BEN GİTTİM

Ben yine döndüm. Kafamda türlü düşüncelerle döndüm ama dönüşümden 6 saat sonra bir şey düşünemez oldum. Ben 4 gündür müzik dinlemedim o ne ki! New York benim için, “hayat” demek ve belki de “aşık olmak”. Haliyle midede kelebek, göz içinde tebessüm, kalpte çarpıntı eksik olmuyor oradayken… Sabahları East River‘ın kenarında kulağımda The xx‘in şarkıları eşliğinde … More BEN GİTTİM

4th of July

Belki birçoğunuz buna zaten denk gelmişsinizdir ama ben ilk defa “göreyim” dediğim için,  yazmadan edemeyeceğim. Havai fişek sevgim yoktur ama her havai fişekte “ama kuşları öldürüyorlar!” diye ortaya da atılmam. Sanki tek öldüren o! Sırf 4th of July diye kalabalıklara karışamazdım çünkü bir yandan teyze ruhluyum ama makul insan sayısıyla her aktiviteye de vardım. Bakalım … More 4th of July

20.06.2016 – THE CURE @ Madison Square Garden

Müziğin bana yaşattıklarını herhangi bir adam yaşatsaydı muhtemelen şu an evlenmiş, defalarca nikah tazelemiş (aşşırı mutluyuz ya!), ördek yavrusu gibi boy boy çocuklar yapmış (oh no!) takılıyordum. Yani böyle tarifsiz mutluluk, anlamsız üzüntü, yer yer kahkaha, yer yer göz yaşı, hepsi var düşünsenize? Tamam, manyakça. Neyse en iyisi The Cure’a geçeyim hemen 🙂 The Cure’u … More 20.06.2016 – THE CURE @ Madison Square Garden

HAYAT

Resmen çok uzun zamandır yazmıyorum. Neden? Çünkü her şeyi kafamda yazıyorum, başka başka şeyler de yazıyorum. Mekanları yazmaya kıyamıyorum, gittiğim konserleri içimde tekrar tekrar yaşıyorum. Bir de bir sürü dilekler diliyorum, hayaller kuruyorum. -gerçi bunu hep yapıyorum- Hayatımda çok fazla şey oluyor, tıpkı burada da olduğu gibi. Koşan bu şehirde bir ben koşmuyorum belki de. … More HAYAT

ŞARAP SEVERLER BURAYA

Şimdi bunu yazarken Mededi’yi anmamak olmaz zira hiçbir şey onunla oturup şarap içmenin yerini tutmuyor. Romantik bir giriş oldu ama romantik bir konu n’apayım? Tabii Mededi yok diye şaraba küsüyor muyum? Hayır. O sebeple -yine!- yolu New York’a düşecekler için birkaç şarap mekanı yazmak istedim. JADIS Tamamen şarap içilmesi arzulanan bir günde keşfedilen bir mekan. … More ŞARAP SEVERLER BURAYA

IDYLLIST / İdil Berkan

Beni sosyal medyadan takip edenler son birkaç gündür paylaştığım çizimlere dikkat etmişir diye düşünüyorum. Etmiştir çünkü huyum değildir böyle paylaşımlar. Bunların hepsi İdil‘e ait. İdil kim mi? Benim New York‘taki ev arkadaşım tabii sadece “ev arkadaşı” konseptinden öte arkadaşım en başta. Hayatımda Deniz‘den sonra (Ardıç) çizimlerini görüp de bana “Ah ben de keşke böyle yetenekli … More IDYLLIST / İdil Berkan

NEW YORK İNSANLARI

Benim için hayat her ne kadar ağırlıklı olarak benden ve en yakınlarımdan ibaret olsa da benim için hayat aynı zamanda bütün insanlar demek. 1 saniye bile olsa iletişim kurduğum bütün insanlar. Seviyorum insanlarla iletişimi. Seviyorum bazen hayatıma yeni birini almayı ama en çok da bir daha görmeyeceğim o “yeni”leri ve hayatlarını dinlemeyi seviyorum. Gittiğim her … More NEW YORK İNSANLARI

ZONA ROSA / New York

Bilmiyorum taco’lar havada uçuşsun, nachos’lar gelsin, guacomole’leri suratıma süreyimcilerden misiniz? Eğer öyle iseniz Brooklyn’de yer alan Zona Rosa sizleri mutlu edebilir. Açıkcası kendi damak zevkime uygun bir kaç favori mekanım var ki bunların en başında Cafe de la Esquina geliyor. Ancak geçen gün arkadaşımın daveti üzerine gittiğim bu mekanı da sevdiğimi söylemeliyim. Bir ke bu … More ZONA ROSA / New York

EN GÜZEL KAHVELER

Kahve hayatımızdaki derin mevzulardan bir tanesi. Genelde bağımlılıktır. Kimi sadece Nescafe ile tatmin olurken kimi sürekli arayış içerisindedir. Bizde önce Starbucks ile başlayan ve burnumuza sokulan kahve dünyası, “3rd wave coffee” olayı ile bir sabah uyandığımızda evimizin salonunda bir kahveci (!) bulmamızla son bulacak sanırım. Valla sabah kahve kokusu ile uyanmaya bayılıyorum. Yakışıklı bir kahveciyse … More EN GÜZEL KAHVELER

BİR TATLI HUZUR

Huzur çok acayip bir şey. Varlığına teşekkür edilen bir duygudan ziyade yokluğuna söylendiğimiz bir duygu. Ve gitti mi çok özlüyoruz kendisini. Acaba kendisi kim için ne? Benim için özgür olmak mesela, derin bir nefes alırken “Oh özgürüm” diyebilmek ve yapabilmek istediklerimi. Çok sevdiğim birine sıkı sıkı sarılmak bazen (ki çok nadir yaparım!). Ya da alakasız … More BİR TATLI HUZUR