%100 METAL: LANETH BİR GECE

18 Şubat‘ta, tanık olunmasına gerektiğine inandığım bir gece gerçekleşecek. Müsaadenizle birkaç kelam etmek isterim. Çağlan‘la yıllar önce tanıştık, bir gün laf lafı açmış, konu Hazy Hill‘e gelmişti. Bildiğimi söylediğimde vuku bulan “Aaa nasıl ya?” diyaloğu, 1995 yılında çıkardıkları “Torch-in’ North Pole” albümünün kapağında yer alan kişinin kuzenim (Neslihan) olması ile açıklığa kavuşmuştu. Kanda hafif metal … More %100 METAL: LANETH BİR GECE

18.01.2017 – BULUTSUZLUK ÖZLEMİ KONSERİ

İki gün önce Tünel’de oturuyoruz. Bir de baktık Nejat Abi. Biraz oturdu yanımıza. Laf lafı açtı, biraz gündem, biraz geçmiş, biraz gelecek. Bayılırım hikaye ve anı dinlemeye. Saatlerce dinleyebilirim güzel anlatanları. Geçmiş Beyoğlu günlerinden bahsetti, Kelebek Korse’den girdik artık olmayan fötr şapkacıya uzandık ve tabii biraz da bunların ve birçok şeyin geleceğe nasıl taşınamadığından… İstiklal’den, … More 18.01.2017 – BULUTSUZLUK ÖZLEMİ KONSERİ

İNSAN İÇİNDE AĞLAMAK

Ağlayan insana bakınca ne düşüneceğini bilemeyip gözlerini kaçıranlardan ve kişinin neden ağladığına dair çeşitli senaryolar yazıp hüzünlenenlerden misiniz? Ben onlardanım ama buyrun bir de ağlayan bir insanın penceresinden yazayım size. Çünkü ağlıyorum. Haftalardır tüm bu yaşananlardan ötürü girdiğim ruh halini kelimelerle tarif edemiyorum. Bir ben mi tabii, kim girmedi ki bu ruh haline? Kayıplardan, sürekli … More İNSAN İÇİNDE AĞLAMAK

VE 2016 BİTER…

“Nasıl anlatsam nereden başlasam…” diye önce bir MFÖ’ye selam göndereyim. Bu, araba ile Bodrum seyahatlerimin şarkısıdır ama şu an İstanbul’da denize karşı oturmakla idare ediyorum. Gerçekten nasıl anlatıp, nereden başlayacağımı bilmiyor, tek bir kelime ile özetlemek istiyor ama onu bulmakta zorlanıyorum. Birçok kelime geçiyor aklımdan acı, hüzün, kaybolmak, kaybetmek, bilememek, bulamamak… Bunların bir kısmı kendi … More VE 2016 BİTER…

23.12.2016 – %100 AÇIK SAHNE

Dün yine yeniden Tolga Akyıldız’la %1oo Açık Sahne kapsamında tek gecelik ufak bir festival havası yaşadık. Kimsenin dışarıya çıkmak istemediği, içimizin sürekli sıkıştığı, yer yer korktuğumuz şu günlerde sahneden baktığımda gördüğüm kalabalık içimin yine bir nebze umutla dolmasına vesile oldu. Belli ki “nefes almalı” noktasında gelmişiz hep beraber. O noktaya gelmekle kalmamış, kendimizi dışarı atmışız … More 23.12.2016 – %100 AÇIK SAHNE

2017 DİLEKLERİ

Ooo 10 Aralık hoş geldin. Normalde otomatik olarak hatırlarım bunu yazmayı ama bu sefer Timehop hatırlattı. Sadece bunu değil şu aralar kendimi de ara ara unuttuğumdan ötürü sıkıntı yok tabii. Buna alıştım sanırım. Garip de bir rahatlığı var bu halin o da ayrı mesele. Neyse, girişi uzatmayacağım, “çıkış”a dayanın diye. Ama tek bir şey söylemek … More 2017 DİLEKLERİ

METRODAKİ OLAYA İSTİNADEN

Daha çok taze, 1 hafta kadar önce “İpek eve mutlaka taksiyle dön olur mu?” konuşması yaşadım. Eve taksiyle dönmek mi? Yürürüm ben ya, yıllarca yürümüşüm Beyoğlu’nda n’olmuş? Bakmayın ben de içten içe korkuyorum da yediremiyorum işte kendime. İtiraf edemiyorum. Geç bir saat, Gümüşsuyu’nda ara sokakta yürüyorum. 3 sarhoş arkamda, tam da çocuk tacizinin çirkince konuşulduğu … More METRODAKİ OLAYA İSTİNADEN

TIMEHOP ETKİSİ

Bu Timehop application’ı ilk çıktığında çok manasız gelmişti. Hatta instagramdaki #tbt dünyası da bir “Amaan” hissi uyandırıyordu. Sonra farkettim ki içten içe seviyorum. Kendime bile itiraf etmiyorum ama seviyorum yani. Sabah ritüelim bellidir. Daha doğrusu “belliydi” diyeyim çünkü şekil değiştirdi. Uyandığımda ilk iş her zaman kahvedir, ardından gazetelere bakar haberlerle sinirlerimi bozar, köşe yazarları ile … More TIMEHOP ETKİSİ

11.11.2016 – MODERAT KONSERİ

Hayatta binbir tane şey yaşıyoruz. İyi ya da kötü farketmez. Sanırım bunda hem fikiriz? Sizi bilmem ama ben yaşadığım her şeyi müzik ile taçlandırıyorum. Zaman zaman isteyerek, zaman zaman kendiliğinden. Bazen bir melodi, bazen sözler alıp da beni bambaşka yerlere götürüyor. Müzik sanırım beni benden daha iyi ifade ediyor. Cuma akşamı Zorlu PSM’de izlediğim Moderat … More 11.11.2016 – MODERAT KONSERİ

ÇOKTAN SEÇMELİ

Şimdi diyeceksiniz ki “hayatın kendisi ikilem, çoktan seçmeli ne diyorsun. Derim çünkü canım istiyor. Ben ikilemleri sevmem. Mümkün olduğunca da ikilemlerin kıyısından köşesinden kaçarım. İkilem yaşadım mı neyi seçeceğimi bilemeyecekmişim gibi gelir. Denedim mi? Pek değil. Ama zaten hep istediğime koşarım. Çocukken de test sevmezdim, yazılı canımdı. Tabii ‘sevmem’ ve ‘bana ne’ gibi söylemler hayat … More ÇOKTAN SEÇMELİ