YENİ MEKANLAR: THE BARLEY & KULİS

Son dönemlerde (belki de yıl oldu) arkadaşlarımla en sık konuştuğumuz şey gidecek mekan bulamama hali. Eskiden her haftasonu yapacak bir şeyimiz vardı. Güzel bir konser, müziğinden keyif aldığımız ve içmeye gittiğimiz mekanlar, boş kalmayan geceler… Şimdi ise sakin bir cafe’de şarabımızı yudumlamaktan ya da saatlerce rakı masasında oturmaktan başka bir şey yapamıyoruz. Hep kendime soruyorum … More YENİ MEKANLAR: THE BARLEY & KULİS

04.11.2015 – IRON & WINE KONSERİ

Uzun zamandır adam akıllı konser izlemediğimden yakınıyorum. Tamam arada izlediğim birçok güzel konser oldu ama benim “adam akıllı” tanımım başka. Hem kulağa hem ruha hitap edecek, böyle beni alıp başka boyutlara geçirecek filan… Oh Land öyle olur diye düşünüyordum, değilmiş. Tamamen Iron & Wine’mış. İlk kim bana dinletmişti Iron & Wine’ı tam olarak hatırlamıyorum. Ya … More 04.11.2015 – IRON & WINE KONSERİ

KUZGUNCUK’TA BİR GÜN

Kuzguncuk sokakları… Bazen İstanbul içinde yaşadığım hayata bakıyorum da, akıl alır gibi değil. Kötü bir hayat yaşadığımdan değil de manasızca bir yere kapanık yaşadığımızdan. Örneğin benim hayatım ağırlıklı Cihangir’de geçiyor. Arnavutköy ve Bebek de yer yer hayatımda yer alıyor. Eskiden Caddebostan’a da çok giderdim ama şimdi ona arada boğaz varmış gibi değil, okyanus ötesiymiş gibi … More KUZGUNCUK’TA BİR GÜN

VE (P)İSTANBUL…

Parti basmak benim işim… Gittim ve de döndüm. Sanki hiç gitmemişim hissi ile döndüm hem de. Döner dönmez havaalanında ilk hissettiğim şey bu oldu. Korkunç bir kulak ağrısı ile dönmeme rağmen (ertesi gün doktora gittiğimde iki kulakta da kanama olduğunu ve birinde sıvı birikmesi sebebiyle işitme kaybı olduğunu öğrendim. Yalandan ağrı değil yani!) gördüğüm şehir … More VE (P)İSTANBUL…

İSTANBUL vs NEW YORK

Yürüyordum Alphabet City’de… Benim İstanbul‘a ne kadar aşık olduğumu herkes bilir. Ama bu aşk ve nefret ilişkisidir benim için. Yani sahilde yürürken “Seni seviyorum İstanbul!” diye bağırmak isterken yarım saat sonra trafikte “Senden nefret ediyorum” diyebilirim. Cihangir‘de aşırı mutluyken, İstiklal Caddesi‘ne çıktığımda kalabalıktan ve garip insan kitlesinden boğulabilirim. Hepsi bir arada yani… Sorunlu bir ilişki … More İSTANBUL vs NEW YORK

13.07.2014 – METALLICA Konseri

Yine büyülü bir konseri geride bıraktık. İTÜ’de gerçekleşen Metallica konseri geride yine bizi ağzı açık, gözleri parlak ve “ne headbang’i canım!” derken boynu ağrılı bıraktı. Request by Metallica turnesinin Avrupa ayağının son konseriydi bu. Avrupa’ya bizimle bye bye demiş oldular. Konser alanına metro ile giderek üstün zeka gösterdim. Peki ya metro çıkışındaki t-shirt satanların merdivenleri … More 13.07.2014 – METALLICA Konseri

İSTANBUL FİLM FESTİVALİ KAPANIŞ PARTİSİ

Nil & Ben Neredeyse Türkiye’de sinema komple +18 (!) olacakken bir yandan da “sinema ölmez” inancımızdan kopmayacağımız etkinlikler de olmuyor değil. Bir yandan Türkiye sinemasının 100. Yılı’nın da kutlandığı kapanış partisi Martı İstanbul Hotel’de gerçekleşti. Ben de Nil’e Athena’dan araklamayı en sevdiğim kalıbı kullanarak “Sen de gel, güzel oluyor” dedim ve partinin yolunu tuttuk. Verilen … More İSTANBUL FİLM FESTİVALİ KAPANIŞ PARTİSİ

ÜTOPYA GERÇEK OLDU (ama) BU DAHA BAŞLANGIÇ

Hayat ne garip bir hal aldı; eskiyi özlemediğimiz, varolanla yetinemediğimiz ve bir şeyler beklediğimiz bir hal. Artık hep söyler olduk ama tekrar etmekte fayda var: “bu daha başlangıç mücadeleye devam”.ÜTOPYA…En son 4 Haziran’da yazmıştım yaşadıklarımı, yaşadıklarımızı. Neler oldu, neler değişti… Polis çekildi bir ara ve parka dokunmadı. Gülümseyen insanlarla dolu, kimsenin bir yere ayrılmadığı, yardımlaşmanın, … More ÜTOPYA GERÇEK OLDU (ama) BU DAHA BAŞLANGIÇ

GEZİ PARKI DİRENİYOR…

Her şey hükümetin “Üç beş ağaç” dediği ama aslında bir doğa katli olan Gezi Park’ının yıkılma olayı ile başladı. Bir grup insan gayet masum ve hakları olan bir şekilde parkı korumak adına yola çıktı. Oradaydık. Kendi gürültü(1)sü kendine olan müzikler, çevreci söylemler ve güler yüzlü insanlar. Ama öyle devam edemedi maalesef… 31.05.2013 29 Mayıs Çarşamba… … More GEZİ PARKI DİRENİYOR…

21.11.2012 – GRİPİN: Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar ilk konser…

Son dönemde yorgunum, halsizim, uykusuzum ve daha bir sürü şey (tam emo olmuşum mesela dimi?) ama her türlü tedavi yöntemlerinden en büyüğü müzik olduğundan Gripin’in son albümü “Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar”ın ilk konserini kaçırmamalıydım. Gerçi albümdeki sözleri vs düşününce bu ruh haliyle pek de hayırlı bir hareket sayılmazdı belki de ama öldürmediler neyse ki bu sefer … More 21.11.2012 – GRİPİN: Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar ilk konser…