OOTOYA / New York

Dün Sakura Matsuri‘yi yazarken Ootoya‘ya gittiğimizden bahsetmiştim. Planımız tamamen güzel bir yemek yiyip, yanında yeşil çay içip sağlıklı bir şekilde mekanı terk edip evde sakin bir Cuma akşamı geçirmekti ama pek de öyle olmadı. İdil‘le gittiğimiz -en azından gitmeyi planladığımız- bu yemek arkadaşım Dev ve onun arkadaşı Eric‘in de katılımı ile sake’lerin havada uçuştuğu ve … More OOTOYA / New York

Tacombi at Fonda Nolita / New York

Bence bu taco çok ayıp bir şey. Çünkü şuursuzca yemek mümkün. Hani öyle “Bir tane yiyeyim bana yeter”lik bir durumu yok. İnsan en az üç tane yemek istiyor. Bazen “Üç de yetmez beş tane”ye varabiliyor durum. Ben her zaman ikide uslu uslu duruyorum o ayrı. Mekanın sunumu tam lahmacun misali. Zaten diyeceksiniz ki kebapçıdan ne … More Tacombi at Fonda Nolita / New York

EMPELLON COCİNA / New York

Bu aralar yine bir ufak New York‘tayım. Gelirken iki şey aşeriyordum taco & margarita ikilisi ve de lobster roll. Hatta daha çok yakın zamanda Ed’s Lobster Bar‘ı da bu yüzden yazdım sayılır. Gelecek planları 🙂 Neyse bu sebeple geldiğim günün akşamı kendimi taco diyarlarına atmak istedim. Kaldığım yere çok yakın açılan Empellon Cocina‘ya gittik. Aslında … More EMPELLON COCİNA / New York

SPAGO İSTANBUL by WOLFGANG PUCK

Aslında mekan açılalı çok uzun zaman oldu. Yine mekan yazılarıyla Günün İçinden Bıdılar‘ı renklendiren Çiçek daha önce gittiği için bahsetmiş ve pek de etkilenmediğini söylemişti. Ama hızlı bir oturuş gerçekleştirmiş o yüzden bir daha gitmeyi düşünüyordu. Ben ise daha önceden sadece kokteyl için mekanda bulunduğumdan mutfağını merak ediyordum. Geçtiğimiz günlerde bir yemek için Spago’daydım. Açıkcası … More SPAGO İSTANBUL by WOLFGANG PUCK

SHEPHEARD / Köln

Köln’ün güneybatısında, sokağa bakan minik kapısının ardında arkaya doğru uzanan koridor formunda bir kokteyl bar Shepheard.  Koridorun iki yanına minik bölmeler, lounge’lar, sonuna ise duvarında sergilenen likör çeşitleriyle göz, leziz karışımlarıyla damak zevkinizi tatmin edecek bar konuşlandırılmış. Biz iki kişi sorun yaşamadık ama özellikle yoğun akşamlar ya da birkaç kişilik gruplar için rezervasyonun şart olduğu … More SHEPHEARD / Köln

LA SCARPETTA

Istanbul Etiler’de yılların Da Mario’sunun çaprazında bir villaya, arkasında belli bir yatırım ve zevk olduğu mimarisinden anlaşılan bir İtalyan restoranı açıldıysa şehre yeni bir iyi gelmiş olabilir diye düşünüyordum La Scarpetta’ya ilk gidişimde. Geniş camları, yüksek duvarlarıyla biraz uğultulu ama oldukça ferah ana yemek salonu, iştah kabartıcı peynir & şarküteri dolabı, güzel havaların tadının etraf … More LA SCARPETTA

MOGG & MELZER / Berlin

Dünyanın en basit ve en hızlı hazırlanan şeyi olarak gördüğümüz ve acelemiz olduğunda ilk başvurduğumuz şey olan sandviç aslında derin bir mevzu. En başta ekmek önemli mesela. Öyle her ekmeğe yapılan sandviçi yiyemiyor insan. O bir yana ekmek çeşitliliği de mühim. Benim gibi cins bir insansanız her şeyi her ekmekle yemiyor olabilirsiniz. İçeriğin lezzeti ve … More MOGG & MELZER / Berlin

CAFE DE LA ESQUINA / New York

Anlamadığım bir şekilde taco kültürü bize bir türlü oturmadı. Anlamayışım lezzet olarak bizim damak zevkimize yakın oluşu. Hatta burrito da öyle -ki hiç sevmem-. Şimdi diyeceksiniz ki “Neden canım, Ranchero var” ya da “Picante’ye ne oldu?” işte sorun da bu ya, onlar olamadı. Güzel bir margarita içemedik, taco’lar hep lezzetsizdi. Ve bütün bunların yanında fiyatları … More CAFE DE LA ESQUINA / New York

NOT JUST COFFEE

Geçtiğimiz günlerde Tea or Coffee‘yi yazarken, Cihangir’de artan kahveci (!) popülasyonundan bahsetmiştim. İşte bunlardan bir tanesi de Not Just Coffee… Birçok kişi orayı Bergüzar Korel’in mekanı olarak tanısa da -evet, her gittiğinizde kendisini görmeniz olası- konuyu sadece “birinin mekanı” olmaktan çıkarmakta fayda var. Zira özenle seçilmiş kahveleri, leziz cookie’leri ve mini sandviçleri ile de kendini … More NOT JUST COFFEE