NELER OLUYOR HAYATTA?

Let it snow! Bir müddettir yazmadığım için çenesi düşük bir yazı olacak. Bir yandan okul, bir yandan “Coyote Ugly”i izlediğimden beri “Ben de barda çalışırım ne var yani ehe ehe” dememin üzerinden 15 yıl geçmesinin üzerinden gerçekten bir barda çalışmaya başlamış olmam ve bir yandan da New York’un çılgın cazibesi ile dolu günlerim full performans … More NELER OLUYOR HAYATTA?

NEW YORK’tan UPDATE

Central Park… Epeydir yazmadığımı farkettim. Ama bir bilseniz ne koşturuyorum burada. Kendime abidik gubidik mevzular yaratmakta üstüme yok! 🙂 Ama bunun yanında tabii ki yemeler, içmeler, müzeler, konserler dolu vakitler de geçirdim. Juno isimli “bekledik de gelmedi” adlı bir kar fırtınası (!) atlattık. Geldiğimden beri her şeyin videosunu çektiğim için artık paylaşıma geçtim. BURADAN bakabilirsiniz. … More NEW YORK’tan UPDATE

The Philip K. Dick Science Fiction Film Festival @ NYC

Tribeca Movie Theater Philip K. Dick kitaplarını ne kadar sevdiğimi bilirsiniz. Nereden bileceksiniz? Tabii ki bilmiyorsunuz. Neyse ama seviyorum. “Total Recall“, “Minority Report” ve “Blade Runner” gibi filmler de kendisinin kaleminden çıktı aslında. Özellikle “Blade Runner” en sevdiğim romanlarından “Do Androids Dream of Electric Sheep?“ten uyarlandı ki 2015’te yeni bir “Blade Runner Project” geliyor olması … More The Philip K. Dick Science Fiction Film Festival @ NYC

HELLO 2015!

Resmen 2015 yılındayız. 2015 yılında olduğumuz yetmezmiş gibi Ocak‘ın da 3’te 1’ini geride bıraktık ki insanın inanası gelmiyor! 2015‘in ilk postu da yine New York‘tan. Bu kadar kaosun içinde -ki seviyorum ben bu kaosu- bir anda kendimi spiritüel kitaplar okurken bulmam çok garip oldu cidden. Bu yaşıma kadar dönemsel olarak çok okudum ama bu sefer … More HELLO 2015!

VE 2014 BİTER…

Açıkcası bu yılla ilgili tam olarak ne hissediyorum emin değilim. Bir yıl hem bu kadar b*ktan, hem bu kadar iyi nasıl olabilir? Olabildi valla… Sanırım en son 2012‘de aşırı b*ktanlık ve iyi oluş duygusunu hissetmiştim. Yalnız 2 yılda bir kaldırmam ben böyle söyleyeyim. Yaşlanırım 🙂 B*OKTANDI çünkü çok sevdiğim işim olmadan başladım 2014‘e, çok özledim … More VE 2014 BİTER…

CHRISTMAS EVE

St. Paul the Apostle Church Çocukluğumdan beli sevmişimdir ben bu Christmas olayını. İşin dini boyutundan çok; bir araya geliş, insanların mutluluğu ve tabii en önemlisi her yerin rengarenk oluşu ve Christmas Tree beni aşırı mutlu etmiştir. Aynı bizim bayramlarda herkesin birbirine “iyi bayramlar” dediğinde mutlu olduğum gibi. Ama tabii hiçbir zaman gerçek anlamıyla bir Christmas … More CHRISTMAS EVE

OVERDOSE SANAT!

Metropolitan Museum of Art… Şimdi tutup, “sanattan aşırı anlıyorum” diye bir iddiada bulunmayacağım elbet -ah keşke anlasaydım!- ama burada kendimi sanata ve müzelere adadığım bir gerçek. İnsan müzelerin içinde saatlerce kendini kaybedebiliyor. Ben hiçbir zaman audio-guide insanı olmadım. Alıyorum elime müze haritasını ve başlıyorum gezmeye… Kendi yorumum, kendime =) Müzelerin ardından kısa bir yeme içme … More OVERDOSE SANAT!

STREEP, BURTON, ADAMS, WALTZ, KONSERLER VE DAHASI

Herhalde ben yaratılırken bana bir enerji fazlalığı verilmiş ben de madem öyle onu tüketeyim dedim -kahramanımız bitirmiş bulunmakta-. Bir yandan konserlere gidiyor, bir yandan güzel mamalar yiyor, bir yandan evde de vakit geçiriyorum tabii! Bu arada öküz gibi yemek yememe rağmen kilo verdim sanırım ki dişi bir varlık için böyle şeyler sevindirici oluyor biliyorsunuz ki. … More STREEP, BURTON, ADAMS, WALTZ, KONSERLER VE DAHASI

TESADÜFLER, GÜZELLİKLER, AKSİLİKLER: HAYAT

Jimmy’den manzara… Keşfedilecek bir sürü şeyin olduğu bir şehir New York. Şimdi kızacaksınız ama bunun yanında biraz sıkılmaya da başladım. İnsan dediğin böyle iğrenç bir varlık işte. Bir an önce başlasa her şey iyi olacak. Biraz mekanlardan bahsedeceğim yine ama öncesinde Boston maceram ve başıma gelen talihsizlikleri de yazmamak olmaz. Hem gülersiniz. Belki de üzülür … More TESADÜFLER, GÜZELLİKLER, AKSİLİKLER: HAYAT

İSTANBUL vs NEW YORK

Yürüyordum Alphabet City’de… Benim İstanbul‘a ne kadar aşık olduğumu herkes bilir. Ama bu aşk ve nefret ilişkisidir benim için. Yani sahilde yürürken “Seni seviyorum İstanbul!” diye bağırmak isterken yarım saat sonra trafikte “Senden nefret ediyorum” diyebilirim. Cihangir‘de aşırı mutluyken, İstiklal Caddesi‘ne çıktığımda kalabalıktan ve garip insan kitlesinden boğulabilirim. Hepsi bir arada yani… Sorunlu bir ilişki … More İSTANBUL vs NEW YORK