YENİ MEKANLAR: THE BARLEY & KULİS

Son dönemlerde (belki de yıl oldu) arkadaşlarımla en sık konuştuğumuz şey gidecek mekan bulamama hali. Eskiden her haftasonu yapacak bir şeyimiz vardı. Güzel bir konser, müziğinden keyif aldığımız ve içmeye gittiğimiz mekanlar, boş kalmayan geceler… Şimdi ise sakin bir cafe’de şarabımızı yudumlamaktan ya da saatlerce rakı masasında oturmaktan başka bir şey yapamıyoruz. Hep kendime soruyorum … More YENİ MEKANLAR: THE BARLEY & KULİS

VE 2015 BİTER…

Kendisini tarif etmekte oldukça zorlandığım bir yıldı 2014. Ama sanırım 2015’le iyi anlaştık. Sadece 5 ay belki de biraz daha az İstanbul’daydım, nasıl sevmeyebilirim ki 2015’i? Öncelikle 2014’ün sonunda da orada olduğum gibi yılın ilk 3 ayı New York‘taydım. O kadar yer gittim gördüm ama oraya karşı hissettiğim aşkı hiçbirine hissetmedim. Bir insana karşı bile … More VE 2015 BİTER…

BERLİN’cilik

Hep merak ettiğim,  2 kere gidişin ucundan döndüğüm, bir kere de küsüp (yani küstüm oynamıyorumculuk) gitmediğim yerdi kendisi. Her ne kadar gittim, gördüm, sevdim diyeceğim kadar tatminkar bir süre geçirmemiş olsam da kendisine 10 üzerinden 6 verebilirim. Hatta 7’yi bile zorlayabilir. Bilenler bilir ki söz konusu ışıklandırılmış renkli ve karakterli bir şehir (bkz. Christmas’ın güzelliği), … More BERLİN’cilik

KABUS KERİM’Lİ ANADOLU’NUN ARDINDAN

1)”Scheisse”ci teyze 4) Glühwein-team 5) İtalyan şef Kabus Kerim Bir müddetir kısmi bir “adım adım Anadolu” ile minimal bir Almanya ziyareti üstü bol yol içerikli bir süreçteydim. Bilmem yazıları gerekli mecralardan takip ettiniz mi?! “veni, vidi, amavi” demek istiyorum gidip gördüğüm yerler ve tanıştığım yeni insanlar için. İstanbul’u ne kadar özlemediğimi kelimelerle anlatma sıkıntısı çeksem … More KABUS KERİM’Lİ ANADOLU’NUN ARDINDAN

BİROL VE DERYA EVLENDİ! 19.09.2015

Aşk nereden nereye 😉 Düğünler konusundaki mızmızlığımı bilirsiniz. Evlenenler için yorucu olduğu kadar katılımcılar için de dertli bir aktivite oluyor zaman zaman. Çoğu zaman bir mecburiyet gibi katılıyor insanlar, “biraz takılır, evetleri duyar çıkarım” oluyor motto. Sonra alkol kana karışıyor ve zaman mevhumu unutuluyor. Ertesi sabah uyanınca da “Tüh gitti güzelim Cuma/Cumartesi/Pazar akşamı” oluyor. Üstüne … More BİROL VE DERYA EVLENDİ! 19.09.2015

1 – 2 AĞUSTOS CHILL-OUT FESTİVAL BODRUM

Poi konusunda uzmanlaşmak istiyorum! Siz bu satırları okurken ben yine biten bir festivalin ardındaki hüznü yaşıyorum. Hiçbir festival olmadı ki bitince “oh bunu da atlattık” diyeyim. Ki çoğunda da koşturdum hep. Kimi zaman röportajlar peşinde koşturdum, kimi zaman TV için canlı yayın yapmaktan sevdiğim birçok konseri kaçırdım. Ama hepsinde hep çok ama çok eğlendim. Eğlenmek … More 1 – 2 AĞUSTOS CHILL-OUT FESTİVAL BODRUM

BİR DATÇA HİKAYESİ

Palamutbükü my love… Benim için Datça demek düğün demek, çünkü hayatımda 1 kere Datça’ya gitmiştim o da düğün içindi. Gerçi o gidiş ne kadar sayılır bilmiyorum. Çünkü Antalya’nın Ormana Köyü’nden 2,5 saatlik araba yolundan sonra Antalya – İstanbul ve İstanbul – Dalaman uçuşu yapmıştım. Bagajımın kaybolmasından dolayı 2 saat havaalanında beklemiş ve ardından Dalaman – … More BİR DATÇA HİKAYESİ

1 HAFTA SONU, 2 FESTİVAL

Malum yaz geldi festivaller de son sürat başladı. Her yıl gerçekleşen malum festivaller bir yana dursun bu yıl yeni cici ve umarım devamının da geleceği nurtopu gibi festivallerimiz oldu. Bir tanesi “Güzel Bir Gün” diğeri ise “1st Harvest Festival“. Her ikisi de Küçükçiftlik Park‘ta gerçekleşince tek bir festival etkisi yaratsa da her ikisini de ayrı … More 1 HAFTA SONU, 2 FESTİVAL

08.05.2015 – %100 AÇIK SAHNE

Geçtiğimiz günlerde 6.’sı düzenlenen Açık Sahne benim için hem özel hem de çok güzek geçti. İlk olarak Ghetto’da başlamıştı bu macera. Ardından Ghetto’nun maalesef ki tarih olması sonucunda Garajistanbul‘a geçti ki bence çok da güzel oldu. Üçtür Garajistanbul‘da buluşuyor Tolga‘nın Açık Sahne‘si dinleyici ile. Benim için güzeldi çünkü epeydir birçok özlediğim ismin adam akıllı konserini … More 08.05.2015 – %100 AÇIK SAHNE

SOĞUKTAN DONMAK: NEW YORK

Ama görüntü mükemmel! Ben ki kış seven bir insan(d)ım artık nefret etmeye yakınım. Her ne kadar New York halkı Kasım’da havanın ılık oluşuna şaşırsa da, her ne kadar Christmas Eve’de üstümüzde t-shirt’ler çocuklar gibi şen olsak da tabii ki geldi o tarihin (yine) en soğuk kışı”. -22 dereceleri bulan hissedilen sıcaklık ki bence buna “hissedilen … More SOĞUKTAN DONMAK: NEW YORK