu sene bunun önemini daha da iyi anladım. “Alla alla etrafımızda da hiç yok ne biçim iş bu” diye başlayan muhabbetlerimiz sağımızda solumuzda pandemiden ölenleri ve hastanelik olanları duymamızla devam etti. Beynimize hep bir, “14 günlük önlemler” paketi soktular, o 14 günler oldu bize 9 ay. Kim bilir daha ne kadar devam edecek?

Sağlığın yanında nefret ettiğim bir şeyin daha önemini anladım; para. Artık nefret filan etmiyorum, direkt seviyorum. Hayatımda hiç bu kadar belirsiz ve endişe verici bir dönem hatırlamıyorum çünkü işe dair. Ha geçti sonra o ayrı. Ama belirsizlik kusmuk bir şeymiş. Zaten genelde de belirsizlik sevmem. Özetle belirsizlik içeren her şeyden tiksindim bu sene.

2020 için ne seyahatler ne hayaller vardı kafamda. Hatta tam Mart’ta yine mini New York planlıyordum. N’oldu? Gördüm planın şeyini… 2020 ve içindeki insanlar tam beni plan yapmaya küstürecekti ki “yooook küsmem” dedim. Plan yapmak canım benim. 2021 sen 2020 arkadaşını örnek alma. Pis, kaka o.

Bu sene çok canım arkadaşım Çağlan’ı maalesef ki üzücü bir şekilde kaybettik. Ben erken doğum günü için arkadaşlarımla Sapanca’dayken aldım haberi. Muhtemelen haberi alan ilk 2-3 kişiden biriydim. Sonrası zaten malum, ameliyatlar, hastane ve açıkcası “zaten bir arıza ile dönecekse hiç dönmesin” dileğinde bulunduğum süreç… Öyle bir döneme denk geldi ki ne hastaneye gidebildik adam akıllı, ne de cenazesi kalabalık olabildi (20 kişi ya vardık ya yoktuk)
O kadar zaten birbirimizi görmediğimiz bir dönem ki anlayamadık bence henüz. Her şey normal olsaydı yüzümüze yüzümüze vururdu bu süreç. Şimdi böyle bir “O da evinde zaten” hissi var bende. Bundan birkaç gün önce de maalesef annesi göçüp gitti buralardan. 2020 cidden sen nesin ya?

2020‘de bana bir boş vermişlik geldi. Daha doğrusu “Amaaan neyse”cilik.

2020‘de “evde spor mu? ıyh asla” cümlemi yuttum mecburen. Hayatta yapmadığım yemekler yaptım. Bol kitap okudum, bol dizi ve film izledim. Resim yaptım (su an 3’u duvarlarımı süslüyor, 3’ü asılmayı bekliyor), evle ilgilendim, kendimle ilgilendim.

2020‘de bu ortama rağmen mümkün mertebe arkadaşlarımla güzel şeyler yaptık. Geçen gün Sipahi ile “Acaba bu sene totalde 10 kere görüşmüş müyüzdür?” diye konuşuyorduk. 365 günde 10 bizim için nedir ki? Yani bu sene haliyle beni arkadaşlarımdan epey ayırdı. Önceleri zorlandım ama sonra normal geldi. Hatta hala normal geliyor. Bir de ben bu sene sürekli annemi özledim, çok komik. İnsan başı sıkışınca kesin anne özlüyor. Bir de az görüştük zaten pandemi mandemi. Hıh!

2020‘de yine var olan bütün konserlere gittim, çok dans ettim ama bu sefer evde. Hatta şöyle bir cümlem oldu “Şafako bana disco yapsana!” hahaha 🙂

2020 hayatıma İris’i (a.k.a Honçiri Ponçiri / Honçi Ponçi) soktu. Kuçu hayaliyle başlayıp kedili bitirdim seneyi. Belki 2021 kuçulu olur?

2020‘de psikoloğa başladım. Neden? Çünkü halkımızın panik atak dediği şey 7 yıllık bir aranın ardından full force geri döndü. Epey seyrek görüşüyoruz artık psikocum ile ama bence psikolog dediğimiz şey her gün 1 saat olmalı ya. Öyle iyi bir şey. Hele ki benim gibi vır vır konuşmayı seviyorsanız muhteşem ya. Ayırca yıllarca “babanı kaybettiğin için var sende bu” diyenlere de selam olsun, alakası yokmuş. Hıh! Ben de inanmıştım o fikre gerçi ama değilmiş, sorry. Geçen biri, bir önceki post’uma istinaden instagram’dan mesaj attı “psikoloğa gittiğinizi böyle ulu orta söylemese miydiniz acaba?” diye. O gün bugündür aklımda kendisi. Bence hayatta hiçbir şeyi söylemek ayıp değil ya… “Psikoloğa gidiyorum. Regl oldum. Jinekoloğa gidiyorum.” filan gibi konular/cümleler neden böyle tabu ya? Daha yüksek sesle kurmak istiyorum o cümleleri böyle mesajlar aldıkça, sorry.

Tam olarak nasıl tanımlayabilirim bilmiyorum ama içten içe bu boktan seneyi sevdim ben. Yani bu yeni düzen, normalimizden güzel gelmeye başladı bana. Halbuki benim gibi her hafta en az 3-4 etkinliğe giden, birkaç kez dışarıda yemek yiyen ve sürekli arkadaşlarını gören biri için zor olmalıydı ama olmadı. FOMO yoktu belki de ondan… Bir tarafım normale dönmek istemiyor. Manyakça biliyorum ama öyle. N’apayım, yalan mı söyleyeyim şimdi size?

Nası geçtiğini anlamakta güçlük çektiğim, sanki 2020 yılbaşı daha dünmüşçesine bir his veren bu seneyi yaşadığımız sürece anlatacağımıza eminim. Yaşlısı ayrı korku yaşadı, çocuğu ayrı bir dünyaya girdi, genci kaygı yaşadı filan garip yani.

Sağlık iyi olunca devamı da bir şekilde çözülüyor ya. Hem beden hem akıl sağlığımıza mukayyet olalım. Teşekkürler 2020 tüm öğrettiklerin için. Bizi 2021’e devrederken hakkımızda iyi şeyler söyle hahah 🙂

Mujk
Bye


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s